Fırsatları görmek için giriş yapın
ara

Nane Fidesi Mentha, 10-20 cm, Saksıda

Tıbbi , Aromatik , Çayı yapılan
%35 İndirim 249,00 ₺ 162,00 ₺
  • Ilık ve rutubetli iklimlerden hoşlanır.
  • Düşük sıcaklıklara dayanabilme özelliğine sahiptir.
  • Yarı gölgeli ve serin bölgelerde iyi gelişir. 
  • Nane üretimi için ideal toprak tipi kumlu-killi ve tınlı topraklardır.
  • Nane taşlı ve çakıllı topraklarda da yetiştirilebilir, ancak ticari üretimler için bu tip topraklar tercih edilmez.
  • Kış aylarında ve budama döemlerinde tek gövde olarak gönderilmektedir.
  • Mentha Nane Fidanlarımız hepsi saksı içinde kökleri tutmuş bir şekilde gönderilmektedir.
  • Saksılı fidanlar 12 ay boyunca dikilebilirler.
  • Budamaları yapılmış olarak gönderilmektedir.
  • Etiketli  bitkilerdir.
  • Dikey taşımacılığa uygun özel kutusunda gönderilir.
  • Sonbahar-kış aylarında fizyolojik yapıları dolayısıyla bitkiler yapraksız ve çiçeksiz olarak gönderilmektedir.
  • SKU: -33
  • Barkod: 1021
  • Stok:FI2732 Adet
 
İklim isteği

Nane bitkisi iklim istekleri bakımından seçici bir bitki olmayıp iklim şartlarına toleransı yüksektir. Ancak ılık ve rutubetli iklimlerden hoşlanır. Sıcak ve kurak koşullarda iyi gelişim göstermediği gibi bitki boyu ve yaprakları küçülür, yapraklardaki tüylülük ve içerdiği eterik yağların miktarı artar. Optimum gelişme sıcaklığı 12-15 °C arasında olmalıdır. Düşük sıcaklıklara dayanabilme özelliğine sahiptir. Çünkü toprak alt kısımları odunlaştığı için toprak üstü zarar görse bile toprak altı kısımları orta derecedeki donlardan zarar görmez.

Nane yarı gölgeli ve serin bölgelerde iyi gelişir. Şiddetli ışıktan hoşlanmaz. Şiddetli gelen ışık yaprakların gelişimini, büyümesini durdurur. Ayrıca uzun gün nanenin hemen çiçeklenmesine neden olur. Böylece yaprak verimi düşer.

Toprak isteği 

Nane üretimi için ideal toprak tipi kumlu-killi ve tınlı topraklardır. Nane taşlı ve çakıllı topraklarda da yetiştirilebilir, ancak ticari üretimler için bu tip topraklar tercih edilmez. 5.0-7.5 pH değerleri arası uygun değerlerdir.

 Toprak hazırlığı, ekim ve dikim

Üretim yerlerinin hazırlığından önce ilkbaharda nane üretimi yapılacak toprak 15-20 cm derinlikte sürülür. Dekara 5-6 ton ahır gübresi verilir. 

Toprak hazırlığı, Ekim ve Dikim: 
Üretim yerlerinin hazırlığından önce ilkbaharda nane üretimi yapılacak toprak 15-20 cm derinlikte sürülür. Dekara 5-6 ton ahır gübresi verilir. Disk-harrow çekilerek yetiştirme yerleri hazırlanır.

Nane üretimi genellikle üç şekilde yapılır.
Çelik ile üretim
Köklü sürgünleri ile üretim
Tohum ile üretim

Çelik İle Üretim: Nane üretiminde kullanılan en yaygın yöntemdir. Nane çelikleri çok kolay ve hızlı kök oluşturabilme özelliğine sahiptir. Ancak çeliklerin güneşten zarar görmemesi için yerlerinin hafifçe gölgelenmesi yararlı olur.

Bu üretim şeklinde dikim hem ilkbahar hemde sonbaharda yapılabilir. Dikimde gövde çelikleri kullanılır. Biçimden sonra gövdenin sertleşmiş kısımlarından 10-15 cm?lik parçalar ayrılır ve bu parçalar 2-3 gözü
toprak üzerinde kalacak şekilde yetiştirme yerlerine dikilirler. Ayrıca bu çeliklerin köklendirme ortamlarında köklendirilerek daha sonra esas yerlerine dikilmesi de mümkündür.

Nane üretimi genelde tava veya tahtalarda yapılır. Uygun 
toprak işlemesinden sonra 120 cm genişlikte ve belirli uzunlukta hazırlanan tavalara köklenmemiş çelikler veya köklü çelikler 20-25×5-10 cm mesafelerle dikilir. Yeterli şeklide can suyu verilir ve bakım işlerinin yerinde ve zamanında yapılmasına dikkat edilir.

Köklü Sürgünler İle Üretim: Önceki yıllarda üretimi yapılan yaşlı ve kalitesi iyi olan nane bitkilerinin yerinden sökülerek köklerinin parçalanması ve saçaklı kök piçleri kullanılarak yapılan üretim şeklidir. Ana köklerden ayrılan bu saçaklı kök piçleri çelikle üretim şeklinde olduğu gibi yine tava ve tahtalara benzer mesafelerle dikilirler.

Tohum İle Üretim: Tohumla üretim şekli genellikle ticari boyutlu geniş alanlarda yapılan üretimlerde kullanılır. Diğer yeşil aksamı tüketilen sebzelerde olduğu gibi tava veya tahtalar hazırlanır ve bu yerlere serpme ve sıravari olarak m2 ye 0.5 g tohum ekimi yapılır. Çok küçük ve hafif olan tohumlar hassas ekim için bir miktar kum veya kül ile karıştırılarak ekilebilir. Hafiçe bastırılan tohumların üzeri fazla kapatılmadan dikkatlice sulanır.

Bakım İşleri: 
Çelik veya köklü sürgünler ile yapılan üretimde fide veya piçlerin dikiminden sonra yapılacak bakım işlerinin başında sılama 
gübreleme ve yabancı ot temizliği gelmektedir. Gerekli olduğu dönemlerde sulama salma veya yağmurlama şeklinde yapılır. Rutubetli iklimi seven nane üretiminde yağmurlama sulamanın yapılması verim ve kaliteyi arttırıcı etki yapar.

Yabancı ot temizliği ise genelde mekanik olarak yapılır. El veya çapa ile yapılan yabancı ot temizliği çelik veya köklü sürgünleri ile yapılan üretimlerde önemli olmadığı halde tohumla üretimde büyük önem arz eder. Nane üretiminde kimyasal yabancı ot mücadelesi uygulanmaz. Esasen ikinci yıldan sonra topak yüzeyini kaplayan nane bitkileri aralarında hiçbir yabancı otun gelişimine izin vermez. Hem tohum ile hemde çelik ve köklü sürgünleri ile yapılan üretimlerde yabancı ot temizliği ilk yıl önemli olmaktadır. Sonraki yıllar da ise daha fazla bir maliyet getirmez.

Yeşil aksamı tüketilen sebzelerde olduğu gibi nane azotlu 
gübreyi çok sever. Bol miktarda organik gübreister. Özellikle çok yıllık sebzeler grubunda yer aldığı için ilk yıl gübrelemesine özen gösterilmelidir. Nane üretimi için dikime başlamadan önce 5-6 ton/da çiftlik gübresi verilmelidir. Üretim sezonunda ise toprakyapısına göre dekara ortalama 10-15 kg N, 8-10 kg p2o5 ve 10-12 kg k2 o verilmelidir. Azotlu gübrenin yarısı, fosfor ve potasyumlu gübrelerin tamamı ilk tesis sırasında, azotlu gübrenin kalan ikinci yarısı ise ilk biçimden sonra verilir. Yine toprak yapısına göre yapılan diğer biçimlerden sonra da azotlu gübre ve ahırgübresi takviyesi yapılmalıdır.

Nanenin önemli bir hastalık veya zararlısı yoktur. Yaprak emici böcekler ile küllenme hastalığına ve yapraklarda leke oluşturan nane pası hastalığına karşı dikkatli olunmalı ve gerekli mücadeleler yapılmalıdır.

Olgunluk, Hasat ve Depolama: Uygun yetiştirme koşullarında çelik veya köklü sürgünleri ile yapılan üretimde dikimden 1-1.5 ay sonra tohum ile yapılan üretimde ise 2-2.5 ay sonra yaklaşık 30-40 cm boya ulaşan bitkilerde ilk hasat yapılır. Hasat, gövdelerin 
toprak üzerinden biçilmesi şeklinde yapılır. Bazı ülkelerde sadece tek tek yaprak hasadı yapılmasına rağmen genelde biçim yapılması önerilmektedir. Yapılan biçimlerden elde edilen nane bitkileri 0.5-1 kg lık demetler haline getirilerek pazarlanır. Demetlerin fazla kalın olmamasına özen gösterilmelidir. Aksi halde kısa sürede kızışma oluşabilir.

Taze ve kuru olarak tüketimi yapılan nane yaprakları demetler halinde ve taze olarak uzun süre depolanamazlar. Soğuk depo koşullarında 2-4 °C de %80-85 nemde ancak 8-10 gün depolanabilirler.

Kuru nane olarak tüketilecek ise nane hasadı daha geç yapılır. Taze tüketimde yapılan biçim sayısından daha az sayıda biçim yapılarak yaprak miktarının artması sağlanır. Bu amaçla yapılan biçimden sonra sürgünler gölgede 20-25 °C de 1-2 hafta süreyle kurutulurlar. Kuruyan sürgünler ya olduğu gibi yada ovularak muhafaza edilirler. Kurutma işlemi özel fırınlarda da yapılabilir. Ancak gölgede ve açıkta kurutma tercih edilir.

Kış mevsimi ılık geçen bölgelerde yılda 4-5 kez biçim yapılabilmektedir. Nane bitkileri çok yıllık olduğu için yerinde 5-6 yıl kalabilir. 5-6yıl sonra 
toprakta da besin maddeleri azalacağından toprak yoğunluğu oluşacağından ve verim düşeceğinden dolayı tesisisin yenilenmesinde yarar vardır.

 
TIBBİ VE AROMATİK BİTKİLERİN YETİŞTİRİCİLİĞİ
 
Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de çok sayıda tıbbi bitki değişik amaçlarla kullanılmaktadır. Bu bitkilerin bir kısmı halk arasında asırlardan beri kullanıla gelmiş bitkilerdir. Bu bitkilerin kullanım alanları oldukça geniştir. Tıbbi bitkilerin kullanım alanlarını; başta baharat olmak üzere ilaç sanayi, meşrubat, parfüm, kozmetik endüstrisi, diş macunu, çiklet, sabun, şekerleme yapımında, şifalı ve dinlendirici çay imalatı şeklinde sınıflandırmak mümkündür.
Son yıllarda tıbbi bitkilerin öneminin artmasının diğer bir nedeni de hastalık yapan mikroorganizmaların sentetik maddelere dayanıklı yeni ırklar geliştirmesidir. Tıbbi bitkilerden yapılan preparatlar çok yönlü etkiye sahip olduklarından yeni ırklara karşı etkili bulunmaktadır. Bu nedenle, tekrar bitkisel preparatlara dönülmeye başlanmıştır.
İç ve dış piyasada değerlendirilen bitki türlerinin önemli bir kısmı genellikle floradan (doğadaki bitki varlığı) toplanmaktadır. Ancak son zamanlarda, bu bitkilerin tarımına olan ilgide artış olmuştur. Ayrıca, bazı türlerin evlerde saksıda yetiştirilmesine, hobi bahçelerinde ve peyzaj alanlarında da yer verilmesine başlanmıştır.
Tarihle ilgili erişilebilen yazılı kaynaklarda ilk insanların çeşitli hastalıkların tedavisi için bitkilerden yararlandıkları belirtilmektedir. Elbette bu kullanım biçimi etken madde olan sekonder üründen çok, bitkinin kendisine veya değişik yollarla elde edilen özütlerine
dayanmaktadır. Bugün bile dünya nüfusunun çoğunluğu için bitkiler ilaçların hammaddesi olarak değerlendirilmektedir.
 
 
TIBBİ VE AROMATÜK BİTKİLERİN TARİHÇESİ
Hastalıklar ve bunların tedavileri üzerine gerçek ve bilimsel bilgiye sahip olmayan antik dönem insanları ellerindeki imkanlar ve üretebildikleri teorileri ile bu sorunlara çözüm bulmaya çalışmışlardır. Çok eski çağlarda tıp, modern dünyada olduğu gibi kesin ve katı
sınırları olmayan bir meslekti. Sürekli artan arkeolojik bulgular gün ışığına çıktıkça, özellikle Roma dönemine ait tıbbi araçlar, tapınaklardaki adak materyalleri, ilaç tarifleri, duvar resimleri ve diğerleri bu dönemin tıbbına ait daha belirgin bir resim ortaya çıkarmaktadır. Ancak yine de antik tıp literatürü ile arkeolojik bulgular arasındaki mesafenin kapanması zor gözükmektedir. Bitkiler insanların hayatı için vazgeçilmez canlılardır. Besin, yakacak ve giyecek elde etmede insanlar bitkilerden büyük ölçüde yararlanmışlardır. Bitkilerin, hastalıkların tedavisi amacıyla kullanımlarının nasıl başladığı tam olarak bilinmese de, binlerce yıl boyunca biriken deneyimlerin giderek bir halk tıbbına dönüşmüş olduğu kesindir.
Doğanın her zaman kendi dili vardır ve insanlarla bu dil aracılığıyla konuşur. Mevsimler, gece gündüz döngüsü, gelgit olayları bu dilin sadece birkaç hecesidir. insan bunu okumaya nezaman başladı bilinmez ama doğa hep insana fısıldamaya devam etmiştir. Ancak insan, bu dili sezgisi ve zekasıyla çözebildiği ölçüde doğadan şifa bulacaktır.
Eski uygarlıkların deneyimlerinden köken alan çağımız eczacılığının temelleri yüzyıllar boyuolgunlaşmış ve modern bilim ve teknolojinin geliştirilmesi ile günümüzdeki şeklini almıştır.Fakat geçmişte olduğu gibi bugün de bu tür doğal kaynakların kullanımına devam
edilmektedir. Doğanın sunduğu bu şifa kaynakları, insanoğlu onları yok etmediği sürece hizmet etmeye devam edecektir.
 
 
TIBBİ VE AROMATİK BİTKİLERİN KULLANILIŞ BİÇİMLERİ
Tıbbi ve aromatik bitkilerin kullanılan kısımları; yaprak, çiçek, tohum, kök, kabuk vb. gibi organlardır ve bunların, içlerindeki etkili bileşikler nedeniyle hastalıkları tedavi ettikleri ispatlanmıştır. Bu etkili bileşiklerin miktarları bitkilerin belirli devrelerinde en yüksek düzeye erişmektedir. Her bir bitkide içindeki etkin maddenin en yüksek olduğu bir dönem vardır ve araştırmalar bitkilerin özel bir toplanma zaman bulunduğunu göstermektedir. Toplanan bitkilerin bozulmasını önlemek için uygun şartlarda kurutulması gereklidir. Kurutulmuş bitki kısımlarının tedavi etkisinin süresi genellikle bir yıl kadardır, uygun şartlarda saklanırsa bu süre uzayabilir.
Toplama
Genelde elle toplama yapılmakla birlikte, tarımını yapan ülkelerde özel tarım ekipmanlarıyla toplama işlemi yapılmaktadır. Toplama zamanları bitkinin toplanacak kısmına göre değişmektedir.
Buna göre;
Yapraklar: Bitki çiçek açtığı zaman,
Çiçekler: Tamamen açılmadan evvel yada tomurcuk halinde,
Toprak altı kısımlar: Bitkinin toprak üstü kısımları kuruduktan sonra,
Kabuklar: Bitki yapraklarını döktükten sonra,
Meyve ve tohumlar: Özel kayıtlar yoksa olgunlaştıktan sonra toplanmalıdır.
Yaprak, çiçek ve otlar hiçbir zaman yağmurlu bir günde veya üzerinde çiğ veya nem varken toplanmamalıdır. Kabuklar ise yağmurlu günden sonra toplanmalıdır.
Kurutma
Taze materyal çok kısa zamanda bozulur. Bu sebeple en kısa zamanda kurutma işlemi yapılmalıdır. Kurutma esnasında, materyal içeriğindeki nemin %75’ini kaybeder. Kurutma için seçilecek yol, kurutulacak materyalin cinsine ve taşıdığı etkin maddelerin durumuna göre belirlenir. Ancak, enzimlerin en etkili olduğu ısının 35-50 ºC arasında bulunduğunu göz önüne alınarak, kurutma esnasında materyalin bu ısıda çok kısa bir süre kalmasına özellikle dikkat edilmelidir. Kurutma bu derecenin altına veya üstüne çıkılmadan yapılmalı ve özellikle açık havada ve gölgede yapılan kurutma tercih edilmelidir.
Güneşte kurutma: Yeşil bitki kısımları için bu yöntem kullanılabilir, ancak çiçek için uygun değildir. Çünkü güneş çiçeklerin rengini soldurur. Etkin maddelerin azalmasına neden olur.
Gölgede kurutma: Yeşil bitki ksımları üzeri kapalı ve yanları açık çardak, sundurma veya hangarlar içinde kurutulması yöntemidir ve malzemenin doğrudan güneşle temas etmeden açık havada kurutulması esasına dayanır. Malzeme demetler halinde asılır veya çok ince bir tabaka halinde yere veya kurutma rafları üzerine serilir. Küflenmeyi önlemek ve kurutmayı hızlandırmak için ise sık sık alt üst edilir.
Cam mekan içinde kurutma: Kurutma ısısı yeterince yüksek olmadığı yerlerde cam sera gibi bir mekanda demetler halinde yada raf sistemlerinde çok ince serilerek kurutma işlemi yapılır. Camekan içerisine yerleştirilen bir aspiratörle içerideki nem dışarı atılırsa çok daha kaliteli bitki materyali elde edilir.
Sıcak hava ile kurutma: Masraflı olmasına karşılık çok kaliteli kurutulmuş bitki kısımları elde edilir. Kurutulacak malzemenin miktar ve cinsine göre; kurutma dolabı (küçük miktarların kurutulmasında), kurutma odası (çok malzemenin kurutulmasında) ve kurutma tüneli (büyük miktarlardaki malzemenin kurutulmasında) yöntemlerinden biri seçilir.
Saklama
Kurutulmuş olan materyalin özelliklerini kaybetmeden korunabilmesi için bazı şartlara uyulması zorunludur. Saklama sırasında bozulmaya neden olan faktörler rutubet, sıcaklık ve ışıktır. Bunun için kuru materyalin serin, kuru ve karanlık bir yerde saklanmaları gerekir. Kese kağıdı, bez torba, karton kutu, teneke kutu veya cam kavanozlarda saklanabilir. Plastik kap, torba materyal saklamak için uygun değildir.
 
 
TIBBİ AROMATİK BİTKİLERİN KULLANIM ALANLARI
Tarla Tarımında Kullanımı
Tıbbi ve aromatik bitkiler açısından ülkemiz önemli gen merkezlerinden birisidir. Bu bitkilerin büyük çoğunluğu kültüre alınmamıştır ve çok büyük oranda doğadan toplama şeklinde temin edilmektedir. Toplama yoluyla temin ve bilinçsiz tarım uygulamaları, endemik ve kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya olan türlerin üzerindeki baskıyı arttırmaktadır. Bu ise, büyük çoğunluğu endemik olan ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan bitki türlerinin devamlılığını tehlikeye sokmaktadır. Bununla birlikte, tıbbi, aromatik ve doğal kaynak niteliğindeki bitkilerden ekonomik öneme sahip olan türlerin bazılarının (Kekik, Adaçayı, Anason) geniş alanlarda üretimi yapılmaktadır.
Bahçe ve peyzaj alanlarında kullanımı
1. Yer örtücü olarak kullanımı
Kısa boylu ve yüksek derecede basılmaya ve susuzluğa dayanıklı ayrıca, her türlü toprakta yetişebilen ve kış şartlarına dayanıklı bazı Kekik (Thymus spp.) çeşitlerinden çim alanlarında, yer örtücü olarak kullanılmaktadır.
2. Çim alanda kullanımı
Tıbbi aromatik bitkilerin fideleri çim alanlarında gruplar halinde veya çalı halinde, çalımsı yapıda olanlar ise tek olarak dikilebilirler. Kekik (Origanum spp.), Melisa (Melissa
officinalis), Lavanta (Lavandula spp.), Biberiye (Rosmarinus officinalis), Defne (Laurus nobilis), Mersin (Myrtus communis) gibi türler bu amaçla kullanılabilir.
3. Saksı içinde kullanımı
Günlük yaşantımızda, şehrin koşturmacası, iş stresi ve birçok nedenle bir avuç toprağın, yeşilin ve sessizliğin olduğu huzur dolu mekanlara, parklara, bahçelere ya da varsa şehir
dışınndaki evlerimize gitmek isteriz. Balkonları ve mini bahçeleri işlevsel bir şekilde kullanarak tıbbi ve aromatik bitkiler bahçesi haline dönüştürmek elimizdedir. Balkon ya da teras bahçeciliği ülkemizde yaygın olmamakla birlikte, yurtdışında oldukça yaygındır. Ancak, Türkiye’de de son yıllarda bu düzenlemeler rağbet görmeye başlamıştır. Kekik (Origanum spp., Thymus spp.), Oğulotu (Melissa officinalis), Lavanta (Lavandula spp.), Biberiye (Rosmarinus officinalis), Nane (Mentha spp.), Reyhan-Fesleğen (Ocimum basilicum), Sarısabır (Aloe vera) vb. gibi türler bu amaçla saksı içinde çok rahatlıkla yetiştirilebilir. Böylece yetiştirilen bitkilerden süs bitkisi olarak faydalanmanın yanı sıra, baharat olarak ve çay olarak da yararlanılabilir.
4. Erozyon kontrolünde kullanımı
Kuraklık nedeniyle ağaçsız bölgelerde bozkır ya da step formasyonu, geçis bölgelerinde ise bozkır ormanları oluşur. Bu alanlarda tıbbi değeri olan Geven (Astragalus spp.), Kapari (Capparis spp.) gibi türler kullanılabilir.
5. Park ve kahçelerde, eğimli alanlarda kullanımı
Park ve bahçelerde süs bitkisi özelliği olan tıbbi ve aromatik bitki türleri tercih edilmektedir. Bu amaçla kullanılabilecek bitkiler arasında; Hayıt (Vitex agnus castus), Oğulotu (Melissa officinalis), Lavanta (Lavandula spp.), Biberiye (Rosmarinus officinalis), Defne (Laurus nobilis), Mersin (Myrtus communis), Sarısabır (Aloe vera) ilk akla gelen türlerdir. Ayrıca,parkalarda ve bahçelerde, topoğrafik yapısı oldukça dik eğimli alanlarda yine tıbbi ve aromatik bitkilerden yararlanmak mümkündür. Dik eğimli alanlarda Kapari (Capparis spp.), Nane (Mentha spp.), Kekik (Thymus spp. Origanum spp.) gibi türlerden faydalanılabilir.
6. Gölge ve yarı gölge alanlarda ve ağaç altlarında kullanımı
Kekik, Defne, Nane  gibi türler bu amaçla kullanılabilecek türlerdendir.
7. Bordür, Parter ve Kaya Bahçelerinde Kullanımı
Çiçekleri, aromatik etkileri ve özellikle de bitkisel formları nedeniyle Kekik (Origanum spp., Thymus spp.), Oğulotu (Melissa officinalis), Lavanta (Lavandula spp.), Biberiye (Rosmarinus officinalis), Nane (Mentha spp.), Reyhan-Fesleğen (Ocimum basilicum) türlerini bordür ve parter alanlarında, Sarısabır (Aloe vera), Geven (Astragalus spp.), Kapari (Capparis spp.), Kekik (Origanum spp., Thymus spp.) gibi türleri ise kaya bahçelerinde kullanmak mümkündür.
 
TIBBİ VE AROMATİK BİTKİLERİN İKLİM İSTEKLERİ
Işık Faktörü : Işık yeşil bitkiler için mutlak gerekli bir ekolojik faktördür. Her türün çimlenebilmesi, çiçeklenmesi ve olgunlaşması için belirli gün uzunluğuna ve ışık şiddetine ihtiyaç vardır. Tıbbi ve aromatik bitkilerde ışığın özellikle tıbbi içeriğe ve etken madde oluşumu üzerine etkisi vardır. Akdeniz Bölgesi pek çok tıbbi ve aromatik bitkinin merkezi olduğundan, bu bölge orijinal türlerde, türlere göre değişmekle birlikte, genel olarak ışığın etken madde miktarını arttırıcı etkisi olduğu tespit edilmiştir.
Sıcaklık Faktörü: Sıcaklık ışık gibi bitkiler için çok önemlidir ve tüm gelişme evrelerinde oldukça etkilidir. Tıbbi ve aromatik bitkiler de etken madde kalitesi üzerinde oldukça etkilidir. Sıcaklığın etkileme oranı ışık ve su faktörlerine bağlı olup, türlerin sıcaklık istekleri türden türe değişkenlik gösterir.
Su Faktörü: Bitki büyümesinde diğer faktörlerin yanında, su da önemli rol oynar. Tıbbi ve aromatik bitkiler, diğer bitkilerde olduğu gibi farklı su isteklerine sahiptir. Ancak Akdeniz Bölgesi orjinli bitkiler genelde çok sulu alanlardan ziyade nemli alanları tercih ederler.
Karbondioksit Faktörü: Havanın karbondioksit miktarı bitkinin fizyolojisi için önemlidir. Tıbbi ve aromatik bitkilerin kirli, tozlu alanlarda yetiştirilmesi, içeriğini ve etken madde miktarını olumsuz etkilemektedir. Özellikle yaprak veya çiçekleri için kullanılan bitkiler, bu tür ortamlardan daha çok zarar görür.
Rüzgar Faktörü: Rüzgar, tıbbi ve aromatik bitkilerde zararlı olabilir. Devamlı rüzgar alan yerlerde toprak çabuk kuruduğu için bu bitkilerin yetiştirilmesi oldukça zordur. Çünkü soğuk ve rüzgar bitkilerin ölmesine neden olabilir. Rüzgardan korunan yerlerde, daha çok yüksek boylu ve  toprak üstü organları hasat edilen bitkiler tercih edilmelidir.
 

Müşteri soruları ve cevapları

16-09-2023

Nane bitkisi siparişimde Fidanistanbulun doğal ve kimyasalsız yetiştirme yöntemlerine hayran kaldım. Bu bitkiyi güvenle kullanabiliyorum ve her zaman sağlıklı ve lezzetli sonuçlar elde ediyorum. Kesinlikle tavsiye ederim.

Müşteri değerlendirmeleri

5 Üzerinden | 5,00 Ortalama
5 Yıldız
100,00 %
4 Yıldız
0,00 %
3 Yıldız
0,00 %
2 Yıldız
0,00 %
1 Yıldız
0,00 %

Yorum Ekle

Benzer Ürünler

Kaçırılmayacak Fırsatları İnceleyin


Teşekkürler
fidan istanbul whatsapp
fidan istanbul loading icon