fidan satisi ve fidan siparisi fidan siparisi vermek ciplak koklu meyve fidani
Fidan Çeşitleri saksılı ve açık köklü olarak özel ambalajlarla gönderilmektedir. Tüm meyve fidanları faturalı ve sertifikalıdır. Her fidanın altında yetiştiricilik bilgileri verilmiştir.
Anasayfa | Arama | Havale/Eft | Ziyaretçi Defteri | Hakkımızda | S.S.S. | İletişim
Sepetiniz'de, 0 ürün var.
Toplam : 0,00 TL
sepet
bos
Yeni Üye Kayıt | Üye Girişi :
bos
  ÜRÜN ARAMA
bos
  ÜRÜN KATEGORİLERİ
bos
  Bahçeniz için Bilgiler...

FİDAN NASIL DİKİLİR?
BUDAMA NASIL NE ZAMAN
ÇİM ALAN TESİSİ-BAKIMI

ÇİM HASTALIKLARI
GÜBRELEME İHTİYACI
GÜBRELEME ZAMANI
MEYVE OLUM ZAMANI

FİDANCILIK TAKVİMİ

bos
  DÖVİZ KURLARI
Alış Satış
Dolar 2.0920 2.0958
Euro 2.8172 2.8223
bos
  ÇOK SATILAN ÜRÜNLER
BÖĞÜRTLEN DİKENSİZ Fidanı
Fiyatı: 24,99 TL İndirimli: 9,99 TL BÖĞÜRTLEN DİKENSİZ Fidanı
Narenciye Fidanı LİMON Yediveren Limon Fidani
Fiyatı: 45,00 TL İndirimli: 24,99 TL Narenciye Fidanı LİMON Yediveren Limon Fidani
AHUDUDU Fidanı Yediveren
Fiyatı: 25,00 TL İndirimli: 15,00 TL AHUDUDU Fidanı Yediveren
Nar Fidanı ÇEKİRDEKSİZ nar fidanı
Fiyatı: 20,00 TL İndirimli: 14,99 TL Nar Fidanı ÇEKİRDEKSİZ nar fidanı
Likapa Yaban Mersini fidesi Vaccinium corymbosum saksıda
Fiyatı: 44,99 TL İndirimli: 30,00 TL Likapa Yaban Mersini fidesi Vaccinium corymbosum saksıda
FRENK ÜZÜMÜ Fidanı Ribes rubrum KIRMIZI
Fiyatı: 24,99 TL İndirimli: 14,99 TL FRENK ÜZÜMÜ Fidanı Ribes rubrum KIRMIZI
Kiraz fidanı NAPOLYON Z 900 Yarı Bodur
Fiyatı: 19,99 TL Kiraz fidanı NAPOLYON Z 900 Yarı Bodur
Erik Fidanı PAPAZ (CAN ERİĞİ)
Fiyatı: 14,99 TL Erik Fidanı PAPAZ (CAN ERİĞİ)
Dikensiz Kuşburnu Fidanı Tüplü
Fiyatı: 29,99 TL İndirimli: 14,99 TL Dikensiz Kuşburnu Fidanı Tüplü
KİVİ Fidanı Hayward DİŞİ 40-60cm
Fiyatı: 14,99 TL KİVİ Fidanı Hayward DİŞİ 40-60cm
Sarmaşık Gül Saksıda
Fiyatı: 19,99 TL Sarmaşık Gül Saksıda
Gül Fidanı Rosa laxa aşılı KAYISI RENKLİ
Fiyatı: 7,99 TL Gül Fidanı Rosa laxa aşılı KAYISI RENKLİ
Asma Üzüm Fidanı SULTANİ ÇEKİRDEKSİZ
Fiyatı: 9,99 TL Asma Üzüm Fidanı SULTANİ ÇEKİRDEKSİZ
ÇİLEK Fidesi Yediveren
Fiyatı: 4,99 TL İndirimli: 2,49 TL ÇİLEK Fidesi Yediveren
Kaymak Ağacı ( FEİJOA ) Fidanı
Fiyatı: 34,99 TL İndirimli: 19,99 TL Kaymak Ağacı ( FEİJOA ) Fidanı
Kiraz Fidanı ZİRAAT 900 (NAPOLYON) Yarı Bodur Açık Köklü
Fiyatı: 19,99 TL Kiraz Fidanı ZİRAAT 900 (NAPOLYON) Yarı Bodur Açık Köklü
Kiraz Fidanı ZİRAAT 900 (NAPOLYON)
Fiyatı: 14,99 TL Kiraz Fidanı ZİRAAT 900 (NAPOLYON)
Gül Fidanı Rosa laxa aşılı BEYAZ
Fiyatı: 7,99 TL Gül Fidanı Rosa laxa aşılı BEYAZ
Armut Fidanı DEVECİ Açık Köklü
Fiyatı: 14,99 TL Armut Fidanı DEVECİ Açık Köklü
bos
  Yeni Eklenen Ürünler

Dikensiz Kuşburnu
Tüplü Meyve Fidanı
Bitki Besinleri
Toprak Analizi
Ekinezya Fidesi
Paulownia Fidanı
Aloe vera fidesi
Zirai İlaçlar
Açık
 Kök Fidanlar
S
ardunya Çeşitleri
Sebze Tohumları

bos
  Aloe Vera Bitkisi Fidesi -100110

 











Aloe Vera Bitkisi Fidesi

Ürünün kodu : 100110

  • 10-20cm boyunda saksıda Aloe vera bitkisi
  • Aloe vera bitkisi, Liliaceae (zambakgiller) familyasına aittir ve 400 den fazla türü vardır. Çeşitli alanlarda en çok kullanılan Aloe barbadensis Miller adı verilen çeşididir.
  • Yapraklari etli ve uzun olup uçlara dogru kiliç gibi sivrilesir, soluk yesil renkli yapraklarinin kenarlarinda sivri dikenleri vardir. Kirilmis yapraklari içinde saydam, jelatinimsi bir bitki özü gözükür. Yaprağın iç kısmında bulunan ve parankim hücreler tarafından imal edilen müsilaj görünümlü ranksiz kısma ise Aloe vera Jel adı verilir. Bitkinin tabani yukariya dogru çiçek gibi açilan bir gövdeye sahiptir.
  • Yaprak, iki bölümden meydana gelmiştir. Müshil olarak kullanılan ve antrakinonlar adı verilen maddeleri içeren yeşil kabuk bölümü ve Aloe jeli olarak adlandırılan müsilaj bölümü.
  • Jel kısmında, 18 amino asid, 20 mineral, 12 vitamin ile çok çeşitli etkin maddeler vardır.

  • Fiyatı : 24,99 TL ( kdv dahil )




    Aloe vera bitkisi, Liliaceae (zambakgiller) familyasına aittir ve 400 den fazla türü vardır. Çeşitli alanlarda en çok kullanılan Aloe barbadensis Miller adı verilen çeşididir. Yaprak, iki bölümden meydana gelmiştir. Müshil olarak kullanılan ve antrakinonlar adı verilen maddeleri içeren yeşil kabuk bölümü ve Aloe jeli olarak adlandırılan müsilaj bölümü.

    Jel kısmında, 18 amino asid, 20 mineral, 12 vitamin ile çeşitli bilimsel araştımalarda immunostimülan olduğu gösterilmiş olan asemannan, glukomannan, mannoz-6 fosfat, aloerid gibi polisakkaridler; çeşitli enzimler, deneysel olarak antihistaminik olduğu gösterilmiş olan alprogen; yine çeşitli çalışmalarda kan kolesterol düzeylerine ve selim prostat hipertrofisine etkili olduğu bildirilen lupeol, beta-sitosterol ve kampesterol gibi steroller ile lignin, salisilat gibi maddeler bulunmaktadır. Antrakinonları içeren kabuk bölümü suyunun uçurulması ile elde edilen ve laksatif olarak kullanılan kısma Aloe denir. Yaprağın iç kısmında bulunan ve parankim hücreler tarafından imal edilen müsilaj görünümlü ranksiz kısma ise Aloe vera Jel adı verilir. Bu iki kısım devamlı şekilde kavram karışıklığına neden olduğu için, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) nün Seçilmiş Tıbbi Bitkiler monografında ayrı bölümler halinde incelenmiştir.

    Aloe vera jel inin gerek yüzeyel kullanım, gerekse besin tamamlayıcısı olarak içecek şeklinde hazırlanması, özel yöntemler gerektirmektedir ve ürünler, günümüzün son derece gelişmiş analiz yöntemleri ile kontrol edilmektedir. Bundan amaç, jelde varolduğu bilinen maddelerin ürünün içinde de korunmuş olarak bulunmasıdır.

    ALOEVERA NEDİR 

    Curabitur lacinia Nulla id egestas felis cursus leo congue Curabitur platea. Ipsum Boyu 30 - 60 cm civarinda her zaman yesil olan, zambakgiller familyasindan çok yillik bir Afrika bitkisidir

    Yapraklari etli ve uzun olup uçlara dogru kiliç gibi sivrilesir, soluk yesil renkli yapraklarinin kenarlarinda sivri dikenleri vardir. Kirilmis yapraklari içinde saydam, jelatinimsi bir bitki özü gözükür. Bitkinin tabani yukariya dogru çiçek gibi açilan bir gövdeye sahiptir. Burada sivri dikenler, trompet gibi açan çiçekler ve çogalmayi saglayan yan dallar bulunur. Çiçek sapi ortadan tek çikar ve 135 cm ye kadar yükselebilir, bunun ucunda uzun bir çiçek salkimi bulunur. Meyvasi çok sayida çekirdek içeren üçgen seklinde bir kapsüldür. Yilin büyük kisminda açar. Sarkik çiçekleri saridan turuncu ve eflatuna kadar degisen renklerdedir. Amerika ve Japonyada kültür bitkisi olarak yetistirilmektedir. Aloe arborescens, Aloe barbadensis, Aloe perryi, Aloe vahombe ve Aloe ferrox aloe'nin botanik olarakbenzer türleri olup en degerlisi Aloe barbadensis'dir.

    KULLANIM ALANLARI

    Faydalari :  

    Aloe jeli denilen sivi, yapraklarin güneste bekletilerek veya isitilmasi ile elde edilir. Koyu kahve renklijelatinimsi parçalar halindedir. Suda kismen, alkolde tamamen çözünür. Agizdan veya yüzeysel olarak kullanilabilir. Aloe konsantre ise Aloe jelinin suyu uzaklastirilip dondurularak kurutulmus sekli olup oral olarak kullanilir. Bir de yine oral olarak kullanilan Aloe Vera latex ürünü elde edilir. Bu aloe'nin suyu buharlastirilip alindiktan sonra yapraklarda kalan kismidir ve daha ziyade antrakinon türevlerini içerir.Yapiskan, aci, sari bir sividir. Vücudumuz için gerekli olan 22 amino asitten 20 tanesialoe vera'da bulunmaktadir. Bu aminoasitlerden 7 si, vücudun üretemedigi,diyet yolu ile temin edilen 8 adet aminoasit grubundandir. Antrakinon grubundan anti - bakteriyel, aneljezik, anti - fungal, anti - viral olan Aloin ve Emodin içerir. Içerigindeki saponisler bakteri, mikrop, mantar ve pamukçuga karsi kuvvetli bir anti - septiktir Bagisiklik sistemini güçlendirici uzun polisakarin zinciri ve anti - viral özellikli Acemannan sayesinde beyaz kan hücrelerini uyararak bagisiklik sistemini düzenler. Iltihaplanmayi önleyeyicietken maddeler olan sterolleri (chosterol, campesterol, lupcol, sitesterol) bulundurur. Özellikle Lupcol anti - septik ve agri kesiciolarak vücutta çalisir. Aloe vera'da aspirinin ana ham maddesine benzer, iltihaplara karsi etkili, agri kesici(analgesic), ates düsürücü ve kani sulandirici etkileri olan salycylic asit bilesigi vardir. Aloe vera'da sindirimi kolaylastiranlipaz ve proteaz enzimleri yani sira iltihaplari yok eden carboxypeptidase enzimini de bulunmaktadir.

    Anti - kanser aktivitesi
    Kanserli dokularin büyümelerinin engellendigini gösteren bir çok çalisma yapilmis olup bu özelliklerinden tibbi bakis tarzi bölümünde daha detayli olarak bahsedilmektedir.

    Anti - virüs aktivitesi
    Kizamik, herpes ve HIV e karsi aktivite görülmüstür. Bu etkilerin bir kisminin immün sistemin aktivasyonundan olabilecegi düsüncesi de gündemdedir.

    Hepatit
    Aloe vera hepatit yüzünden hasara ugramis karaciger hücrelerini tamir eder.

    Immün sistemi
    Hücresel Bagisiklik mekanizasindaki T hücrelerini uyarir. Kan hücrelerinde lökosidlerin sentezini arttirir.Direkt kemik iligine etki eder. makrofaj hücrelerininyabanci cisimleri içerisine alarak yutma ve yok etme faaliyetlerini arttirir. Hücrelere canlilik verir. Interlökün sentezinin arttirilmasi sonucunda yabanci maddelere karsi T ve B lenfositlerinin hareketini arttirir.

    Kemik erimesi
    Gerek kadinlar ve gerekse erkeklerde ki kemik erimelerinde hem kemiklerdeki yikilmayi engellemekte ve hem de hizli bir hücre tamiri yaparak aksiyel kemik yogunlugunu da arttirmaktadir. Daha hizli bir tedavi için omega 3 ve 9 içeren balik yagi da takviye olarak alinmalidir.

    Kollestrol
    Kollestrol LDL yi karacigere tasiyarak orada yok edilmesini sagliyan HDL Hücrelerinin oraninin arttigi gözlemlenmistir. Dolayisiyla toplam kollestrol oraninda düsme saglanir.

    Mantarlar
    Mantar enfeksiyonlarindaaloe vera ile yeniden üreyen deri dokularina enfeksiyonun bulasmadigi ve bu sekilde eski hücrelerin tendürdiyot ile dezenfekte edilerek dökülüp yerine yeni hücrelerin olusturulmasiyla mantardan kurtulunmaktadir.

    Pamukçuk
    Agizda pamukçuk yapan maya hücrelerinin(candida albicans) üremesini durdurmaktadir.

    Sedef
    Uzun süreli bir tedavi gerektirmektedir. Ancak neticede iyilesmektedir.

    Sindirim sistemi
    Oral yolla alindiginda yaralarda basarili olmustur. Bagirsak pasaj zamanini düsürür ve sindirimi hizlandirir. Bagirsak bakteri florasinin daha iyi çalismasini saglar. Protein sindirimini ve emilimini arttirir. Kandaki alkol seviyesini düsürür.

    Seker hastaligi
    Azalmis insulin salinimi ile karakterize edilen bir karbohidrat metabolizma bozuklugudur. Aloe vera nin insulin üretimini aktive ederek kan sekerini azalttigi ve seker hastaligi yüzünden geç iyilesen yaralari çabuk iyilestirdigi tesbit edilmistir.

    Vitiligo
    Derideki melanosit hücrelerinin hasar görüp deride beyaz lekeler olusmasina vitiligo denir. Vücut oto immün antikorlar üretir ve bunlar hasara sebep olurlar. Aleo vera bu çarpik üretimi düzenleyerek onlarin ortadan kalkmasini ve kil foliküllerinde hala ölmemis melanositler varsa onlarin olusumunu hizlandirarak pigmentlerin yeniden eski hale dönmesini saglar. Bu hususta diger bir teoride aloe veranin süper oksitlerolusumunu engelleyerek onlarin melanositler üzerindeki etkisini ortadan kaldirarak hücrelerin yeniden aktivasyonuna kavustugu seklindedir.

    Yaniklar - Yaralar
    Her türlü sicak, soguk ve radyasyon yaniklari ve iltihapli yaralardahücreleri hizli bir sekilde iyilestirir,

    agrilari azaltir, siskinligi giderir, kaliteli bir doku olusmasini saglar.

    Yan Etkileri :  

    Aloe vera latex, uterusda kan dolasimini arttirdigindan menstrüasyon dönemlerinde veya ay döneminin kanamalarin fazla arttigi günlerinde kullanilmamalidir. Hamile ve emziren kadinlar ile kronik ishal veya karin agrisi problemi olanlarin Aleo Vera? yi kullanmalari tavsiye edilmemektedir.

    TibbiBakis Tarzi:  


    Agiz sagligi
    Aloe Vera suyu jeli ile günde 3 kere agiz çalkalanirsa agizdaki ülserlerin iyilesmesi hizlanir.
    Anti - toksikligi
    Radyasyon terapisi sirasinda deriye sürüldügünde karsi etki yapar, cildi yanmalardan korur.

    Aloe vera,cyclooxygenase aktivitesini engeller.

    Aloe vera, içeriginde bulunan magnezyum laktat yüzünden mast hücrelerindeki histidine decarboxylaseenziminin aktivasyonunu engeller.

    Aloe vera, prostaglandin E2yag asidinin üretimini engeller.

    Aloe vera, bradykinin sinirsel peptidini baski altinda tutar.

    mast hücrelerinin histamin salgilamasini engeller.

    Deri
    Jel olarak sürüldügünde çibanlarin iyilesmesini hizlandirir.

    Jel olarak sürüldügünde sivilceleresebep olan propionibacterium acnes bakterisini öldürür.

    Konsantre aloe vera suyu 1 ay, günde bir defa sürüldügünde actinic keratoses'lerin iyilesme süreciniçabuklastirir(anektodal raporlardan).

    Aloe vera jeli yaniklarin iyilesmelerini hizlandirir.

    Aloe vera jeli cutaneous leishmaniasis(bir çesitleishmania)lezyonlarinin iyilesmesini hizlandirir.

    Kozmetikte dermabrasion neticesi soyulan cilde 12 saatte bir sürülen aloe jeli iyilesme süresini çokhizlandirir. 72 saatlik bir süreçte oldukca iyi neticeler alinir.

    Ciltteki, erythema gibi iltihaplanmalari engeller.

    Aloe vera jeli sürüldügünde akut veya kronik alerjik reaksiyonlar neticesi olusan kasintili deri döküntülerinin iyilesmesini çabuklastirir.

    Böcek isirma veya sokmalarinda olusan kasinti ve yanmalari azaltir.

    Aloe vera jeli genel olarak kasintilaraiyi gelir.

    Aloe vera jeli veya sampuani,psoriasis rahatsizliginda % 83 basari saglar.

    Radiodermatitile ilgili lezyonlarin iyilesmesini saglar.

    Aloe vera jeli radyasyon terapisi sirasinda cildinepitelyum tabakasinda olusan radyasyon yaniklarina

    karsi koruma yapar.

    Kafa derisinin üst kismindaki kasintilaraloe verali sampuanlarla yikama yapilarak azaltilabilir.

    Aloe vera jeli, yara izlerini önler.

    Aloe vera jeli, geçici olarak cildin görünümünügelistirir, deriyi temizler, deri hücrelerinin rejenerasyonunu uyarir. Ayrica, belkide yaralarin iyilesmesinde fayda saglayabilen fibroblast hücrelerinin olusumunu tesvik eder. Oral olarak veya krem olarak cild ülserleriniiyilestirir. Içerdigi acemannan sayesinde merhem olarak decubitus ülserlerinin iyilesmesini hizlandirir.

    Acemannan hidrojeli ile yapilan klinik çalismalarda agiz ülserleri maksimum 6 günde iyilesmistir.

    Aloe vera hafif ve orta derecedeki cilt yarasi, yanik ve günes yaniklarinda çok iyi neticeler saglar.

    Günde 4 kere sürüldügündetinea rahatsizligina sebep olan çesitli zararli mantarlari öldürür.

    Anektodal raporlara göre 3 saatte bir sürüldügünde sigilleriiyilestirir.

    Oral olarak alinarak veya merhem olarak sürülerek yaralarin iyilesmesini hizlandirir ve onlarin enfekte olmalarini engeller.

    Immün sistem
    Aloe Vera suyu alerjileri hafiflestirir, jel olarak sürüldügünde de deri alerjilerini azaltir.

    Aloe Vera suyu içerigindeki 5 - fluorouracil and cyclophosphamide kimyasallari sayesinde bazi tür kanserlerde tümörleri küçültür, bazi kemoterapik kanser ilaçlarinin etkinligini arttirir ve metastas'i önler.Yine kanser tedavisinde kullanilan melatonininetkinligini arttirir. Aloe Vera karaciger kanserinde de yararsagliyan çok önemli bir bitkidir.

    Agizdan alinan veya yüzeysel sürülen aloe vera pek çok zararli bakteriye karsi etkindir. Bu bakteriler

    Bacillus subtilis - Citrobacter species(% 60 etkin) - Enterobacter cloacae - Eschericia coli(% 90) - Klebsiella pneumoniae - Mycobacterium tuberculosis - Propionibacterium acnes - Pseudomonas aeruginosa (% 90) - Salmonella species - Serratia marcescens - Staphylococcus aureus - Streptococcus agalactiae - Streptococcus faecalis - Streptococcus pyogenes Agizdan alinan veya yüzeysel sürülen aloe vera, Candida albicans ve Trichophyton species gibi pek çok zararli mantara karsi da etkindir.

    Aloe Vera jeli, Trichomonas vaginalis gibi bazi parazitsel mikroorganizmalara karsi da etkindir. Agizdan alinan aloe vera suyu atesi düsürür

    Potansiyel bir anti - iltihaplanma ajanidir. Agiz yolu ile sindirim kanallarinda, sürerek deride erythema gibiiltihaplanmalari engeller.

    Aloe Vera mast hücrelerinden histamin salgilanmasini ve bir ön iltihaplanma maddesi olan Leukotrienesin üretimini engeller.

    Aloe Vera jel olarak sürüldügünde derideki Langerhanshücrelerinin günesin ultra - viyoleradyasyonundan dolayi hasar görmesini engeller.

    Aloe Vera içerigindeki Acemannan sayesindemakrofajlarin fonksiyonelliklerini güçlendirir.

    Agizdan alinan aloe vera suyu, içerigindeki Acemannan sayesinde herpes, measles ve rhinotracheitisgibi bazi virüsleri engeller.

    Aloe Vera AIDS hastalarinda immün sistemibirçok yönden destekler. Içerigindeki Acemannan sayesinde AIDS'e sebep olan HIV virüsünü, virüsteki glikoproteinin glükozilasyonuna mani olarak engeller.

    Aloe Vera, Herpes Simplex virüslerine karsi anti - viral etkinlige sahiptir. Yine içerigindeki acemannan sayesinde grip virüslerinde de etkin rol oynar.Bu yüzden grip tedavi ve önlenmesinde çok faydalidir.

    Yine ayni sebeplemeasles virüsüne karsi da anti - viral etkiye sahiptir.

    Iskelet kaslari sistemi
    Aloe Vera fibromiyaljisemptomlarini azaltir.

    Rheumatoid arteritlerde etkin bir iyilesme saglar.

    Kalp - damar sistemi
    Jel olarak sürüldügünde kilcal damarlari genisleterek deride kan dolasiminiarttirir. Ayni sekilde kan

    dolasimini arttirarak soguk isirmalarinin iyilesmesini saglar.

    Metabolik sistem
    Kronik yorgunluk sendromunda semptomlari hafifletir. Birkaç ayda epeyce bir iyilesme saglanir. Aloe Vera diabetes mellitushastalarinin her iki(1 ve 2. tip) tipinde de kan sekeri ve trigliserit seviyelerinidüsürür. Yine bu hastalarda olusmus diyabetik bacak ülserleri yaralarinin iyilesmesinde de yararlidir.

    Seksüel sistem
    Vajinaya jel olarak sürüldügünde,leukorrhearahatsizligini 72 saat içinde geçirir. Vajinaya jel olarak sürüldügünde, trichomonas vaginalis enfeksiyonunun sebep oldugu vaginitis'leriazaltir. Zararli parazitler bir çok vaginitis den sorumludur.

    Sindirim sistemi
    Aloe Vera meyva suyu içerdigi acemannan sebebiyle kolitis ile iliskili olan bagirsak iltihaplanmasina iyi

    gelir. Yine ayni sebeple crohn rahatsizligi ile iliskili yemek borusu iltihaplanmasini da iyilestirir. Ayni

    sekilde benzer hastaliklar olan ülserlesmis colitisve tahris edici bagirsak sendromu'nu da iyilestirir.

    Aloe Vera suyu içerigindeki antrakinon glikozitleri sayesinde kabizligi gidermede (bagirsak

    temizlenmesi) de yararli bir maddedir.

    Aloe Vera jeli, mide asitlerinin salgilanmasini engelleyerek mide eksimesini giderir.

    Aloe Vera suyu asiri hidroklorik asitsalgilama durumunda da normallestirme yapar.

    Aloe Vera bos midedeki pepsinin aktifligini giderir, hidroklorik asit salgilanmasini engelleyerek onun

    midedeki ülserlibölgelerle temas ederek tahris etmesini önler. Böylece mide ile ince barsagin jejunum

    bölümü arasindaki peptic ülserleri iyilestirir. Yine duodenal ülseri de iyilestirir.

    Solunum sistemi
    Astim hastalarinin % 40 inda iyilesmeler görülmüstür.

    Klebsiella pneumoniae bakterisinin sebep oldugu pnömoni'yi engellemede aloe vera etkindir.

    Etkilesmalari :  

    Destekledikleri
    Kanser tedavisinde destekleyici olarak kullanilan melatoninhormonunun etkisini arttirir.

    Içerigindeki acemannan sayesinde bir immün sistem kimyasali olan interferon üretimini arttirir.

    Kemoterapide anti - tümör etkili cyclophosphamide ilacinin etkisini arttirir.

    Yine ayni sekilde kemoterapide anti - tümör etkili fluorouraciladli ilacin etkisini arttirir.

    Cilde iltihaplanmayi önlemek için sürülen cortisolilacinin etkinligini arttirir.

    Yaralarin iyilesmesinde vücutca kullanilankolajenproteininin üretimini arttirir.

    Cildin dimetilsülfoksittedavisiyle yüzeysel iyilestirilmesinde cilde yapilan tahrisi önler ve düzeltir.

    Içerii :  

    Vitaminler
    Choline - - Beta - karoten - - Vit (B1 - B2 - B3 - B6) - - Vit - C - - Vit - E
    Mineraller
    Bakir - - Kalsiyum - - Klor - - Gemanyum - - Sodyum - - Potasyum - - Demir - - Mangan - - Silikon - - Kükürt - - Magnezyum laktat
    Kimyasallar
    Aminoasitler:Alanine - - Arginine - - Aspartic Acid - - Cystine - - Glutamic Acid - - Glycine - - Histidine - -
    Hydroxyproline - - Isoleucine - - Leucine - - Lysine - - Methionine - - Phenylalanine - - Proline - - Serine - - Threonine - - Tyrosine - - Valine
    Karbonhidratlar:Arabinose - - Galactose - - Glucose - - Mannose - - Xylose

    Polisakkaritler:Acemannan

    Enzimler:Alkaline Phosphatase - - Amylase - - Bradykininase - - Catalase - - Creatine Phosphokinase

    Glutathione Peroxidase: Glyoxalase I - - Glyoxalase II Superoxide Dismutase

    Yaglar:Gamma - Linolenic Acid

    Phytosterols:Beta - Sitosterol - - Campesterol

    Organic Acids:Chrysophanic Acid - - Cinnamic Acid - - Salicylic Acid - - Succinic Acid - - Uric Acid

    Quinones:Anthraquinones: Barbaloin - - Isobarbaloin - - Emodin (Aloe Emodin)

    Diger:su(96000) - - Resitannol - - Resin - - Ethereal Oil - - Aloenin - - Rhabarberone - - Lupeol
    Kokusu - Tadi
    Bitki yapraklarinin öz suyu kendine has kokulu ve acimsidir.

    aloe vera,aloe vera bitkisi,aloe vera bitkisi fidesi,aloe vera bitkisi nasıl yetiştirilir,aloe vera bitkisi nasıl kullanılır,aloe vera nerden alınır,aloe vera bitkisinin faydaları, aloe vera faydaları,aloe vera ürünleri,aloe vera jel,aloe vera suyu,aloe vera bitkisi fiyatı,aloe vera bitkisini nerden bulabilirim,aloe vera bitkisi yetiştirmek,aloe vera bitkisi fiyat,aloe vera bitkisi bakımı,aloe vera bitkisi nasıl bakılır,aloe vera bitkisi nerede bulunur, aloe vera bitkisi bursa,aloe vera bitkisi nasıl dikilir, aloe vera bitkisini nerden bulabilirim.

    Ürün 1 kez yorumlanmış.

    mustafa cengiz  -  2012-01-10
    ben bu ürünü bahçedecoğaltıyorum.kendmde kulnıyorum 2 köpeğim var yemeklerine hergün bir parça koyuyorum ve yediriyorum.mükemmel
    Ürün değerlendirmesi :




    Adınız ve Soyadınız :


    Ürünü değerlendirin :


    Yorumunuz : (max. 250 karakter)


     53016  güvenlik kodu ( yandaki sayıları alana yazınız. )



    TIBBİ VE AROMATİK BİTKİLERİN YETİŞTİRİCİLİĞİ
    Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de çok sayıda tıbbi bitki değişik amaçlarla kullanılmaktadır. Bu bitkilerin bir kısmı halk arasında asırlardan beri kullanıla gelmiş bitkilerdir. Bu bitkilerin kullanım alanları oldukça geniştir. Tıbbi bitkilerin kullanım alanlarını; başta baharat olmak üzere ilaç sanayi, meşrubat, parfüm, kozmetik endüstrisi, diş macunu, çiklet, sabun, şekerleme yapımında, şifalı ve dinlendirici çay imalatı şeklinde sınıflandırmak mümkündür.
    Son yıllarda tıbbi bitkilerin öneminin artmasının diğer bir nedeni de hastalık yapan
    mikroorganizmaların sentetik maddelere dayanıklı yeni ırklar geliútirmesidir. Tıbbi
    bitkilerden yapılan preparatlar çok yönlü etkiye sahip olduklarından yeni ırklara karşı etkili bulunmaktadır. Bu nedenle, tekrar bitkisel preparatlara dönülmeye başlanmıştır.
    İç ve dış piyasada değerlendirilen bitki türlerinin önemli bir kısmı genellikle floradan
    (doğadaki bitki varlığı) toplanmaktadır. Ancak son zamanlarda, bu bitkilerin tarımına olan
    ilgide artış olmuştur. Ayrıca, bazı türlerin evlerde saksıda yetiştirilmesine, hobi bahçelerinde ve peyzaj alanlarında da yer verilmesine başlanmıştır.
    Tarihle ilgili erişilebilen yazılı kaynaklarda ilk insanların çeşitli hastalıkların tedavisi için
    bitkilerden yararlandıkları belirtilmektedir. Elbette bu kullanım biçimi etken madde olan
    sekonder üründen çok, bitkinin kendisine veya değişik yollarla elde edilen özütlerine
    dayanmaktadır. Bugün bile dünya nüfusunun çoğunluğu için bitkiler ilaçların hammaddesi
    olarak değerlendirilmektedir.
    TIBBİ VE AROMATÜK BİTKİLERİN TARİHÇESİ
    Hastalıklar ve bunların tedavileri üzerine gerçek ve bilimsel bilgiye sahip olmayan antik
    dönem insanları ellerindeki imkanlar ve üretebildikleri teorileri ile bu sorunlara çözüm
    bulmaya çalışmışlardır. Çok eski çağlarda tıp, modern dünyada olduğu gibi kesin ve katı
    sınırları olmayan bir meslekti. Sürekli artan arkeolojik bulgular gün ışığına çıktıkça, özellikle Roma dönemine ait tıbbi araçlar, tapınaklardaki adak materyalleri, ilaç tarifleri, duvar resimleri ve diğerleri bu dönemin tıbbına ait daha belirgin bir resim ortaya çıkarmaktadır. Ancak yine de antik tıp literatürü ile arkeolojik bulgular arasındaki mesafenin kapanması zor gözükmektedir. Bitkiler insanların hayatı için vazgeçilmez canlılardır. Besin, yakacak ve giyecek elde etmede insanlar bitkilerden büyük ölçüde yararlanmışlardır. Bitkilerin, hastalıkların tedavisi amacıyla kullanımlarının nasıl başladığı tam olarak bilinmese de, binlerce yıl boyunca biriken deneyimlerin giderek bir halk tıbbına dönüşmüş olduğu kesindir.
    Doğanın her zaman kendi dili vardır ve insanlarla bu dil aracılığıyla konuşur. Mevsimler, gece gündüz döngüsü, gelgit olayları bu dilin sadece birkaç hecesidir. insan bunu okumaya nezaman başladı bilinmez ama doğa hep insana fısıldamaya devam etmiştir. Ancak insan, bu dili sezgisi ve zekasıyla çözebildiği ölçüde doğadan şifa bulacaktır.
    Eski uygarlıkların deneyimlerinden köken alan çağımız eczacılığının temelleri yüzyıllar boyuolgunlaşmış ve modern bilim ve teknolojinin geliştirilmesi ile günümüzdeki şeklini almıştır.Fakat geçmişte olduğu gibi bugün de bu tür doğal kaynakların kullanımına devam
    edilmektedir. Doğanın sunduğu bu şifa kaynakları, insanoğlu onları yok etmediği sürece
    hizmet etmeye devam edecektir.
    TIBBİ VE AROMATİK BİTKİLERİN KULLANILIŞ BİÇİMLERİ
    Tıbbi ve aromatik bitkilerin kullanılan kısımları; yaprak, çiçek, tohum, kök, kabuk vb. gibi
    organlardır ve bunların,. içlerindeki etkili bileşikler nedeniyle hastalıkları tedavi ettikleri
    ispatlanmıştır. Bu etkili bileşiklerin miktarları bitkilerin belirli devrelerinde en yüksek düzeye erişmektedir. Her bir bitkide içindeki etkin maddenin en yüksek olduğu bir dönem vardır ve araştırmalar bitkilerin özel bir toplanma zaman bulunduğunu göstermektedir. Toplanan bitkilerin bozulmasını önlemek için uygun şartlarda kurutulması gereklidir. Kurutulmuş bitki kısımlarının tedavi etkisinin süresi genellikle bir yıl kadardır, uygun şartlarda saklanırsa bu süre uzayabilir.
    Toplama
    Genelde elle toplama yapılmakla birlikte, tarımını yapan ülkelerde özel tarım ekipmanlarıyla toplama işlemi yapılmaktadır. Toplama zamanları bitkinin toplanacak kısmına göre değişmektedir.
    Buna göre;
    Yapraklar: Bitki çiçek açtığı zaman,
    Çiçekler: Tamamen açılmadan evvel yada tomurcuk halinde,
    Toprak altı kısımlar: Bitkinin toprak üstü kısımları kuruduktan sonra,
    Kabuklar: Bitki yapraklarını döktükten sonra,
    Meyve ve tohumlar: Özel kayıtlar yoksa olgunlaştıktan sonra toplanmalıdır.
    Yaprak, çiçek ve otlar hiçbir zaman yağmurlu bir günde veya üzerinde çiğ veya nem varken toplanmamalıdır. Kabuklar ise yağmurlu günden sonra toplanmalıdır.
    Kurutma
    Taze materyal çok kısa zamanda bozulur. Bu sebeple en kısa zamanda kurutma işlemi
    yapılmalıdır. Kurutma esnasında, materyal içeriğindeki nemin %75’ini kaybeder. Kurutma
    için seçilecek yol, kurutulacak materyalin cinsine ve taşıdığı etkin maddelerin durumuna göre belirlenir. Ancak, enzimlerin en etkili olduğu ısının 35-50 ºC arasında bulunduğunu göz önüne alınarak, kurutma esnasında materyalin bu ısıda çok kısa bir süre kalmasına özellikle dikkat edilmelidir. Kurutma bu derecenin altına veya üstüne çıkılmadan yapılmalı ve özellikle açık havada ve gölgede yapılan kurutma tercih edilmelidir.
    Güneşte kurutma: Yeşil bitki kısımları için bu yöntem kullanılabilir, ancak çiçek için uygun
    değildir. Çünkü güneş çiçeklerin rengini soldurur. Etkin maddelerin azalmasına neden olur.
    Gölgede kurutma: Yeşil bitki ksımları üzeri kapalı ve yanları açık çardak, sundurma veya
    hangarlar içinde kurutulması yöntemidir ve malzemenin doğrudan güneşle temas etmeden açık havada kurutulması esasına dayanır. Malzeme demetler halinde asılır veya çok ince bir tabaka halinde yere veya kurutma rafları üzerine serilir. Küflenmeyi önlemek ve kurutmayı hızlandırmak için ise sık sık alt üst edilir.
    Cam mekan içinde kurutma: Kurutma ısısı yeterince yüksek olmadığı yerlerde cam sera gibi bir mekanda demetler halinde yada raf sistemlerinde çok ince serilerek kurutma işlemi yapılır. Camekan içerisine yerleştirilen bir aspiratörle içerideki nem dışarı atılırsa çok daha kaliteli bitki materyali elde edilir.
    Sıcak hava ile kurutma: Masraflı olmasına karşılık çok kaliteli kurutulmuş bitki kısımları elde edilir. Kurutulacak malzemenin miktar ve cinsine göre; kurutma dolabı (küçük miktarların kurutulmasında), kurutma odası (çok malzemenin kurutulmasında) ve kurutma tüneli (büyük miktarlardaki malzemenin kurutulmasında) yöntemlerinden biri seçilir.
    Saklama
    Kurutulmuş olan materyalin özelliklerini kaybetmeden korunabilmesi için bazı şartlara
    uyulması zorunludur. Saklama sırasında bozulmaya neden olan faktörler rutubet, sıcaklık ve ışıktır. Bunun için kuru materyalin serin, kuru ve karanlık bir yerde saklanmaları gerekir. Kese kağıdı, bez torba, karton kutu, teneke kutu veya cam kavanozlarda saklanabilir. Plastik kap, torba materyal saklamak için uygun değildir.
    TIBBİ AROMATİK BİTKİLERİN KULLANIM ALANLARI
    Tarla Tarımında Kullanımı
    Tıbbi ve aromatik bitkiler açısından ülkemiz önemli gen merkezlerinden birisidir. Bu
    bitkilerin büyük çoğunluğu kültüre alınmamıştır ve çok büyük oranda doğadan toplama
    şeklinde temin edilmektedir. Toplama yoluyla temin ve bilinçsiz tarım uygulamaları, endemik ve kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya olan türlerin üzerindeki baskıyı arttırmaktadır. Bu ise, büyük çoğunluğu endemik olan ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan bitki türlerinin devamlılığını tehlikeye sokmaktadır. Bununla birlikte, tıbbi, aromatik ve doğal kaynak niteliğindeki bitkilerden ekonomik öneme sahip olan türlerin bazılarının (Kekik, Adaçayı, Anason) geniş alanlarda üretimi yapılmaktadır.
    Bahçe ve peyzaj alanlarında kullanımı
    1. Yer örtücü olarak kullanımı
    Kısa boylu ve yüksek derecede basılmaya ve susuzluğa dayanıklı ayrıca, her türlü toprakta yetişebilen ve kış şartlarına dayanıklı bazı Kekik (Thymus spp.) çeşitlerinden çim alanlarında, yer örtücü olarak kullanılmaktadır.
    2. Çim alanda kullanımı
    Tıbbi aromatik bitkilerin fideleri çim alanlarında gruplar halinde veya çalı halinde, çalımsı
    yapıda olanlar ise tek olarak dikilebilirler. Kekik (Origanum spp.), Melisa (Melissa
    officinalis), Lavanta (Lavandula spp.), Biberiye (Rosmarinus officinalis), Defne (Laurus
    nobilis), Mersin (Myrtus communis) gibi türler bu amaçla kullanılabilir
    3. Saksı içinde kullanımı
    Günlük yaşantımızda, şehrin koşturmacası, iş stresi ve birçok nedenle bir avuç toprağın,
    yeşilin ve sessizliğin olduğu huzur dolu mekanlara, parklara, bahçelere ya da varsa şehir
    dışınndaki evlerimize gitmek isteriz. Balkonları ve mini bahçeleri işlevsel bir şekilde
    kullanarak tıbbi ve aromatik bitkiler bahçesi haline dönüştürmek elimizdedir. Balkon ya da teras bahçeciliği ülkemizde yaygın olmamakla birlikte, yurtdışında oldukça yaygındır. Ancak, Türkiye’de de son yıllarda bu düzenlemeler rağbet görmeye başlamıştır. Kekik (Origanum spp., Thymus spp.), Oğulotu (Melissa officinalis), Lavanta (Lavandula spp.), Biberiye (Rosmarinus officinalis), Nane (Mentha spp.), Reyhan-Fesleğen (Ocimum basilicum), Sarısabır (Aloe vera) vb. gibi türler bu amaçla saksı içinde çok rahatlıkla yetiştirilebilir. Böylece yetiştirilen bitkilerden süs bitkisi olarak faydalanmanın yanı sıra, baharat olarak ve çay olarak da yararlanılabilir.
    4. Erozyon kontrolünde kullanımı
    Kuraklık nedeniyle ağaçsız bölgelerde bozkır ya da step formasyonu, geçis bölgelerinde ise bozkır ormanları oluşur. Bu alanlarda tıbbi değeri olan Geven (Astragalus spp.), Kapari (Capparis spp.) gibi türler kullanılabilir.
    5. Park ve kahçelerde, eğimli alanlarda kullanımı
    Park ve bahçelerde süs bitkisi özelliği olan tıbbi ve aromatik bitki türleri tercih edilmektedir. Bu amaçla kullanılabilecek bitkiler arasında; Hayıt (Vitex agnus castus), Oğulotu (Melissa officinalis), Lavanta (Lavandula spp.), Biberiye (Rosmarinus officinalis), Defne (Laurus nobilis), Mersin (Myrtus communis), Sarısabır (Aloe vera) ilk akla gelen türlerdir. Ayrıca,parkalarda ve bahçelerde, topoğrafik yapısı oldukça dik eğimli alanlarda yine tıbbi ve aromatik bitkilerden yararlanmak mümkündür. Dik eğimli alanlarda Kapari (Capparis spp.), Nane (Mentha spp.), Kekik (Thymus spp. Origanum spp.) gibi türlerden faydalanılabilir.
    6. Gölge ve yarı gölge alanlarda ve ağaç altlarında kullanımı
    Kekik, Defne, Nane  gibi türler bu amaçla kullanılabilecek türlerdendir.
    7. Bordür, Parter ve Kaya Bahçelerinde Kullanımı
    Çiçekleri, aromatik etkileri ve özellikle de bitkisel formları nedeniyle Kekik (Origanum spp., Thymus spp.), Oğulotu (Melissa officinalis), Lavanta (Lavandula spp.), Biberiye (Rosmarinus officinalis), Nane (Mentha spp.), Reyhan-Fesleğen (Ocimum basilicum) türlerini bordür ve parter alanlarında, Sarısabır (Aloe vera), Geven (Astragalus spp.), Kapari (Capparis spp.), Kekik (Origanum spp., Thymus spp.) gibi türleri ise kaya bahçelerinde kullanmak mümkündür.
    TIBBİ VE AROMATİK BİTKİLERİN İKLİM İSTEKLERİ
    Işık Faktörü : Işık yeşil bitkiler için mutlak gerekli bir ekolojik faktördür. Her türün çimlenebilmesi, çiçeklenmesi ve olgunlaşması için belirli gün uzunluğuna ve ışık şiddetine ihtiyaç vardır. Tıbbi ve aromatik bitkilerde ışığın özellikle tıbbi içeriğe ve etken madde oluşumu üzerine etkisi vardır. Akdeniz Bölgesi pek çok tıbbi ve aromatik bitkinin merkezi olduğundan, bu bölge orijinal türlerde, türlere göre değişmekle birlikte, genel olarak ışığın etken madde miktarını arttırıcı etkisi olduğu tespit edilmiştir.
    Sıcaklık Faktörü: Sıcaklık ışık gibi bitkiler için çok önemlidir ve tüm gelişme evrelerinde oldukça etkilidir. Tıbbi ve aromatik bitkiler de etken madde kalitesi üzerinde oldukça etkilidir. Sıcaklığın etkileme oranı ışık ve su faktörlerine bağlı olup, türlerin sıcaklık istekleri türden türe değişkenlik gösterir.
    Su Faktörü: Bitki büyümesinde diğer faktörlerin yanında, su da önemli rol oynar. Tıbbi ve aromatik bitkiler, diğer bitkilerde olduğu gibi farklı su isteklerine sahiptir. Ancak Akdeniz Bölgesi orjinli bitkiler genelde çok sulu alanlardan ziyade nemli alanları tercih ederler.
    Karbondioksit Faktörü: Havanın karbondioksit miktarı bitkinin fizyolojisi için önemlidir. Tıbbi ve aromatik bitkilerin kirli, tozlu alanlarda yetiştirilmesi, içeriğini ve etken madde miktarını olumsuz etkilemektedir. Özellikle yaprak veya çiçekleri için kullanılan bitkiler, bu tür ortamlardan daha çok zarar görür.
    Rüzgar Faktörü: Rüzgar, tıbbi ve araomatik bitkilerde zararlı olabilir. Devamlı rüzgar alan yerlerde toprak çabuk kuruduğu için bu bitkilerin yetiştirilmesi oldukça zordur. Çünkü soğuk ve rüzgar bitkilerin ölmesine neden olabilir. Rüzgardan korunan yerlerde, daha çok yüksek boylu ve  toprak üstü organları hasat edilen bitkiler tercih edilmelidir.


    bos

    Anasayfa              Hakkımızda              Sözleşme              Yardım              İletişim
    Tüm Kredi Kartları ile Alışveriş yapılmaktadır.

    www.fidanistanbul.com websitesindeki tüm yazı ve görsellerin telif hakları 1951 tarihli 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) ile korunmaktadır.fidan fidancı 

    InstagramGoogle+ Rapid SSL