fidan satisi ve fidan siparisi fidan siparisi vermek ciplak koklu meyve fidani
Fidan Çeşitleri saksılı ve açık köklü olarak özel ambalajlarla gönderilmektedir. Tüm meyve fidanları faturalı ve sertifikalıdır. Her fidanın altında yetiştiricilik bilgileri verilmiştir.
Anasayfa | Arama | Havale/Eft | Ziyaretçi Defteri | Hakkımızda | S.S.S. | İletişim
Sepetiniz'de, 0 ürün var.
Toplam : 0,00 TL
sepet
bos
Yeni Üye Kayıt | Üye Girişi :
bos
  ÜRÜN ARAMA
bos
  ÜRÜN KATEGORİLERİ
bos
  Bahçeniz için Bilgiler...

FİDAN NASIL DİKİLİR?
BUDAMA NASIL NE ZAMAN
ÇİM ALAN TESİSİ-BAKIMI

ÇİM HASTALIKLARI
GÜBRELEME İHTİYACI
GÜBRELEME ZAMANI
MEYVE OLUM ZAMANI

FİDANCILIK TAKVİMİ

bos
  DÖVİZ KURLARI
Alış Satış
Dolar 2.1446 2.1485
Euro 2.8719 2.8771
bos
  ÇOK SATILAN ÜRÜNLER
BÖĞÜRTLEN DİKENSİZ Fidanı
Fiyatı: 24,99 TL İndirimli: 9,99 TL BÖĞÜRTLEN DİKENSİZ Fidanı
Narenciye Fidanı LİMON Yediveren Limon Fidani
Fiyatı: 45,00 TL İndirimli: 24,99 TL Narenciye Fidanı LİMON Yediveren Limon Fidani
AHUDUDU Fidanı Yediveren
Fiyatı: 25,00 TL İndirimli: 15,00 TL AHUDUDU Fidanı Yediveren
Nar Fidanı ÇEKİRDEKSİZ nar fidanı
Fiyatı: 20,00 TL İndirimli: 14,99 TL Nar Fidanı ÇEKİRDEKSİZ nar fidanı
Likapa Yaban Mersini fidesi Vaccinium corymbosum saksıda
Fiyatı: 44,99 TL İndirimli: 30,00 TL Likapa Yaban Mersini fidesi Vaccinium corymbosum saksıda
FRENK ÜZÜMÜ Fidanı Ribes rubrum KIRMIZI
Fiyatı: 24,99 TL İndirimli: 14,99 TL FRENK ÜZÜMÜ Fidanı Ribes rubrum KIRMIZI
Kiraz fidanı NAPOLYON Z 900 Yarı Bodur
Fiyatı: 19,99 TL Kiraz fidanı NAPOLYON Z 900 Yarı Bodur
Erik Fidanı PAPAZ (CAN ERİĞİ)
Fiyatı: 14,99 TL Erik Fidanı PAPAZ (CAN ERİĞİ)
Dikensiz Kuşburnu Fidanı Tüplü
Fiyatı: 29,99 TL İndirimli: 14,99 TL Dikensiz Kuşburnu Fidanı Tüplü
KİVİ Fidanı Hayward DİŞİ 40-60cm
Fiyatı: 14,99 TL KİVİ Fidanı Hayward DİŞİ 40-60cm
Sarmaşık Gül Saksıda
Fiyatı: 19,99 TL Sarmaşık Gül Saksıda
Gül Fidanı Rosa laxa aşılı KAYISI RENKLİ
Fiyatı: 7,99 TL Gül Fidanı Rosa laxa aşılı KAYISI RENKLİ
Asma Üzüm Fidanı SULTANİ ÇEKİRDEKSİZ
Fiyatı: 9,99 TL Asma Üzüm Fidanı SULTANİ ÇEKİRDEKSİZ
ÇİLEK Fidesi Yediveren
Fiyatı: 4,99 TL İndirimli: 2,49 TL ÇİLEK Fidesi Yediveren
Kaymak Ağacı ( FEİJOA ) Fidanı
Fiyatı: 34,99 TL İndirimli: 19,99 TL Kaymak Ağacı ( FEİJOA ) Fidanı
Kiraz Fidanı ZİRAAT 900 (NAPOLYON) Yarı Bodur Açık Köklü
Fiyatı: 19,99 TL Kiraz Fidanı ZİRAAT 900 (NAPOLYON) Yarı Bodur Açık Köklü
Kiraz Fidanı ZİRAAT 900 (NAPOLYON)
Fiyatı: 14,99 TL Kiraz Fidanı ZİRAAT 900 (NAPOLYON)
Gül Fidanı Rosa laxa aşılı BEYAZ
Fiyatı: 7,99 TL Gül Fidanı Rosa laxa aşılı BEYAZ
Armut Fidanı DEVECİ Açık Köklü
Fiyatı: 14,99 TL Armut Fidanı DEVECİ Açık Köklü
bos
  Yeni Eklenen Ürünler

Dikensiz Kuşburnu
Tüplü Meyve Fidanı
Bitki Besinleri
Toprak Analizi
Ekinezya Fidesi
Paulownia Fidanı
Aloe vera fidesi
Zirai İlaçlar
Açık
 Kök Fidanlar
S
ardunya Çeşitleri
Sebze Tohumları

bos
  Narenciye Fidanı LİMON Yediveren Limon Fidani-011201

 











Narenciye Fidanı LİMON Yediveren Limon Fidani

Ürünün kodu : 011201

  • Daha çok ev, balkon teras ve bahçeler için uygun olan bir limon çeşididir.
  • Bütün yıl boyunca çiçek açar ve mevsiminde meyve verir.
  • Ağaç üzerinde meyveler, çiçekler ve tomurcuklar bir arada görülebilir.
  • Meyveleri orta büyüklükte genellikle çekirdeksiz, kabuğu pürüzlü ve kalındır.
  • Soğuklara oldukça hassas bir çeşit olup orta kuvvette ve dağınık bir taç yapar.
  • Narenciye Fidanı LİMON Yediveren Limon Fidani için tıklayınız.


Fiyatı : 45,00 TL ( kdv dahil )
İNDİRİMLİ FİYATI
24,99 TL
( kdv dahil )




YEDİVEREN LİMON FİDANI GENEL ÖZELLİKLERİ
Yediveren limon fidanı iklim koşulları iyi olduğu sürece çiçeklenme ve meyve vermesi bütün yıl sürer. Meyveleri diğer limon çeşitlerinden daha iri olmaktadır. Yaprakları turunçgiller arasında en açık renkli olanıdır. Tadı ekşi mayhoştur.

LİMON FİDANI GENEL BİLGİLERİ

ÖZELLİKLERİ
Limon c vitamini, şeker, sitrik asit ve tuzları bakımından zengindir. Ateş düşürücüdür, kanı temizler, kalbi kuvvetlendirir, damar sertliği ve romatizma için iyidir. Bağırsak, mide, idrar yollarında mikropları öldürür. Gıda zehirlenmesini önler, idrar söktürür, taş düşürmede yardımcı olur. Cilde iyi gelir. Dişleri beyazlatır, diş etlerine iyi gelir. Daha birçok şeye faydası olan limon günlük hayatımızda sıkça kullandığımız bir meyvedir.

İKLİM ŞARLARI
Limon fidanını bahçenize dikecekseniz, sıcaklığın 0°C ın altına düşmediği ve sert rüzgarların olmadığı yerlerde rahatlıkla yetiştirebilirsiniz. Dış mekan için uygun bölgeler Akdeniz ve Ege bölgeleridir.

LİMON FİDANI DİKİMİ
Uygun toprak çeşitleri; hafif ve orta ağır yapılı, iyi drene olabilen, gevşek ve iyi havlanabilen, kumlu, kumlu-tınlı, tınlı, killi-tınlı topraklardır.

LİMON FİDANI SULAMA
Yıllık 800 mm den fazla yağış alan bölgelerde sulama yapmanıza gerek yoktur. Az yağış alan bölgelerde ise bitki ihtiyacına göre sulamanızı tavsiye ederiz.

LİMON FİDANI BUDAMA
Limon fidanından meyveleri rahat toplayabilmek için şekil budaması yapabilirsiniz. Limon Fidanına sık sık budama yapmanıza gerek yoktur. Yıpranmış, kırılmış dalları keskin bahçe makasıyla kesin.

LİMON FİDANI GÜBRELEME
2-3 yılda bir iyi yanmış çiftlik gübresi vermenizi tavsiye ederiz.

Limon Fidanı Yediveren
Limon fidanı 3-7 m civarında, orta büyüklükte ağaçlar oluştururlar.
8 metreyi geçenlere de rastlanılabilmektedir.Taç yapıları dağınık olup; zamanla taç yapısı orta sıklığa ulaşır. Genç sürgünlerinde köşeli dal oluşumu çok belirgin bir özelliktir.
Limon fidanı yapraklarının rengi, diğer birçok Turunçgile göre daha açık yeşildir. Yaprakları orta boyda olup yaklaşık 10 cm 'dir.Limon fidanın da kanatçıklar iz şeklindedir.Dişi organ kısırlığı çok rastlanan bir özelliktir.Meyveleri 7-10 dilimlidir.
Limonlarda meyve şeklinin genelde yuvarlak ve silindirik olmasının yanında; stil yanında "meme" adı verilen bir çıkıntı bulunmaktadır.
İklim koşulları iyi oldukça, limonlarda çiçeklenme ve meyve verme eğilimi bütün yıl boyunca sürer.

Buna "yediverenlik" özelliği adı verilir ve bu duruma sık rastlanır.
Yediverenlik özelliği çevre koşullarına çabuk tepki vermekten kaynaklandığı gibi; bu özellik genetik olarak ta vardır.

Limon bölgemizde; genel bir ifadeyle nisan ayında çiçek açar.
Çeşit özelliğine göre değişmekle birlikte olgunlaşma periyodu ekim-ocak ayları arasında dağılım göstermektedir.

Ağaç ve meyve özellikleri

Tür

Limon

Çeşit

Yediveren

Tescil Durumu

Tescilsiz

Hasat Dönemi

Kış sonu-yaz başı

Ağaç Üzerinde Kalma Durumu

Var

Soğuktan Zararlanma Eşiği (ºC)

0

Muhafaza Durumu

Yok

Ağaç Habitüsu

Orta büyüklükte

Dikenlilik Durumu

Yok

Periyodisite Durumu

Yok

Ekolojik Seçicilik

Yok

Ekonomik Verime Yatma Yaşı

10-12

Meyve Kabuk Rengi

Açık sarı

Pürüzlülük

Var

Meyve Ağırlığı (gr)

110-120 gr

Kabuk Kalınlığı

Orta

Soyulabilirlik

Orta

Puflaşma

Var

Çekirdeklilik

Az çekirdekli

Meyve Eti Rengi

Sarı

Tad ve Lezzet

Ekşi,İyi

Meyve Suyu Durumu

Sulu

Verim (kg/Ağaç)(10-12 Yaşında)

120-140

Tüketim Şekli

Sıkmalık-Sofralık

Endüstride Kullanımı

Var

TURUNÇGİL YETİŞTİRİCİLİĞİ

Dünyada olduğu gibi, ülkemizde de turunçgillerden en çok portakal yetiştirilir. Limon ve mandarin ise, birbirlerine yakın miktarlarda üretilir. En az miktarda yetiştirilen tür altıntoptur.

İKLİM
Turunçgiller Ülkemizde Akdeniz, Ege ve kısmen de Doğu Karadeniz bölgelerindeki, iklim şartlarının uygun olduğu yörelerde yetiştirilir.
Yetiştiriciliğini sınırlayan en önemli iklim olayı, düşük sıcaklıklar (don) dır. Türlerin düşük sıcaklıklara dayanıklıları farklılıklar gösterir.
Limon 0°C, portakal -2°C, altıntop -3°C ve mandarin -4°C’nin altında zarar görür. Zararın şiddeti don olayının süresine bağlıdır. Uzun sürerse zararı da artar.
İkinci önemli iklim faktörü, rüzgardır. Rüzgar hem şiddetiyle (ağaçların kırılması, meyve dökümü), hem de soğukluğuyla turunçgillere zarar verir.

ANAÇ
Akdeniz bölgesinde yetiştirilecek olan bütün çeşitlerin, uygun anacı turunçtur. Satsuma mandarin yetiştirilecek yöreler için ise, anaç olarak üç yapraklı ve melezleri uygun olmaktadır. Melezlerden Troyer ve Karrizo Sitranjları
kullanılmalıdır.

TOPRAK
Dikimden önce arazinin toprağı, mutlaka analiz ettirilmelidir. Toprak asitliği hafif veya nötr dolaylarında olmalıdır (pH= 5,5-6,5). Turunçgiller, bitki besin maddelerince zengin, süzek, geçirgen toprakları tercih eder. Toprağın derinliği en az 1 m olmalıdır. Taban suyu yüksek olan toprakları, hiç sevmez. Böyle yerlerde, mutlaka drenaj yapılmalıdır. Ağır bünyeli ve fazla kireçli topraklarda turunçgiller için tercih edilmez.

Turunçgil bahçesi yerinin seçimi

İklim, toprak ve sulama şartlarının uygunluğu araştırılır. Çukur ve alçak araziler ile, vadi tabanlarına bahçe kuramaz. Yöneyi güneye doğru olan araziler tercih edilir. Hakim soğuk rüzgarlara açık araziler ile, şehirlere çok yakın alanlar da tercih edilmez.
Don tehlikesinin bulunduğu yörelerde, bahçe tesis edilirken, korunma tedbirleri alınmalıdır.

BAHÇE TESİSİ
Turunçgil yetiştiriciliği için, öncelikle, kaliteli fidan üretimi veya temini gerekir.
Günümüzde virüsten-temiz Turunçgil fidanı elde etmek üzere, Antalya Narenciye Araştırma Enstitüsü, tesislerini hazırlamış olup; virüsten ari fidan üretimine .geçmiştir (Şekil 1). Bahçelerin virüssüz fidanlarla kurulması tercih edilmelidir (Şekil 2).
Sağlıklı fidanların, iyi ürün elde edebilmek için, dikiminde de özen gösterilmesi gereklidir. Dikimden önce, arazi parsellere ayrılır. Yabancı ot ve diğer bitkiler temizlenir.

Kaliteli ve bol meyve elde edebilmek için, bahçenin kenarına rüzgar kıran dikilmelidir.  Bunun için, yayvan ve dikine gelişen serviler tercih edilir. Araları 1 m'den daha sık olmamalıdır.

Eğer arazinin tesviyesi bozuksa, dikim öncesi tesviye yapılır. Daha sonra, önerilen dikim aralıklarına göre, dikim yerleri işaretlenir. Turunçgillere kare dikim tercih edilir. Çeşitlere göre, dikim aralıkları 5 ila 8 m arasında değişir.

Ülkemizde, uygun dikim zamanı ilkbahar dönemidir. Şubat ortalarında nisan sonlarına kadar, dikime devam edilebilir. Dikimden önce, fidanlarda budama yapılmalıdır. Naylon (polietilen) torbalarda yetiştirilen fidanlarda da, dikim budaması uygulanmalıdır. Fidanların tutması ve gelişmesi için, bu husus çok önemlidir.  Dikimin derin olmamasına çok dikkat etmelidir. Dikimden sonra toprak sıkıştırılmalı, fidan başına, enaz 35-40 litre can suyu verilmelidir. Dikimi yapılan fidanların gövdeleri, hava şartlarına (özellikle güneşe) karşı korunmak amacıyla, kalın bir kağıtla sarılmalıdır. Fidan büyüdükçe, kağıdın yerine kireç boyama da yapılabilir.

Sık aralıklarla dikilmiş eski bahçelerden, yeterli miktarda ve kaliteli meyve elde etmek için, ağaçların mutlaka seyreltilmesi gerekir. Bu suretle, her türlü bakım işlemi de kolay uygulanabilir hale gelecektir. Seyreltme, verilen plana uygun olarak, köşegen doğrultusunda yapılmalıdır.

BUDAMA

Budama; ağaçların dengeli ve kuvvetli taç oluşturması; verimlilik süresinin uzatılması; fazla ve kaliteli ürün elde edilmesi; uygun olmayan iklim koşullarıyla, hastalık ve zararlıların olumsuz etkilerinin ortadan kaldırılması; zirai mücadelede başarının artması; hasatta kolaylık; bazı durumlarda, verimden düşmüş ağaçların yeniden kazanılması gibi, yararlar sağlar.
Şekil budaması yapılmış olan fidanlar, bahçeye dikilince, 2-3 yıl süreyle budama yapılmaz. Eğer fidanlarda şekil budaması yapılmamışsa, bu işlem bahçede uygulanır.

Turunçgil fidanında şematik olarak şekil budaması.
Name:  trbudama.jpg
Views: 12402
Size:  19.4 KB
Fidan meyveye yatıncaya kadar, yalnız ana dallarla, bundan çıkan iskelet dalları kısaltılır. Sıkışıklık yapan, istenmeyen sürgünler çıkarılır.
Ağacın ortasından geçip, çatallaşma ve karışıklık yaratan dallar mutlaka alınmalıdır.

Budama öncesi ve budamada; ağaç değiştirirken budama aletleri, mutlaka ilaçlarla muamele edilmelidir. Turunçgillerde budama zamanı, kış soğukları tehlikesinin ortadan kalktığı ancak, ağaçların yeteri kadar uyanmadığı, Şubat-Mart aylarıdır. Ancak uçkurutan hastalığıyla bulaşık olan limon bahçeleri, sıcak aylarda (Temmuz- Ağustos) budanmalıdır.

Genel olarak, dikkat edilecek hususlar şu şekilde olmalıdır:
  • Öncelikle, kuru dallar alınır.
  • Obur dalların, büyümesine müsaade etmeden, her zaman alınması gereklidir.
  • Birbiri üzerine binmiş ve sürtünme meydana getiren dallardan, alttaki dallar çıkartılır.
  • Beş parmak ve daha kalın dalların yeri, kesimden 1 gün sonra, mutlaka macunlanmalıdır.

TOPRAK İŞLEME
Turunçgillerde, yıllık bakım işlerinden toprak işlemede; toprak ya işlenmez ya da en az düzeyde işlenir. Toprak işlemenin genelde amacı, yabancı otları imha etmektir. Bu işlem uygun ot öldürücü ilaçlarla da yapılabilir.

Akdeniz ve Ege Bölgesi koşullarında toprak; kışın örtülü bırakılarak, yazın işlenir. Turunçgiller, derin işlenmeye çok hassas olup; bu yapıldığında, kökler büyük oranda zarar görürler. Buna bağlı olarak, meyve küçük kalır ve ağaçlarda gelişme yavaşlar.

Turunçgillerde en uygun toprak işleme derinliği, 8 ila 12 cm civarındadır. Toprak, mutlaka tavlı olduğu zaman işlenmelidir. Toprak işleme aletleri ağır olmamalıdır. Ağır işleme, toprağın sıkışmasına neden olur; bu durumda ağaçların beslenmesi engellenir.

SULAMA
Genellikle, yaz aylarının kurak geçtiği; Akdeniz ve Ege Bölgelerinde, turunçgillerde sulama gerekir. Sulama suyu yeterli miktarda bulunmalı ve iyi kalite özellikleri taşımalıdır. Sodyum, klor ve bor gibi elementler, suda çok düşük miktarlarda bulunmalıdır.

Ülkemizde, turunçgillerin sulanmasında genellikle, çanak veya tava ile, karık usulü uygulanır. Yeni kurulan turunçgil bahçelerinde, karık usulü tercih edilmelidir (Şekil 6).

Türlerin su ihtiyacı değişiktir. En çok limonlar su ister. Daha sonra birbirine yakın miktarlarla altıntop ve portakallar gelir. En az su mandarinlerde verilir. Yıllık su ihtiyacı, 875-925 mm arasında değişir.

Sulama aralıklarının tespitinde, hava kuraklık durumu ve toprak yapısı, en önemli faktörlerdir. Nisan-Mayıs aylarında başlayan sulamalar havaların çok kurak seyrettiği, Temmuz-Ağustos aylarında, daha sık aralıklarla yapılmalıdır. İklime bağlı olarak yapılan sulamalar, Ekim-Kasım aylarına kadar devam eder. Turunçgillerde, 15 ila 35 gün arayla yapılacak yüzey sulaması genellikle yeterlidir.

Damla ve yağmurlama sulama da, Ülkemiz turunçgil bahçelerine girmiş bulunmaktadır. Bunların, verim ve kalite artışı yönünden önemli avantajları vardır. Özellikle sulama suyunun yetersiz olduğu yörelerde, başarıyla kullanılabilir.

GÜBRELEME
Turunçgillerde tekniğine göre gübreleme için, mutlaka ve toprak analizlerinin yaptırılması gerekir. Analiz için yaprak ve toprak örnekleri, Eylül ortasından Kasım başına kadar olan dönemde ve mutlaka uzman elemanlarca alınmalıdır.

Turunçgillerin gübrelenmesi ile ilgili, yaprak ve toprak analizleri Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı İçel, Antalya, Alata ve İzmir-Bornova'daki, uzman elemanların çalıştığı, modern laboratuarları bulunan, araştırma enstitülerinde yaptırılabilmekte ve gübreleme tavsiyeleri buralardan kısa sürede alınabilmektedir. Gübrelerin mutlaka bu tavsiyeler doğrultusunda verilmesi gerekir.

Genelde, en fazla miktarda gübre limonlara, en az mandarinlere orta derecede portakal ve altıntoplara verilir. Gübrelemede, ilk uygulama Kasım-Aralık aylarında yapılır. Bu devrede, fosforlu ve potaslı gübrelerle, çiftlik gübresi; ağacın taç hizasına açılacak 15-20 cm derinlik ve genişlikteki, çukur veya bant içerisine verilerek üzeri kapatılıp bahçe sulanır.

Azotlu gübrelerin ilk uygulaması ise, çiçeklenme devresinden önce yani tomurcuklanma dönemidir. Bu dönem genellikle Ocak sonu Şubat başına rastlar. Azotlu gübre, ağaçların taç çevresine serpilerek verilir. 2. uygulama ise; Mayıs ayı ortalarından, Haziran ayının ilk haftasına kadar olan devrede, sulama suyuyla birlikte yapılır.
Gerek gübre miktarında, gerekse veriliş şekil ve zamanlarında , tavsiyelere mutlaka uyulmalıdır.

HORMON UYGULAMASI
Turunçgillerde bitki gelişmesini düzenleyiciler (hormonlar) genellikle; meyve tutumunun artırılması (Klemantin mandarini) amacıyla kullanılır. Bununla birlikte, bazı çekirdeksiz çeşitlerde (Vaşington ve Yafa portakalları ile altıntoplar) Haziran dökümü ve hasat önü dökümlerinin azaltılması için de kullanılabilir. Bunun için, resmi kuruluşlardaki uzmanlara başvurulmalıdır. Aksi halde, beklenilen amacın tam tersi bir tepki elde edilebilir.

Uygulamalarda, bu faydaları sağlamak üzere, ruhsat almış maddeler kullanılmalıdır. Ruhsatı olmayan maddelerin kullanımı; hem beklenen faydanın çıkmamasına neden olur, hem de insan ve çevre sağlığı yönünden zararlar meydana getirebilir.

HASAD
Eğer yıllık bakım işleri tekniğine göre yapılmışsa; hasatta üreticinin yüzü gülecek ve daha çok ve daha kaliteli meyve elde edecektir. Hasat, uzman işçiler tarafından ve tekniğine uygun olarak yapılmalıdır.

Bütün ürünler gibi, turunçgillerinde, hasat zamanının tesbiti çok önemlidir. Zamanında erken veya daha geç yapılacak hasat; meyve kalitesini düşürür ve dayanıklılığını azaltır. Hasat, mutlaka olgun meyvelerde yapılmalıdır. Olgunluğun tespitinde, genellikle, meyvede usare oranı, şeker, asitlik ve meyve kabuk rengi değişimleri göz önüne alınır. Esasen, uzun yıllar boyunca hasat yapıldığından, hasat zamanın belirlenmesinde, fazla bir yanılma olmaz.

Hasat temizlenip ilaçlanmış makasla yapılmalı ve saplar uzun bırakılmalıdır. Hasat sırasında, hava açık veya güneşli olmalı, ağaçlar ıslak olmamalıdır. Hasatta merdiven kullanılmalı; hasat yapılırken ağaçlara zarar verilmemelidir. Hasada başlarken, önce ağaçların, etek dallarındaki meyveler toplanmalıdır. Hasat edilen meyvelerin zarar görmemesi için, toplama kaplarının içleri, düzgün olmalı veya gerekli önlemler alınmalıdır.

Hasat edilen meyvelerden, bereli ve hastalıklı olanları ayıklandıktan sonra, taşıma kaplarına konulmalıdır. Taşıma kapları, hastalık bulaşmalarını önlemek için, doğrudan toprağa konulmamalıdır. Toplanmış meyveler, bahçede 1 gece bekletilmelidir.

AMBALAJLAMA
Her ne kadar, hasat edilen meyveler, az miktarda olduklarında, bahçenin kenarında tasnif edilip ambalajlanabilirse de; meyve çoğaldığında ve iyi bir ambalaj yapmak için, mutlaka paketleme evleri kullanılmalıdır. Türkiye'de üretilen bütün meyveleri işleyecek kapasitede paketleme evi bulunmaktadır. Bunlar yetiştirme bölgelerine dağılmış durumdadır.

Taşıma kapları ile topluca paketleme evlerine getirilen meyveler, burada, bantlar üzerinde önce ayıklanır, daha sonra yıkama bölümlerinde, özel ilaçlı sıvalarla ve fırçalarla temizlenir. Gerekirse (özellikle ihracaat için) mumlanır ve kurutulur. Daha sonra, çaplarına göre boylanarak, uygun boyutlardaki ambalaj sandıklarına yerleştirilir. Bu suretle, meyveler iç ve dış pazarlama için, hazırlanmış olur.

DEPOLAMA
Turunçgillerde en ihmal edilen hususlardan birisi de depolamadır. Halbuki, depolamanın çok önemli avantajları bulunmaktadır. Bunlar;

- Ağaç üzerinde oluşan kaliteyi, meyve tüketilinceye kadar muhafaza etmek,
- Pazara düzenli olarak meyve arz edilerek, fiyat istikrarı sağlamak,
- Özellikle ihracaat için, toplu ve düzenli meyve temin etmek;

Bu avantajlardan yararlanabilmek için, meyveler mutlaka, soğuk depolara konularak muhafaza edilmelidir.
Turunçgil meyveleri, adi depolarda veya makineyle soğutulan depolarda muhafaza edilirler. Kış aylarında, adi depo olarak, havalandırılabilen herhangi bir oda kullanılabilir. Havalar ısındıktan sonra, bu odalarda meyve muhafaza edilmez.

Ülkemizde, "yatak limonculuğu" denilen işlem, buna örnektir. Kış aylarında hasat edilen limonlar, Mart ayına kadar üretildikleri yerlerdeki adi depolarda saklanır. Havalar ısınınca, Ürgüp'teki tabii mağaralara götürülür. Bu şekilde limonlar, Ağustos ayına kadar muhafaza edilebilmektedir.

Meyveler, adi depoya veya makine ile soğutulan modern depolara konmadan önce, ambalajlanmalıdır. Depolanacak meyveler, ambalajlanmadan önce veya ambalajlama sırasında, hastalıklara karşı mutlaka ilaçlanmalıdır. Aynı şekilde, soğuk depolarda temizlenip ilaçlanmalıdır. Kullanılacak ilaçlar için, resmi kuruluşlardaki uzmanlara başvurulmalıdır.

Soğuk depolara ambalajlanmış meyveler, ambalaj kaplarının arasından hava geçebilecek şekilde istiflenmelidir.
Turunçgil meyvelerinin depolanmasında, nispi rutubet genellikle % 85-90 olmaktadır.

Depo sıcaklıkları ile muhafaza süreleri, türler itibariyle aşağıdaki gibidir:
Mandarinler: 3-4 derecede 2-3 ay
Portakallar: 5-6 derecede 5-6 ay
Altıntoplar: 7-9 derecede 6-7 ay
Limonlar: 10-12 derecede 7-8 ay

Gerek hasat mevsiminin 9 aylık döneme yayılması; gerekse uzun sayılabilecek bir depolama süresine sahip olmaları nedeniyle; turunçgil meyveleri taze olarak pazarlanabilmekte ve tüketilmektedir.
-
-
-
Ürün 8 kez yorumlanmış.

Ergin Güzenge  -  2014-04-18
arka arkaya 3 adet sipariş verim hepsi çok sağlıklı ve bakımlı geldi, hızlı gönderim içinde teşekkürler.
Ürün değerlendirmesi :




m cinöz  -  2012-11-06
limon fidanı siparişim elime ulaştı limonlar da üzerindeydi. süper, mükemmel ürün.
Ürün değerlendirmesi :




Turgay KUZUCU  -  2012-03-15
Ankarada evimin salonunda yetiştirmek üzere limon fidanı isteğinde bulundum ürünüm daha gelmedi ama şimdiden merakla bekliyorum
Ürün değerlendirmesi :




Ravsan-Qasimov  -  2011-11-18
limonfidani-cox-qesendi
Ürün değerlendirmesi :




nazan özgün  -  2011-09-10
sağlıklı bir fidan temin etmemi sağladığınız için sizlere teşekkürlerimi sunarım.iyi çalışmalar:)
Ürün değerlendirmesi :




Hakan Kuzu  -  2011-03-13
Bu ürün teras vs. gibi yerlerde yetiştirmeye uygun mudur acaba ?
Ürün değerlendirmesi :




M.Aras Gür  -  2009-05-21
9 Nisan 2009 tarihinde aldığım Limon fidesi çiçeklenmeye, yeni sürgün ve dallar oluşmaya başladı. Tümü ile sağlıklı görünüyorlar. Bitki ve toprağı'nda herhangi bir hastalık, olumsuzluk görülmüyor. Firma yetkililerine tekrar teşekkür ediyorum.
Ürün değerlendirmesi :




M.Aras Gür  -  2009-04-09
Aşılı olarak sağlıklı bir biçimde aldığım için Teşekkür ediyorum...
Ürün değerlendirmesi :




Adınız ve Soyadınız :


Ürünü değerlendirin :


Yorumunuz : (max. 250 karakter)


 16791  güvenlik kodu ( yandaki sayıları alana yazınız. )



TURUNÇGİL YETİŞTİRİCİLİĞİ
Dünyada olduğu gibi, ülkemizde de turunçgillerden en çok portakal yetiştirilir. Limon ve mandarin ise, birbirlerine yakın miktarlarda üretilir. En az miktarda yetiştirilen tür altıntoptur.

İKLİM

Turunçgiller Ülkemizde Akdeniz, Ege ve kısmen de Doğu Karadeniz bölgelerindeki, iklim şartlarının uygun olduğu yörelerde yetiştirilir.

Yetiştiriciliğini sınırlayan en önemli iklim olayı, düşük sıcaklıklar (don) dır. Türlerin düşük sıcaklıklara dayanıklıları farklılıklar gösterir.
Limon 0°C, portakal -2°C, altıntop -3°C ve mandarin -4°C’nin altında zarar görür. Zararın şiddeti don olayının süresine bağlıdır. Uzun sürerse zararı da artar.

İkinci önemli iklim faktörü, rüzgardır. Rüzgar hem şiddetiyle (ağaçların kırılması, meyve dökümü), hem de soğukluğuyla turunçgillere zarar verir.

ANAÇ

Akdeniz bölgesinde yetiştirilecek olan bütün çeşitlerin, uygun anacı turunçtur. Satsuma mandarin yetiştirilecek yöreler için ise, anaç olarak üç yapraklı ve melezleri uygun olmaktadır. Melezlerden Troyer ve Karrizo Sitranjları

kullanılmalıdır.

TOPRAK

Dikimden önce arazinin toprağı, mutlaka analiz ettirilmelidir. Toprak asitliği hafif veya nötr dolaylarında olmalıdır (pH= 5,5-6,5). Turunçgiller, bitki besin maddelerince zengin, süzek, geçirgen toprakları tercih eder. Toprağın derinliği en az 1 m olmalıdır. Taban suyu yüksek olan toprakları, hiç sevmez. Böyle yerlerde, mutlaka drenaj yapılmalıdır. Ağır bünyeli ve fazla kireçli topraklarda turunçgiller için tercih edilmez.

Turunçgil bahçesi yerinin seçimi

İklim, toprak ve sulama şartlarının uygunluğu araştırılır. Çukur ve alçak araziler ile, vadi tabanlarına bahçe kuramaz. Yöneyi güneye doğru olan araziler tercih edilir. Hakim soğuk rüzgarlara açık araziler ile, şehirlere çok yakın alanlar da tercih edilmez.

Don tehlikesinin bulunduğu yörelerde, bahçe tesis edilirken, korunma tedbirleri alınmalıdır. 
BAHÇE TESİSİ

Turunçgil yetiştiriciliği için, öncelikle, kaliteli fidan üretimi veya temini gerekir.

Günümüzde virüsten-temiz Turunçgil fidanı elde etmek üzere, Antalya Narenciye Araştırma Enstitüsü, tesislerini hazırlamış olup; virüsten ari fidan üretimine .geçmiştir . Bahçelerin virüssüz fidanlarla kurulması tercih edilmelidir.

Sağlıklı fidanların, iyi ürün elde edebilmek için, dikiminde de özen gösterilmesi gereklidir. Dikimden önce, arazi parsellere ayrılır. Yabancı ot ve diğer bitkiler temizlenir. 

Kaliteli ve bol meyve elde edebilmek için, bahçenin kenarına rüzgar kıran dikilmelidir. Bunun için, yayvan ve dikine gelişen serviler tercih edilir. Araları 1 m'den daha sık olmamalıdır.

Eğer arazinin tesviyesi bozuksa, dikim öncesi tesviye yapılır. Daha sonra, önerilen dikim aralıklarına göre, dikim yerleri işaretlenir. Turunçgillere kare dikim tercih edilir. Çeşitlere göre, dikim aralıkları 5 ila 8 m arasında değişir.

Ülkemizde, uygun dikim zamanı ilkbahar dönemidir. Şubat ortalarında nisan sonlarına kadar, dikime devam edilebilir. Dikimden önce, fidanlarda budama yapılmalıdır. Naylon (polietilen) torbalarda yetiştirilen fidanlarda da, dikim budaması uygulanmalıdır. Fidanların tutması ve gelişmesi için, bu husus çok önemlidir. Naylon torbalardaki fidanlar,genellikle gölge evlerinde yetiştirildiklerinden; dikimden önce, topluca 10-15 gün süreyle, güneş altında bekletilmelidir.

Dikimin derin olmamasına çok dikkat etmelidir. Dikimden sonra toprak sıkıştırılmalı, fidan başına, enaz 35-40 litre can suyu verilmelidir. Dikimi yapılan fidanların gövdeleri, hava şartlarına (özellikle güneşe) karşı korunmak amacıyla, kalın bir kağıtla sarılmalıdır. Fidan büyüdükçe, kağıdın yerine kireç boyama da yapılabilir.

Sık aralıklarla dikilmiş eski bahçelerden, yeterli miktarda ve kaliteli meyve elde etmek için, ağaçların mutlaka seyreltilmesi gerekir. Bu suretle, her türlü bakım işlemi de kolay uygulanabilir hale gelecektir. Seyreltme, verilen plana uygun olarak, köşegen doğrultusunda yapılmalıdır.
BUDAMA

Budama; ağaçların dengeli ve kuvvetli taç oluşturması; verimlilik süresinin uzatılması; fazla ve kaliteli ürün elde edilmesi; uygun olmayan iklim koşullarıyla, hastalık ve zararlıların olumsuz etkilerinin ortadan kaldırılması; zirai mücadelede başarının artması; hasatta kolaylık; bazı durumlarda, verimden düşmüş ağaçların yeniden kazanılması gibi, yararlar sağlar. Şekil budaması yapılmış olan fidanlar, bahçeye dikilince, 2-3 yıl süreyle budama yapılmaz. Eğer fidanlarda şekil budaması yapılmamışsa, bu işlem bahçede uygulanır 

Fidan meyveye yatıncaya kadar, yalnız ana dallarla, bundan çıkan iskelet dalları kısaltılır. Sıkışıklık yapan, istenmeyen sürgünler çıkarılır.Ağacın ortasından geçip, çatallaşma ve karışıklık yaratan dallar mutlaka alınmalıdır.

Budama öncesi ve budamada; ağaç değiştirirken budama aletleri, mutlaka ilaçlarla muamele edilmelidir. Turunçgillerde budama zamanı, kış soğukları tehlikesinin ortadan kalktığı ancak, ağaçların yeteri kadar uyanmadığı, Şubat-Mart aylarıdır. Ancak uçkurutan hastalığıyla bulaşık olan limon bahçeleri, sıcak aylarda (Temmuz- Ağustos) budanmalıdır.

Genel olarak, dikkat edilecek hususlar şu şekilde olmalıdır:

Öncelikle, kuru dallar alınır.

Obur dalların, büyümesine müsaade etmeden, her zaman alınması gereklidir.

Birbiri üzerine binmiş ve sürtünme meydana getiren dallardan, alttaki dallar çıkartılır.

Beş parmak ve daha kalın dalların yeri, kesimden 1 gün sonra, mutlaka macunlanmalıdır. 

TOPRAK İŞLEME

Turunçgillerde, yıllık bakım işlerinden toprak işlemede; toprak ya işlenmez ya da en az düzeyde işlenir. Toprak işlemenin genelde amacı, yabancı otları imha etmektir. Bu işlem uygun ot öldürücü ilaçlarla da yapılabilir.

Akdeniz ve Ege Bölgesi koşullarında toprak; kışın örtülü bırakılarak, yazın işlenir. Turunçgiller, derin işlenmeye çok hassas olup; bu yapıldığında, kökler büyük oranda zarar görürler. Buna bağlı olarak, meyve küçük kalır ve ağaçlarda gelişme yavaşlar.

Turunçgillerde en uygun toprak işleme derinliği, 8 ila 12 cm civarındadır. Toprak, mutlaka tavlı olduğu zaman işlenmelidir. Toprak işleme aletleri ağır olmamalıdır. Ağır işleme, toprağın sıkışmasına neden olur; bu durumda ağaçların beslenmesi engellenir.
SULAMA

Genellikle, yaz aylarının kurak geçtiği; Akdeniz ve Ege Bölgelerinde, turunçgillerde sulama gerekir. Sulama suyu yeterli miktarda bulunmalı ve iyi kalite özellikleri taşımalıdır. Sodyum, klor ve bor gibi elementler, suda çok düşük miktarlarda bulunmalıdır.

Ülkemizde, turunçgillerin sulanmasında genellikle, çanak veya tava ile, karık usulü uygulanır. Yeni kurulan turunçgil bahçelerinde, karık usulü tercih edilmelidir 

Türlerin su ihtiyacı değişiktir. En çok limonlar su ister. Daha sonra birbirine yakın miktarlarla altıntop ve portakallar gelir. En az su mandarinlerde verilir. Yıllık su ihtiyacı, 875-925 mm arasında değişir.
Sulama aralıklarının tespitinde, hava kuraklık durumu ve toprak yapısı, en önemli faktörlerdir. Nisan-Mayıs aylarında başlayan sulamalar havaların çok kurak seyrettiği, Temmuz-Ağustos aylarında, daha sık aralıklarla yapılmalıdır. İklime bağlı olarak yapılan sulamalar, Ekim-Kasım aylarına kadar devam eder. Turunçgillerde, 15 ila 35 gün arayla yapılacak yüzey sulaması genellikle yeterlidir.

Damla ve yağmurlama sulama da, Ülkemiz turunçgil bahçelerine girmiş bulunmaktadır. Bunların, verim ve kalite artışı yönünden önemli avantajları vardır. Özellikle sulama suyunun yetersiz olduğu yörelerde, başarıyla kullanılabilir.
GÜBRELEME
Turunçgillerde tekniğine göre gübreleme için, mutlaka ve toprak analizlerinin yaptırılması gerekir. Analiz için yaprak ve toprak örnekleri, Eylül ortasından Kasım başına kadar olan dönemde ve mutlaka uzman elemanlarca alınmalıdır.

Turunçgillerin gübrelenmesi ile ilgili, yaprak ve toprak analizleri Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı İçel, Antalya, Alata ve İzmir-Bornova'daki, uzman elemanların çalıştığı, modern laboratuarları bulunan, araştırma enstitülerinde yaptırılabilmekte ve gübreleme tavsiyeleri buralardan kısa sürede alınabilmektedir. Gübrelerin mutlaka bu tavsiyeler doğrultusunda verilmesi gerekir.

Genelde, en fazla miktarda gübre limonlara, en az mandarinlere orta derecede portakal ve altıntoplara verilir. Gübrelemede, ilk uygulama Kasım-Aralık aylarında yapılır. Bu devrede, fosforlu ve potaslı gübrelerle, çiftlik gübresi; ağacın taç hizasına açılacak 15-20 cm derinlik ve genişlikteki, çukur veya bant içerisine verilerek üzeri kapatılıp bahçe sulanır.

Azotlu gübrelerin ilk uygulaması ise, çiçeklenme devresinden önce yani tomurcuklanma dönemidir. Bu dönem genellikle Ocak sonu Şubat başına rastlar. Azotlu gübre, ağaçların taç çevresine serpilerek verilir. 2. uygulama ise; Mayıs ayı ortalarından, Haziran ayının ilk haftasına kadar olan devrede, sulama suyuyla birlikte yapılır.

Gerek gübre miktarında, gerekse veriliş şekil ve zamanlarında , tavsiyelere mutlaka uyulmalıdır.

HORMON UYGULAMASI

Turunçgillerde bitki gelişmesini düzenleyiciler (hormonlar) genellikle; meyve tutumunun artırılması (Klemantin mandarini) amacıyla kullanılır. Bununla birlikte, bazı çekirdeksiz çeşitlerde (Vaşington ve Yafa portakalları ile altıntoplar) Haziran dökümü ve hasat önü dökümlerinin azaltılması için de kullanılabilir. Bunun için, resmi kuruluşlardaki uzmanlara başvurulmalıdır. Aksi halde, beklenilen amacın tam tersi bir tepki elde edilebilir.

Uygulamalarda, bu faydaları sağlamak üzere, ruhsat almış maddeler kullanılmalıdır. Ruhsatı olmayan maddelerin kullanımı; hem beklenen faydanın çıkmamasına neden olur, hem de insan ve çevre sağlığı yönünden zararlar meydana getirebilir.

HASAD

Eğer yıllık bakım işleri tekniğine göre yapılmışsa; hasatta üreticinin yüzü gülecek ve daha çok ve daha kaliteli meyve elde edecektir. Hasat, uzman işçiler tarafından ve tekniğine uygun olarak yapılmalıdır.

Bütün ürünler gibi, turunçgillerinde, hasat zamanının tesbiti çok önemlidir. Zamanında erken veya daha geç yapılacak hasat; meyve kalitesini düşürür ve dayanıklılığını azaltır. Hasat, mutlaka olgun meyvelerde yapılmalıdır. Olgunluğun tespitinde, genellikle, meyvede usare oranı, şeker, asitlik ve meyve kabuk rengi değişimleri göz önüne alınır. Esasen, uzun yıllar boyunca hasat yapıldığından, hasat zamanın belirlenmesinde, fazla bir yanılma olmaz.

Hasat temizlenip ilaçlanmış makasla yapılmalı ve saplar uzun bırakılmalıdır. Hasat sırasında, hava açık veya güneşli olmalı, ağaçlar ıslak olmamalıdır. Hasatta merdiven kullanılmalı; hasat yapılırken ağaçlara zarar verilmemelidir. Hasada başlarken, önce ağaçların, etek dallarındaki meyveler toplanmalıdır. Hasat edilen meyvelerin zarar görmemesi için, toplama kaplarının içleri, düzgün olmalı veya gerekli önlemler alınmalıdır.

Hasat edilen meyvelerden, bereli ve hastalıklı olanları ayıklandıktan sonra, taşıma kaplarına konulmalıdır. Taşıma kapları, hastalık bulaşmalarını önlemek için, doğrudan toprağa konulmamalıdır. Toplanmış meyveler, bahçede 1 gece bekletilmelidir.
AMBALAJLAMA

Her ne kadar, hasat edilen meyveler, az miktarda olduklarında, bahçenin kenarında tasnif edilip ambalajlanabilirse de; meyve çoğaldığında ve iyi bir ambalaj yapmak için, mutlaka paketleme evleri kullanılmalıdır. Türkiye'de üretilen bütün meyveleri işleyecek kapasitede paketleme evi bulunmaktadır. Bunlar yetiştirme bölgelerine dağılmış durumdadır.

Taşıma kapları ile topluca paketleme evlerine getirilen meyveler, burada, bantlar üzerinde önce ayıklanır, daha sonra yıkama bölümlerinde, özel ilaçlı sıvalarla ve fırçalarla temizlenir. Gerekirse (özellikle ihracaat için) mumlanır ve kurutulur. Daha sonra, çaplarına göre boylanarak, uygun boyutlardaki ambalaj sandıklarına yerleştirilir. Bu suretle, meyveler iç ve dış pazarlama için, hazırlanmış olur.
DEPOLAMA

Turunçgillerde en ihmal edilen hususlardan birisi de depolamadır. Halbuki, depolamanın çok önemli avantajları bulunmaktadır. Bunlar;

- Ağaç üzerinde oluşan kaliteyi, meyve tüketilinceye kadar muhafaza etmek,

- Pazara düzenli olarak meyve arz edilerek, fiyat istikrarı sağlamak,

- Özellikle ihracaat için, toplu ve düzenli meyve temin etmek;

Bu avantajlardan yararlanabilmek için, meyveler mutlaka, soğuk depolara konularak muhafaza edilmelidir. Turunçgil meyveleri, adi depolarda veya makineyle soğutulan depolarda muhafaza edilirler. Kış aylarında, adi depo olarak, havalandırılabilen herhangi bir oda kullanılabilir. Havalar ısındıktan sonra, bu odalarda meyve muhafaza edilmez.

Ülkemizde, "yatak limonculuğu" denilen işlem, buna örnektir. Kış aylarında hasat edilen limonlar, Mart ayına kadar üretildikleri yerlerdeki adi depolarda saklanır. Havalar ısınınca, Ürgüp'teki tabii mağaralara götürülür. Bu şekilde limonlar, Ağustos ayına kadar muhafaza edilebilmektedir.

Meyveler, adi depoya veya makine ile soğutulan modern depolara konmadan önce, ambalajlanmalıdır. Depolanacak meyveler, ambalajlanmadan önce veya ambalajlama sırasında, hastalıklara karşı mutlaka ilaçlanmalıdır. Aynı şekilde, soğuk depolarda temizlenip ilaçlanmalıdır. Kullanılacak ilaçlar için, resmi kuruluşlardaki uzmanlara başvurulmalıdır.

Soğuk depolara ambalajlanmış meyveler, ambalaj kaplarının arasından hava geçebilecek şekilde istiflenmelidir.

Turunçgil meyvelerinin depolanmasında, nispi rutubet genellikle % 85-90 olmaktadır.

Depo sıcaklıkları ile muhafaza süreleri, türler itibariyle aşağıdaki gibidir:

Mandarinler: 3-4 derecede 2-3 ay

Portakallar: 5-6 derecede 5-6 ay

Altıntoplar: 7-9 derecede 6-7 ay

Limonlar: 10-12 derecede 7-8 ay

Gerek hasat mevsiminin 9 aylık döneme yayılması; gerekse uzun sayılabilecek bir depolama süresine sahip olmaları nedeniyle; turunçgil meyveleri taze olarak pazarlanabilmekte ve tüketilmektedir


bos

Anasayfa              Hakkımızda              Sözleşme              Yardım              İletişim
Tüm Kredi Kartları ile Alışveriş yapılmaktadır.

www.fidanistanbul.com websitesindeki tüm yazı ve görsellerin telif hakları 1951 tarihli 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) ile korunmaktadır.fidan fidancı 

InstagramGoogle+ Rapid SSL