ab 0312245
Rosa Rugosa Hollanda Tipi Kuşburnu Fidanı, 40-60 cm, Saksıda

Rosa Rugosa Hollanda Tipi Kuşburnu Fidanı, 40-60 cm, Saksıda

  • Erkenci çeşittir, dikildiği yıl meyve gösterirler.
  • Köklenme kabiliyeti yüksektir.
  • Hemen her tür toprağa uyum sağlarlar.
  • Mayıstan Kasıma kadar sürekli çiçek açıp meyve verirler.
  • Peyzaj düzenlemelerinde ve arıcılıkta kullanıma da uygundur.

24,99 19,99 TL

Sepete Ekle

KUŞBURNU YETİŞTİRİCİLİĞİ

Yurdumuzun çeşitli yörelerinde doğal popülasyon halinde yaygın olarak bulunan kuşburnu, içerdiği mineral madde ve vitaminler yönünden gıda ve ilaç sanayinde aranan bir bitki durumundadır.
Kuşburnu meyveleri marmelat, reçel, meyve suyu, bitkisel çay ve bebek mamalarının yapımında; ayrıca C vitamini bakımından fakir olan diğer meyve ve sebze sularının da vitamince zenginleştirilmesinde kullanılmaktadır. Çiçek ve yaprakları da bitkisel çay olarak değerlendirilmektedir. 
Kökleri oldukça derine ulaştığından ve kuraklılığa dayanıklılığı nedeni ile verimsiz alanların değerlendirilmesinde, erozyon kontrolünde, özellikle dikenli tipler ise çit bitkisi olarak kullanılmaya çok uygundur.

KUŞBURNU’NUN EKOLOJİK İSTEKLERİ
İklim İstekleri
Kuşburnu bitkisi deniz seviyesinden itibaren, 2 500 metre yükseklikteki yerlere kadar çok uzun bir sahada yetişmektedir.
Yayılış alanından da anlaşılacağı üzere çok değişik extrem iklim şartlarına karşı çok dayanıklı bir bitkidir.
Soğuğa karşı çok dayanıklıdır.
Mayıs – Haziran – Temmuz aylarında çiçek açtığı için donlardan zarar görmezler. Yükseklere çıkıldıkça çiçeklenme zamanı gecikmekte ve meyve kalitesi artmaktadır.
Kök sistemleri çok derine indiğinden kuraklığa karşı mukavimdirler.
En iyi gelişmeleri nehir kenarlarında olur.
Kış soğuklanma ihtiyacı yüksek olduğundan Akdeniz sahil kesiminde pek bulunmazlar.
Özellikle vegetasyon döneminde ki yeterli yağış meyve iriliğini arttırmaktadır.
Açık arazide, güneşlenmenin yüksek ve bol olduğu yerlerde, güney marazlarda meyve rengi ve iriliği ile birlikte meyvede ki C vitamini içeriği de artmaktadır.

Toprak İsteği
Toprak konusunda seçici değildirler. Çok farklı yapılarda ki topraklarda yetişebilmektedirler.
Kumlu topraklarda çok iyi gelişir.
Besin maddelerince zengin, gevşek topraklarda en iyi gelişimi gösterirler.

ÇOĞALTILMASI
Tohum İle Çoğaltma
Kuşburnu tohumları yüksek oranda Absisik asit (ABA) içerdiklerinden kolay çimlenme göstermezler. Bazı kuşburnu türlerinde tohumla çoğaltmada çok az açılım ortaya çıkmakta, dolayısı ile bu türlerin çoğaltılmasında tohumla çoğaltma yöntemine baş vurulmaktadır.
Tohumlar ıslak nehir kumu içinde %2B 5 °C’ de 90-120 gün bekletilerek katlama işlemine tabi tutulduğunda çimlenme oranında artış gösterir.
Yüksek oranda çimlenme elde edebilmek için meyveler sarımsı veya hafif kırmızıya döndüğü dönemde toplanmalıdır. Meyvelerden çıkartılarak doğrudan araziye ekim yapıldığında en uygun ekim zamanı Eylül sonu, en uygun ekim derinliği ise 2,5 cm’ dir.
Bir meyve içinde 20-40 adet tohum bulunmaktadır. Özellikle bazı türlerde ana bitkiden çok farklı özelliklere sahip tipler ortaya çıktığından tohum ile üretim istenmez. Tohum ile çoğaltılmış bitkiye fidan değil ancak çöğür denilebilir. Bu şekilde elde edilmiş kuşburnu bitkisi ile bahçe tesisi ileriye dönük pek çok problemi de beraberinde meydana getireceğinden bu tür uygulamalardan kaçınılmalıdır.


Çelikle Çoğaltma
Çelikle üretim için Sonbahar sonunda veya kış başlangıcında bir yaşlı 6-9 mm çaplı dallar kesilmelidir. 15-20 cm uzunlukta kesilen çelikler demet halinde nemli kum veya pist yosunu içinde tutulur. Bu çelikler önce nem geçirmeyen kağıda, sonra nemli gazete kağıdına, daha sonra da nem geçirmeyen kağıda sarılarak buz dolabında muhafaza edilir. Daha sonra ilk baharda köklendirmeye alınır. Aynı yıl süren dalların kısmen sertleştiği devrede alınan yumuşak odunsu çekirdeklerde uygun ortamlarda köklendirilebilir. 

Aşı ile Çoğaltma
Seleksiyon çalışmalarında bulunan tiplerin çoğaltılmasında ortaya çıkan sorunların bertaraf edilebilmesi amacıyla, 1995 yılında Tokat Meyvecilik Üretme İstasyonu Müdürlüğünde başlatılan "Çeşitli Kullanım Amaçlarına Uygun Kuşburnu Tiplerinin Çoğaltılması Projesi” kapsamında 4 yıl süren çalışmalar sonucunda çok başarılı sonuçlar elde edilmiştir.
Anaç materyali olarak gül yetiştiriciliğinde kullanılan dikensiz Rosa Multiflora anacı kullanılmıştır. Böylece dikensiz tek bir gövde üzerinde, selekte edilen tiplerden  aldığımız gözlerle yaptığımız yongalı ve " T " göz aşıları tekniği ile kuşburnu fidanları elde edilmiş ve seri üretime geçilmiştir.

BAHÇE TESİSİ
Kuşburnu için çok farklı dikim mesafeleri önerilmektedir. Bunun sebebi her türün farklı  gelişim, dallanma ve habitüs oluşturmasından kaynaklanmaktadır.
Tavsiye edilen dikim mesafeleri 1x 1,5 - 1,5 x 2 – 3,5 x 1,2 – 3 x 2 – 3 x 3 gibi çok geniş bir aralık göstermektedir. Bu dikim mesafeleri göz önüne alındığında dekara 111 - 667 adet fidan dikilebilmektedir.
Anaçlık tesisi için  sıra aralarının traktörle sürülebilmesi için mesafeler 3 metre, sıra üzeri mesafeler ise 2 metre olarak belirlenmiştir. Bu durumda dekara 160 bitki düşmektedir.
Kışı şiddetli geçen iklim bölgelerinde fidanların ilkbaharda dikilmesi daha uygundur. Bu tarih şiddetli soğuk ve donlardan sonra, havaların yumuşamaya başladığı ilkbaharın başlangıcı  sayılan günlere rastlamaktadır. Esas itibariyle fidan dikim dönemi, sonbaharda ağaçlar yapraklarını döktükten itibaren başlayarak, tomurcuklar patlayıncaya kadar devam eder. İklim elverişli ise fidanın sonbaharda dikilerek ilkbaharda vegetasyonun başladığı döneme yerine adapte olmuş vaziyette girmesi en uygun durumdur.
Fidan dikilecek çukurlar sonbaharda yağışlardan önce açılarak toprağın tavlanması ve havalanması sağlanmalıdır. Fidan dikilecek yerler 60 x 60 cm genişlik ve derinlikte açılmalıdır. Daha yüksek seviyede bitki besin elementi ihtiva eden üstten çıkan toprağın, üzerinden bir yıl geçmiş yanmış çiftlik gübresi ile karıştırılarak fidan çukurunun tabanına, alttan çıkan toprağın ise çukurun üst kısmına konulmasına dikkat edilmelidir.
Fidan dikilirken aşı yerinin ve kök boğazının toprak seviyesinden yukarıda kalmasına çok dikkat edilmeli, dikimden sonra çukurun etrafında çanak oluşturularak fidan için gerekli suyun alınmasına yardımcı olunmalıdır.
Kuşburnu fidanları dikim esnasında hereğe gerek duymazlar.
Fidanların dikiminden sonra toprak iyice sıkıştırılarak hemen can suyu verilmelidir.
Meyve tutumunun artırılması için kapama kuşburnu bahçelerinin değişik türler ile kurulması tavsiye edilmektedir.

VERİM
Birim alandan yüksek verim alınması seçilen tiplerin meyve irilikleri yanında, bol çiçek ve meyve oluşturmasına bağlıdır. R. canina’dan geliştirilen kültür çeşitlerinde meyve ağırlığının 8-10 g arasında olduğu belirtilmektedir. Yabani olarak gelişen kuşburnu meyvelerinde ağırlığın 1,31-3,12g  arasında değiştiği bildirilmiştir.
Doğal olarak yetişen kuşburnu bitkilerinden bitki başına ne kadar meyve alınabileceğine dair sağlıklı bir bilgiye rastlanmıştır.
Kültüre alınmış tiplerin verimi ile ilgili araştırma sonuçları da farklılıklar göstermektedir.
Aşılı kuşburnu fidanları ile oluşturduğumuz anaçlık parselinde üç yaşlı fidanlarda yaptığımız ölçümde ise çalı başına verim 1.2-2.1 kg olarak tesbit edilmiştir.

YILLIK BAKIM İŞLEMLERİ
Toprak İşleme 
Bahçe toprakları çok değişik amaçlarla işlenir. Genel olarak;

  • Bitkilerin su ve gıda maddelerine ortak olan yabani otları öldürmek,
  • Çeşitli gübrelerin toprağa karışmasını sağlamak,
  • Toprak verimliliğini artıran mikroorganizmaların faaliyetini artırmak,
  • Kök bölgesinin solunumunu, topraktaki besin maddelerinin çözünürlüğünü ve toprağın havalanmasını temin etmek,
  • Yağmur, kar sularının toprak tarafından emilimini kolaylaştırmak, kurak yerlerde ve meyilli arazilerde su kaybını en aza indirmek,
  • Toprakta kışlayan haşerileri yok etmek, şeklinde özetlenebilir.


Kuşburnu bahçelerinin sonbaharda toprak tavında iken iklim bölgesinin durumuna göre Ekim-Kasım ayları içerisinde var ise traktörle 15-20 cm derinlikte pullukla işlenmesi yoksa bel ile bellenerek alt üst edilmesi çok faydalıdır. Bu şekilde işlenmiş olan bahçelerde yağan yağmur ve kar suları, toprak tarafından çok iyi tutulduğundan, fidanların gelişimi ve meyve verimi artmaktadır.
Özellikle fidanın gelişme dönemlerinde sıra aralarının pullukla sürülerek, sıra üzerilerinin çapalanarak yabancı otlardan arındırılması fidanın sürgün verimini teşvik eder.      
Sulama
Kuşburnu bitkisinde kök gelişimi çok iyidir. Kazık kökler çok derinlere kadar ulaştığından kuraklığa çok dayanıklıdır.
Sulama olanaklarının uygun olduğu yerlerde, özellikle fidanların ilk bir kaç yılında yağmursuz geçen vegetasyon dönemlerinde toprağın durumuna bakılarak 20-25 günde bir defa olmak üzere 4-5 defa sulama yapılması çok faydalı olacaktır.
Yağışsız geçen dönemlerde, uygun zamanlarda yapılan sulamalar bitki gelişimini ve meyve verimini olumlu yönde teşvik etmektedir.
Gübreleme
Uygun gübreleme, yeni sürgünlerin meydana gelmesini, bitki boyunu, meyve iriliğini ve ağırlığını, çalı başına verimi ve meyve eti oranını önemli ölçüde artırmaktadır.
Tavsiye edilen gübre uygulaması ile çalı başına 4.66 kg olan verimin 7.58 kg’a yükseldiği tespit edilmiştir.
Budama
Kuşburnu bitkisi düzenli ve fazla budamaya ihtiyaç duymaz. Özellikle ocak şeklindeki bitkide dal seyreltme şeklinde hafif bir budama verim ve kaliteyi artırmaktadır.
R. multiflora üzerine aşılı kuşburnu fidanlarında tek bir gövde üzerinde aşı yerinden dallanmalar meydana geldiğinden bitkinin budama ile kontrol altına alınması ve istenen şeklin verilebilmesi mümkündür.
Aşılı kuşburnu fidanları ile oluşturduğumuz anaç parselinde yaptığımız budamalar ile bitkinin meyve veren dallarının güneşten daha çok istifade edebilmesi, hasadının kolay olması için yan dallanmalar kontrol altına alınmıştır.
Nadiren de olsa aşı gözünün altında  anaçta oluşan sürgünler kesilerek yok edilmelidir.


Hasat
Kuşburnu meyvelerinin hasadında özellikle vitamin C içeriğinin en yüksek olduğu dönemler gözlenmelidir. Meyveler en yüksek C vitamini oranına fizyolojik olgunlukta ulaşmakta ve bu zaman genel olarak Eylül-Ekim aylarına denk düşmektedir. Bazı Rosa türlerinde ise fizyolojik olgunluk Temmuz-Ağustos aylarında olmaktadır. Olgunlaşma bakımından  Rosa canina türü içinde de bir varyasyon mevcuttur.
Kuşburnu meyvelerinin olgunlaşması için geçen süre türlere göre değiştiği gibi aynı tür içindeki tiplerde de değişiklikler göstermektedir.
Özellikle hasat ve işlemede kolaylık sağlamak açısından farklı olum zamanlarına sahip kuşburnu tiplerinin selekte edilerek çoğaltılması da ıslah çalışmalarında çok önemli bir yere sahiptir.


Henüz yorum eklenmemiş!

Bu ürüne yorum ekleyen ilk kişi siz olun!

DIŞ MEKÂN BİTKİLERi
1.Genel Özellikleri
Hızlı kentleşmeyle doğadan uzaklaşan ve yeşile olan özlemini yapay yollardan
gidermeye çalışan insanoğlu, doğayı bulunduğu çevreye taşımak için parklar, bahçeler ve
oyun alanları inşa ederek bu alanları dış mekân bitkileriyle donatmaktadır.
Dış mekân bitkileri kentlerde iklim yönünden etkili olurken, yeşilin ruhsal yönden
olumlu etkisi nedeniyle insanları hem ruhen hem de bedenen sağlıklı kılmaktadır. Ayrıca dış mekân bitkilerinin gürültüyü, tozu ve rüzgârı önleme yönünden de büyük katkıları vardır. Herhangi bir alanda peyzaj çalışması yapılırken, öncelikle tabi bitki ortamının
tanınması ve kullanılacak bitkilerin ekolojik isteklerinin bilinmesi büyük önem taşır. Böylece o bölgeye iyi adapte olabilecek kültür bitkilerinin seçilmesi ve çalışılması olumlu sonuçlar doğuracaktır.Bir bahçenin yeşil örtüsünü oluşturmaya yarayan bütün bitkiler, dış mekân bitkileri sayılır. Bahçenin canlı dekorunu oluşturan bu malzeme, bitki aleminin büyük ağaçları başta olmak üzere, ağaççıklar, çalılar, sarmaşıklar, tek yıllık, iki yıllık veya çok yıllık otsu bitkiler,yani kökü yerde sürekli kalabilen soğanlı, yumrulu veya rizomlu otsu bitkiler ile çim bitkileri ve su bitkilerinden oluşur.
Dış Mekân Bitkilerinin Gruplandırılması:
Ömür ve Habitüs Özelliklerine Göre Gruplandırma
a. Tek yıllık bitkiler; vegetatif ve generatif gelişmelerini bir yıl içinde tamamlayan,
tohum oluşturduktan sonra yaşamı sona eren, sonraki yıllarda tohum ile üretilebilen
bitkilerdir. Bahçe çiçeklerinin büyük kısmı tek yıllık olup, tohumla üretilir ( petunya,
camgüzeli, ateş çiçeği).
b. İki yıllık bitkiler; vegetatif gelişmesini yani yaprak ve sürgün gelişimini 1. yılda
tamamlayıp, 2. yılda generatif gelişme (çiçek, meyve, tohum) gösteren, ikinci yıl sonunda
yaşamı sona eren, sonraki yıllarda tohumla üretilen bitkilerdir (hüsnüyusuf, gazanya).
c. Çok yıllık bitkiler; uzun ömürlü olan, vegetasyon dönemi sonunda toprak üstü
aksamı kurusa bile bir sonraki vegetasyon dönemi başında kök ya da toprak altı organları ile yeni sürgünler oluşturabilirler. Odunsu bitkilerin otsular gibi toprak üstü aksamı kurumaz; ancak bazıları yaprak döker, bazıları dökmez (kartopu, ortanca).
Dendrolojik Özelliklerine Göre Gruplandırma
a. Ölçü yönünden gruplandırma
Dış mekân bitkileri ölçü ve dış görünüş yönünden yaşamları boyunca alacakları en son
taç büyüklüğüne göre gruplandırılır.
Yer Örtücüler
0 – 30 cm’ye kadar boylanan toprak yüzeyinde çok yakın neredeyse yapışık şekilde
yoğun bir toprak tabakası oluşturan, sarılıcı, sürünücü, yayılıcı bodur bitkilerdir. Odunsu,
otsu, her dem yeşil veya yalnız yazın yeşil olan bu bitkileri çim örtüsü gibi görünür ve aynı amaca hizmet eder. Bu bitkiler erozyon ve su kaybını engellerken, zemine de renk, desen, doku özelliği kazandırır. Bu tip bitkilerin gölge ve güneşe dayanıklılıklarının iyi bilinmesi ve dikkate alınması gerekir.
Çalılar
Farklılıklar her zaman çok kesin olmadığı için bazı bitkilerin çalı mı yoksa ağaç mı
olduklarını tespit etmek güçtür. Çalıların pek çok gövdesi varken, ağaçların bir tek temel
gövdeleri olur. Çalılar genellikle 5 m’yi geçmezken, ağaçlar istisnaları olmakla beraber 5
m’den uzun bitkilerdir. Çalılar daha kısa ve yoğundur. Bazı uzun çalılar tek gövde kalacak
şekilde budanıp küçük bir ağaç olarak kullanılabilir. Her dem yeşil bazı süs çalıları aslında
çok yavaş büyüyen ya da bodur formlu ağaçlardır. Her dem yeşil ve çiçekli çalılar evin
hatlarını yumuşatır. Etrafı çeviren çalılar canlı çitler oluşturur.
1- Bodur Çalılar; 30 –100 cm kadar boylanan ve oturan bir insanın göz seviyesinden
aşağıda olan bitkilerdir. Görüşe engel olmazlar.
2- Küçük Çalılar; 100 –150 cm arasında değişik boyda olan bu çalı grubu görmeyi
engelleme yanında kendini yavaş yavaş belli eder. Oturan insanın görünmesini engellerken ayakta duran insanın göz seviyesinden aşağıda olduğundan görüşü engellemez. Arazide dalgalanma yaratabilir.
3- Orta Çalılar; 150 – 200 cm kadar boylanan bu gruptaki çalılar, planlamalarda
gruplar halinde kullanıldığında renk ve doku etkisi yapar. Dipten itibaren dallanırlar.
4- Büyük Çalılar; 300 –700 cm kadar boylanan bu gruptaki çalılar, karşıdan bakınca
küçük bir ağaç gibi görünebilir. Saha ayrımı yönünden etkilidir. Rüzgâr perdelerinde alt
tabakayı oluşturur.Görüntüyü engeller.
Ağaçlar
Peyzajda en uzun ve baskın bitkiler ağaçlardır. Ağaçlar, evin siluetini ve boyutlarını
tanımlayarak onu çevrelendirir.
1- Küçük Ağaçlar (Ağaççıklar); 300 – 700 cm kadar boylanan küçük boylu
ağaçlardır. Rüzgâr önleme, mahremiyet ve mekân oluşturma yönünden önemli fonksiyonları vardır. Boyları büyük çalılara benzer, aradaki fark bu bitkilerin tek gövdeli olmasıdır.
2- Büyük Ağaçlar(Ağaçlar); 700 – 1500 cm ve daha fazla boy yapan bitkilerdir. Tek
gövde üzerinde dallanmış bir yapı oluşturmalarından dolayı altında oturulabilir. Çiçek
yaprak ve gövdeleri görsel olarak etkilidir. Mekânın ana öğesidir.
Ağaç, ağaçcık ve çalıları yapraklarını dökme durumuna göre gruplandırdığımızda;
I. Kışın yaprağını dökenler: Akçaağaç, çınar…
II. Her dem yeşil kalanlar: Çam, sedir, köknar, manolya, palmiyeler…
III. Yarı her dem yeşil kalanlar (iklim şartlarına göre yaprağını dökmeyen ya da çok
geç döken bitkiler)
b. Biçim Yönünden Gruplandırma
Genel olarak bir bitkinin formu, kalıtsal etkilerin ve ekolojik koşulların etkisiyle
ortaya çıkar. Bitki türleri farklı ekolojilerde farklı biçimler ortaya koyar. Örneğin, karaçam
açık bir arazide yerden dallanırken, ormanlık bir alanda çıplak bir gövde üzerinde taç yapar.
- Dış mekân bitkileri biçim ( form ) yönünden beş grupta incelenebilir.
 1. Salkım formlu; bir peyzaj düzenlemede insanların en çok dikkatini çeken gruptur.
Ancak çok fazla kullanılmamalıdır. Keskin çizgileri, sert görüntüleri yumuşatmaktır.
2. Sütun formlu; dikine büyüyen bitkilerdir. Dikkat çekme ve vurgu etkisi yaratır.
Bunlar yapılar arasında kalan dar alanlarda az yer tutması bakımından kullanışlıdır. 
3. Piramit formlu; dikkat çeken ve vurgu yaratan bitkilerdir. Bir mekanda, diğer
bitkisel elemanlardan ayrı, soliter ya da grup halinde kullanıldığında anıt etkisi yapar. 
4. Yuvarlak formlu; siluetleri yönünden yuvarlak, hacimleri yönünden küresel
ağaçlardır. Çok fazla kullanıldığında monotonluk etkisi yaratır. 
5. Manzara formlu; doğanın düzenine en uygun formdur. Formal bitkiler insan
üzerinde disiplin yaratırken, manzara formlu bitkiler insan üzerinde rahatlık etkisi yaratır.
c. Renk Yönünden:
İster canlı, ister cansız elemanlar yönünden olsun renk, insanı en çok etkileyen tasarım
elemanıdır. Doğa; gücünü, ekolojik koşulların uygunluğunu ya da uygun olmadığını renk ile belli eder. Canlı yeşil renk vadi içlerinde görülür. Bol yağışın olduğu yerlerde yeşil renk
hâkimken, kurak bölgelerde yeşilden uzaklaşıp soluk renklerle karşılaşmaktayız.
Bitkilerde renk özelliği genellikle çiçekler tarafından verilir. Yaprakları ile renk
değiştiren bitkilerde peyzaj için önemlidir.
d. Doku Yönünden
Gerek dokunma, gerekse görme duyumuzu etkileyen bir özelliktir. Yaprak ve
dallanma özelliklerinin tümü, yani yaprak ölçüleri, biçimi, rengi, deseni, tüylülük durumu
bitkilerin doku özelliğini ortaya çıkarır. Yapraklar ölçü ve form yönünden çok değişiklik gösterir. Form yönünde oval, yumurta, ters yumurta gibi şekillerde olabilir. Yapraklar aynı zamanda simetrik, asimetrik, kalın, ince, parçalı, bütün, tüylü, tüysüz gibi özellikler de gösterir. Yapraklar ayrıca yoğunluk yönünden incelendiğinden seyrek, sık gibi terimlerle ifade edilir. Sık dokulu bitkiler ışığı geçirmez; seyrek dokulu bitkiler ise ışık oyunlarına olanak verir. Yaprak sapının uzunluğuna göre de yapraklar hareketlilik gösterir. Uzun yaprak sapı olan ağaçlar, rüzgârın ve gün ışığının etkisi ile çok hareketli bir görünüm ortaya koyar. Bu tip yaprakların alt ve üst yüzeyleri de farklı renkte ise bu etki daha da artar. Bitkilerin doku özelliği içinde yer alan yaprak rengi en önemli özelliklerden biridir.
Özellikle geniş yapraklı ağaçların yaprak renkleri mevsimlere göre değişir, Sonbaharda
yaprak dökümünden önce renkleri değişen ağaçlar tasarımda etkilidir. Örnek: Akçaağaç.
DOĞAL BİTKİ ÖRTÜSÜ
Herhangi bir alanda insanların ve hayvanların etkisinde kalmadan tamamen doğal
etmenlerle oluşan bitki örtüsüne doğal bitki örtüsü ya da flora denir. Bir yörenin bitki
örtüsünün insanlar ya da hayvanlar tarafından tahrip edilmesi söz konusudur. Yeryüzünün bugünkü bitki örtüsü ile doğal bitki örtüsü arasında büyük farklar vardır. Ancak insanın ulaşamadığı ya da etkilemediği alanlarda bitki örtüsü doğal bitki örtüsüdür.
Türkiye’de Bitkilerin Dağılımı
Türkiye de bitkilerin doğal dağılımı iklim ve yeryüzü şekillerinin etkisi ile beş değişik
bölgeye ayrılır. Bunlar:
Kuzey Anadolu Dış Şeridi: Marmara’ nın tümü ve Karadeniz kıyı şeridini içine
alır. Bu şeridin hakim olduğu bitki ise Kayın’dır.
Kuzey Anadolu İç Şeridi: Zonguldak’tan doğu hududuna kadar yer alan
bölgedir. Bitki olarak Sarı Çam dikkat çeker.
Akdeniz Şeridi: Çanakkale’den Antakya’ya kadar uzanan sahil şerididir. Kızıl
çam ve kara çam bitkileri yaygın olarak bulunur.
Step Kenar Şeridi: Ege ve Akdeniz’in iç kısımları ile Karadeniz’i bağlayan
bölgedir. Tuz Gölüne kadar uzanan at nalı şeklindeki bölgedir. Meşe, Ardıç,
Karaçam yaygındır.
Güney Doğu Anadolu Şeridi: Anadolu’nun güney doğusundaki bol yağış alan
kısımlarda görülür. Meşe ve ardıç bitkileri yaygın olarak bulunur.
Dış Mekân Bitkilerinin Peyzaj Açısından Önemi
Peyzajda Yer Örtücü Bitkiler
Vurgu amacıyla kullanım; tasarımda kullanılan yeşil ya da çiçekli bitkilerden oluşan
kümeler, çimenlikle zarif bir tezatlık yaratarak her iki farklı ortam arasında bağlantı sağlar. Bu bitkiler özellikle dar alanlarda vurgu sağlanmasında kıymetli olur.
Kenar ya da bordür olarak kullanım; çalılık kenarına ya da çiçek tarhı boyunca
dikildiklerinde daha gösterişli olur. Bu amaçla, değişik renk, doku ve karakterde pek çok
farklı yer örtücü kullanılır.
Erozyon kontrolü amacıyla kullanım; toprak kayması problemi olan dik yokuş ve
bayırlarda yer örtücü bitkiler hızla yayılarak, yaygın kök sistemi ile toprağı stabilize ederler. Böylelikle hem görüntü hem de fonksiyon açısından faydalı olurlar.
Gölge bahçelerde kullanım; çimlerin yetişmesi için çok gölge olan bahçelerde,
gölgeyi seven pek çok yer örtücü yüzeyi kaplamak için kullanılabilir. Özellikle sık ağaçların
bulunduğu, güneş ışınlarının zemine ulaşamadığı kısımları gölge seven yer örtücüler
kullanılır.
Peyzajda Çalılar
Vurgu amacıyla kullanım; özellikle farklı renkteki çalılar, küçük çalılı bir grubun
içinde baskın durumda olduklarında, bahçe içinde odak noktasını oluşturur. Sık dallı ve
yoğun büyüyen çalılar, insanlar ve hayvanları gitmelerini istemedikleri yerlere gitmelerini
engeller.
Sınır bitkisi olarak kullanım; sınırları çiçek ve yapraklarıyla birbirinden ayırt edebilir. Bahçenin kenarı boyunca dikilebilir. Yuvarlatılmış çizgiler de yapılan sınırlar düz
hatlara göre daha etkileyicidir.  Kap bitkisi olarak kullanım; çalılar kap içerisinde rahatlıkla yetiştirilebilir. Dekoratif saksılar içerisinde bahçemize, terasımıza koyabiliriz. Çit bitkisi olarak kullanımı; sınır işaretleri, özelleşmesi istenen alanların etrafı için yararlıdır. Şekilli bir çit oluşturmak için düzgün budama yapmak gerekir. Bordür bitkisi olarak kullanımı; çalılar geleneksel olarak ev önlerini ve ev inşasını hem örtmek hem de çevrelemek için kullanılır. Çiçekli ya da çiçeksiz herdem yeşil çalılar bu iş için uygundur. Genel olarak binanın köşelerine ve bahçe kapısından eve uzanan yolun her iki tarafına süreklilik arz edecek şekilde, istenilen boy ve şekilde uygun çalılar yerleştirilir.
Topiary ( bitkileri geometrik şekillerde budama ) olarak kullanımı; hayvan ya da herhangi bir nesnenin çok değişik şekillerde budanmasıdır.
Peyzajda Ağaçlar
Vurgu amacıyla kullanım; küçük bir süs ağacını, çalıların arasına ya da yolun kenarına diktiğimizde etkili olur. Bu amaçla bahar çiçeklenmesi uzun süren, sonbaharda renkli ve gösterişli yapıya sahip bitkiler dikilmelidir.
Fon olarak kullanımı; yaprak dökmeyen ağaçlar yere kadar ulaşan dalları ile çiçekli çalılar ile güzel bir fon oluşturur.
Çevreleme amacıyla kullanım; binanın çevresine dikilen ağaçlar çevreyi yumuşatmaktadır. Genellikle ağaçları ön bahçe kenarına ön kapıdan 30 derecelik bir açı ile dikilince daha etkili olduğu özlemlenmiştir.
Çim alanlarda kullanım; yoğun gölge vermeyen ağaçlar çim gelişimi için idealdir.
Koruma amacıyla kullanım; komşularımızla aramızda bir perde görevi oluşturur.
Gölge elde etmek için kullanım; geniş yapraklı yaprak döken ağaçlar, genellikle gölge ağaç olara bilinir. Yoğun yapraklılar yazın koyu gölge sağlarken; kışın yaprağını
dökenler ılık güneşin zemine ulaşmasına izin verir.
Yol ağacı olarak kullanımı; sokak ve caddelere dikilen ağaçlar ortama sıcak bir hava verirler. Yüzeysel kök sistemine sahip olmayan, toprakla uyumlu, dalları trafiğe engel olmayacak, egzoz ve kirli gazlara dayanıklı, soğuk yörelerde ise yol tuzlama çalışmalarına dayanıklı bitkiler tercih edilmelidir.
Silüet ağacı olarak kullanımı; uzun ağaçlar fon olarak gökyüzünü alırlar. Arka
bahçeye dikilen uzun ağaçlar tasarımı daha etkili kılar.
Rüzgâr kırma amacıyla kullanım; rüzgar alan kısma bir sıra herdem yeşil çit bitkisi dikmek, rüzgarın etkisini azaltmaktadır.
Tozu ve gürültüyü engellemek amacıyla kullanım; sık dokulu bitkiler bu konuda etkilidir. Geniş alanlarda iki sıra dikim yapabiliriz.
Peyzajda Sarılıcı Bitki Türlerinin Kullanımı
Telefon ya da elektrik direkleri gibi yapıların sönük yapısını etkili hale getirmek için
kullanılır. Özelikle bu yöntem dar bahçelerde uygundur. Ayrıca çardak gibi yapıların üst
kısımları da sarılarak etkili bir tasarım oluşturulur. Özellikle dar yerlerde bulunan ve yüzey görüntüsü dekoratif olmayan çitler, bitkilerle sardırılarak istenmeyen görüntü yok edilebilir.
Peyzajda Çiçek Bahçeleri
Çiçeklerin kümeler ya da şeritler halinde dikilmesi daha etkili ve gösterişli bir görüntü
meydana getirir. Uzunlamasına peyzaj özelliği gösteren ve genelde çalı veya bahçe etrafını çeviren ağaçlar, evler, çitler veya bahçe duvarları yanında yapılan çizgi şeklinde çiçek kümelerinin oluşturduğu çiçek tarhlarıdır. Bir metreden daha geniş şeritler yapılmamalıdır. Farklı zamanlarda çiçek açan çiçeklerden oluşan şeritlerde, ilkbahar yaz ve sonbaharda açan çiçeklerin zamanlarını ve renklerini de göz önüne alarak dikkatli bir planlama yapılmalıdır. Genel olarak çiçek kümeleri bir duvara ya da ağaç dizisine yaslanmayacak şekilde ortada bulunur. Bu özellik, çiçek kümelerinin her yönden kolayca görülmesini sağlar. Çiçek kümeleri, bodur ve yatay yapay olarak kaldırım, teras ya da düzenli bahçelerde, yüksek olmayan duvarlar veya ağaç dizilerinin yan taraflarını etkili bir görüntü verecek şekilde yerleştirilir. Ada çiçeklikler, şeritle çiçek kümesi arasında bir nevi geçiş oluştururlar. Çiçekler, çimenlik ortasına bir ada gibi yerleştirildiklerinde her yandan rahatlıkla görülebilir. Kabartma çiçeklikler çoğu zaman problem çözücüdürler. Normal bahçe seviyesinin üzerinde yükseklikleri ile dikkat çeker. Süzülmesi zor, killi, ağır olan topraklarda, problemli yerlerin toprakla doldurulması ile kabartma çiçeklikler oluşturulur. Bitki kapları ve saksılar avlu veya girişleri belirginleştirir. Saksı içine dikilen bitkiler daha göz alıcıdır. Kaya bahçeleri tam güneş alan yerlerde, normal seviyeden yüksek bir tepecik halinde, iyi drene olan toprak üzerinde, kaya parçaları ile doğal bir görünüm sağlayacak şekilde tesis edilir. Ağaç altlarında gölgelik kısımlarda gölge seven bitkiler kullanılmalıdır. Baharda yapraklarını açmak için güneş ışığına ihtiyaç duyan soğanlı bitkiler, mevsimlikler ve gölge seven mevsimlikler ve çok senelikler için uygun dikim alanlarıdır. Kış ve bahar güneşi ile yaz gölgesi, bu tür bitkiler için uygun mekânlardır