ELMA-ARMUT-KİRAZ-VİŞNE-ERİK FİDANI PAKET KAMPANYASI
Saksıda
+120 cm
Aşılı
İndirimli
Yarı Bodur

ELMA-ARMUT-KİRAZ-VİŞNE-ERİK FİDANI PAKET KAMPANYASI

Türkiye'de İlk Defa 5 Çeşit Meyve Fidanı Tek Pakette Şimdi Bahçenizde.....  

399,00 199,00 TL

Sepete Ekle

 

 
  • Erik çeşitleri arasında büyük çeşitlerden biri olarak kabul edilir.
  • Alttan ve üstten basık yuvarlak şekilli, orta çizgisi belirgin, çiçek çukuru sivridir.
  • Meyve şekli asimetrik, mor kabuklu ve beneklidir.
  • Meyve eti sarı renkte ve dayanıklıdır, çekirdeğinden kolay ayrılır.
  • Soğuk hava tesislerinde şubat-mart ayına kadar depolanabilir.
  • Ortalama meyve eni, 50 mm. meyve uzunluğu, 40 mm. yaklaşık 75 gram ağırlığındadır.
 
 
  • 'Türk kirazı" unvanına sahiptir.
  • Kiraz Fidanı Napolyon ile aynı dönem hasat edilir.
  • Sapı uzun, meyveleri çok serttir.
  • Meyvesi kalp şeklindedir, kabuğu kırmızı renkte olup olgunlaşma döneminde kırmızı-bordo rengine dönüşür.
  • İri, tatlı, parlak, sert ve suludur.
  • Ortalama meyve eni (geniş kısım) 20 mm. sap hariç meyve uzunluğu 21 mm. olup yaklaşık meyve ağırlığı 9–9,5 gram civarındadır.
  • Hiç meyve çatlaması yapmaz.
  • Tozlayıcıları: Kiraz Fidanı Starks Gold, Kiraz Fidanı Mertor Late, Kiraz Fidanı LambertKiraz Fidanı Noble, Kiraz Fidanı Jubilee, Kiraz Fidanı Bigarrea, Kiraz Fidanı Gaucher dir.
 
 
 
 
  • Ağaçları yarı dik ve çok hızlı gelişir.
  • Meyveleri iri, bazen de çok iridir.
  • Sap ve çiçek kesimi dar olup orta kesimi oldukça şişkindir.
  • Meyveleri yeşil sarı zemin üzerine beneklidir. 
  • Meyve eti beyaz, kumlu, çok sulu ve sert ve lezzetlidir.
  • Ateş Yanıklığı hastalığına çok dayanıklıdır. Soğuk hava tesislerinde uzun süre depolanabilir.
  • Eylül ortası- ekim başı hasat edilir.
  • Tozlayıcı: Williams Armut
 
  • Nisan-Mayıs aylarında çiçeklenen orta mevsim vişnesidir.
  • Yaprakları parlak, tüysüz ve kısa saplıdır.
  • Meyve; açık veya koyu kırmızı renkli ve ekşi lezzetlidir.
  • Meyveleri orta irilikte olup, meyve sapı uzundur.

Ürün 2 kez yorumlanmış.

can lokma

2014-10-04

çok sağlıklı ürünler geldi. hepsini diktim meyvelerini bekliyorum emeğinize sağlık.

Ürün puanı: ürün puanı 5

ali atılgan

2013-12-22

fidan demeye bin şahit lazım hepsi ağaç bunların. emeğinize sağlık çok teşekkür ederim.

Ürün puanı: ürün puanı 5

ELMA YETİŞTİRİCİLİĞİ
Elma fidanı, ülkemizde uzun yıllardan beri yetiştiriciliği yapılan, üretim ve alan bakımından öteki ılıman iklim meyvelerinin başında gelen bir meyve türüdür. Türkiye'de elma üretimi yaklaşık 2,5 milyon ton civarında olup, dünyada ilk sıralarda yer almaktadır.

YETİŞTİRİCİLİK ÖZELLİKLERİ

İklim İsteği: Elma fidanı ılıman, özellikle soğuk ılıman iklim bitkisidir. Akdeniz Bölgesinde 800 m.'den yukarı yerlerde yetişir. Yüksek ışık yoğunluğu elmada çok iyi renk oluşumunu sağlar. Elma fidanı düşük sıcaklıkların olduğu sert kışlara dayanıklı olmasına rağmen , yüksek yaz sıcağından da hoşlanmaz. Çünkü yüksek sıcaklıkta da bitki gelişimi yavaşlar veya durur. Elma fidanı kış dinlenmesine ihtiyaç duyan meyve türü olup, soğuklama gereksinimi diğer meyvelere göre uzundur. Soğuğa dayanım, ilkbahar aylarına doğru azalır ve tomurcukların kabarma devresinde bitki soğuğa en duyarlı halini alır. Taç yaprak dökümünün hemen sonrasında, meyvelerin çok küçük olduğu dönem, elma fidanın da soğuğa en duyarlı olunan dönemdir. Yeterli soğuklama olmadığında ise çiçeklerin bir kısmı ölür, geriye kalan çiçeklerin açılması hem daha geç, hem de düzensiz olur. Böylece geç açan çiçekler döllenme yetersizliği nedeni ile dökülür, ayrıca yaprak gözleri sürmez ve ağaç çıplak kalır.

Toprak İsteği: Elma yetiştiriciliği için uygun topraklar; yeterli kireç ve humus bulunduran tınlı, tınlı kumlu ve kumlu tınlı geçirgen, nemli topraklardır. Çok kireçli topraklarda demir alımının engellenmesinden dolayı bitkide sarılık görülür. Elma fidanı  için toprak derinliği 2 m veya daha fazla olan, hafif asit karakterli (pH=6.0-6.5) topraklar tercih edilir. Bahçe kurulacak alanın alt toprak yapısı, kök gelişimine izin vermeli ve köklerin gelişim göstereceği katmanın suyunun da uzaklaştırılmış olması gerekmektedir.

ELMA BAHÇESİNİN BAKIMI
Toprak İşleme: Toprak işleme, yabancı otların temizliği, bitki köklerinin havalandırılması ve sulama arklarının hazırlığını kolaylaştırmak amacıyla yapılmaktadır. Ama bu işlem, özellikle yüzeysel köklü olan elma ağaçlarının kök ve saçak sistemini parçalamaktadır.Bu nedenle de kesinlikle kök sistemini parçalayacak şekilde derin sürüm yapılmama, pullukla derin işleme yapılmamalı, diskharrow ile kök sistemini parçalamayacak derinlikte işleme yeterlidir.

Sulama: Bahçelere verilecek su miktarı, yıllık yağış miktarı toplamına, bu yağışın dağılımına, bitkiden gelen su kaybı şiddetine, ağacın büyüklüğüne ve toprağın tipine göre değişir.Elma ağaçları saçak kök sistemine sahip oldukları için, diğer meyvelere oranla fazla su isterler ve yüksek nemden hoşlanırlar. Elma ağaçları için en önemli sulama zamanı, yazın yapılan sulamadır.Çünkü kurak geçen zamanlarda yaz sulamasına ne kadar erken başlanırsa o kadar da meyve tutumu artar, ayrıca verim ve kalitenin de artmasına yardımcı olur. Yaz sulamasına yağış durumuna göre mayısta başlanır, bütün yaz boyunca devam edilir. Sulamada en önemli konu sulama zamanının iyi tespit edilmesidir. Bunun için en pratik yöntem toprağın elle kontrol edilmesidir. En uygun sulama şekli yağmurlama ve damlama sulama sistemidir. Damlama sulamada köklerin bulunduğu alanın bir kısmı sürekli nemli kalmaktadır.

Gübreleme: Elma yetiştiriciliğinde en önemli nokta, yüksek verim ve kaliteli ürün alabilmek için diğer yetiştiricilik uygulamaları yanında, gübrelemenin doğru ve dengeli şekilde yapılmasıdır. Elma bahçelerine verilecek gübre miktarı toprak işleme usulüne, toprağın karakterine, ağacın büyüme gücüne, yaşına, alınan ürün miktarına göre değişir.En doğrusu verilecek gübre miktarının toprak ve yaprak analizleri ile tespit edilmesidir. Elma bahçelerinde fidan dikilmeden önce bir temel gübreleme yapılmalı, dikimden sonra da bahçe her yıl tahlil sonuçlarına göre gübrelenmelidir. Azotlu gübreler, meyve kalitesini artırmakta, meyve dökülmesini azaltmakta, verimi artırmakta, periyodisiteyi (var-yok) azaltmaktadır. Dikkat edilecek tek nokta verilen azotlu gübrelerin elmaların olgunlaşmadan önce tükenmiş olmasıdır.
ARMUT YETİŞTİRİCİLİĞİ:
Türkiye'deki toplam meyve üretiminin yaklaşık olarak beste birini yumuşak çekirdekli meyveler yani elma fidanı , armut fidanı ve ayva fidanı teşkil etmektedir. Bunun da % 18'i armut fidanıdır. Son istatistiklere göre yurdumuzda yaklaşık olarak 15 milyon adet armut agacı ve 413 bin ton armut üretimi vardir. Dünya armut üretiminde ülkemiz, ABD, Japonya, Ispanya, Fransa ve Almanya'dan sonra 6. sırayı almaktadır.
İKLİM İSTEKLERİ
Armut fidanı bir ılıman iklim meyvesidir. Kis soğuklarına karşı elma fidanına nazaran daha az dayanıklıdır. Armut fidanları bol güneşli ve yazları sıcak yerlerden hoşlanır. Çiçeklenmesi elma fidanından 7-10 gün kadar erken olduğundan ilkbahar donlarına daha çok maruz kalabilir. Bu sebeple armut bahçeleri, don tehlikesi olmayan yerlerde kurulmalıdır. Armut yetiştiriciliği sınırlayan en önemli faktörlerden birisi de kis soğuklama ihtiyacıdır. Armut fidanlarında kış soğuklama ihtiyacı yani 7,2°C altinda geçen süre yaklasik 1200 saattir. Bu ihtiyaç giderilmezse çiçeklenme geç ve düzensiz olur. Siddetli olursa yaprak gözleri sürmez, ağaç çıplak kalir.
 TOPRAK İSTEKLERİ
Armut fidanı toprak bakımından fazla seçici değildir. Bununla beraber toprak ne kadar derin, geçirgen, sıcak ve besin maddelerince zengin olursa ağaçların gelişmeleri de o kadar iyi ve verimleri de o nispette yüksek olur. Çok kuru, az derin ve tasli topraklarda yetisen armut fidanlarının meyveleri biçimsiz ve fazla kumlu olur. Ağır ve nemli topraklarda yetiştirilen sofralık armut fidanlarının etleri kaba ve tatları yayvan olur. Bol verimli ağaçlar ve yüksek kaliteli meyveler elde edebilmek için armut fidanı derin, geçirgen, sıcak, iyi drene edilmiş, tınlı topraklarda en iyi şekilde yetişir.
ANAÇLAR
Armut fidanın da , yetistigi toprakta ve elde edilecek agaçlarin büyüklügüne göre baslica iki türlü anaç kullanilir. En çok kullanılan anaç armut çöğürleridir. Bunlar büyük ağaçlar yapar ve derin toprak ister. Bodur ağaç elde etmek için armut fidanı , ayva fidanı anaci üzerine asilanir. Bu takdirde daha az derinlikteki topraklara dikilebilir. Ancak ayva fidanı anacı kıs soguklarina armut fidanı çöğürü kadar dayanmaz. Ayva fidanı anacı fazla kireçli toprakları sevmez. Daha çok sulamaya ihtiyaç gösterir. Bazı armut çeşitleri ayva fidanı anaci ile uyusmazlar. Bunu önlemek için ayva fidanı ile uyusan Beurre Hardy gibi çesitler ara anaci olarak kullanilmalidir.
ÇEŞİTLER
Armut çeşitleri kısmen veya tamamen kendine kısırdırlar. Yani tek başına yeterli miktarda ürün vermezler. Bu sebeple emniyetli ve bol ürün almak için birbirini dölleyen ve ayni zamanda çiçek açan çesitler bir arada dikilmelidir. Bahçe kurarken tozlayicilar çesitli sekilde yerlestirilebilir. Bahçede tek çesit tozlayiciyi en aza indirmek için her dördüncü sirada her dördüncü agaç tozlayici olarak dikilebilir. Bu sekilde agaçlarin % 6'si tozlayici olur. Birden fazla çesit için degisik yerlestirme sekilleri önerilebilir. Esit miktarda siralar ya da 4 sirali 1 sira gibi. Azami ve her yil devamli ürün alabilmek için tozlayici miktari % 20-50 olmalidir. En iyisi tozlayici da ticari degeri olan bir çesitse, esit miktarlarda dikilmelidir.
Sadece tozlayici da yetmemektedir. Iyi bir tozlanmanin temini için bahçede ari bulundurmak gerekir. Diger meyve türlerinden farkli olarak armut çiçekleri seker orani düsük olan az miktarda nektar üretir. Bu sebeple armut bahçelerinde daha çok tozlayici çesit ve ari bulundurulmalidir. Genel olarak 4-5 dekara kuvvetli bir ari kolonisi uygundur. Kovanlar, çiçeklerin % 15-20'sinin açtigi zaman bahçeye konulmali, taç yapraklarinin dökülmesinden sonra ve ilaçlama baslamadan önce kaldirilmalidir.
Hasat olum tarihlerine göre erkenciden geçe dogru üretimi öngörülen çesitler, temmuz basindan eylül sonuna kadar yaklasik olarak on gün ara ile toplanabilmektedir.
Bu çesitler şunlardır:
ARMUT FİDANI AKÇA: Ülkemizde üretimi öngörülen armut çesitlerinin en erkencisi Akça dır. Yıllara göre temmuzun ilk haftasında toplanır. Ağaçları kuvvetli büyür. Meyveleri küçük, sulu ve az kumludur. Yeme olumunda sarimtirak açik yesildir.
ARMUT FİDANI BAHRİBEY : Temmuzun ikinci haftasinda toplanir. Agaçlari kuvvetli büyür. Meyveleri küçük, sulu, az kumlu tatlidir. Günes gören yüzü bazen kirmizidir.
WILDER: Temmuzun 2-3 haftasinda toplanir. Agaçlari kuvvetli büyür. Meyvesi orta irilikte olup, tereyag tipinde, az sulu, günes gören yüzü kirmizidir. Marmara bölgesi için tavsiye edilir.
ARMUT FİDANI COSCIA : Temmuz sonunda toplanir. Agaçlari kuvvetli büyür. Meyveleri orta irilikte, kabugu kalin, sulu, tatli, çok az kumludur. Yeme olumunda açik saridir.
ARMUT FİDANI SANTA MARIA: Temmuz sonu-agustos basinda toplanir. Agaçlari orta kuvvetle büyür. Meyveleri iri, sulu, tatlimsi, günes gören yüzü bazen açik kirmizidir. Yeme olumunda çok açik saridir.
ARMUT FİDANI WILLIAMS: Dünyada en iyi armut olarak bilinen ve yurdumuza en erken gelen yabanci bir çesittir. Hamdi Sükkari ve Frenk Armudu diye bilinir. Agustosun 3. haftasinda toplanir. Agaçlari orta kuvvette büyür. Meyveleri orta iri, tereyag tipinde, çok sulu tatli ve güzel aromalidir. Yeme olumunda sari renklidir.
ARMUT FİDANI ABBE FETEL: Eylülün ilk haftasinda toplanir. Agaçlari zayif gelisir. Meyvesi iri ve uzun boyunludur. Tereyag tipinde, çok sulu, tatli, kismen pasli, yeme olumunda saridir.
ARMUT FİDANI DOYENNE du COMICE: Eylülün ilk yarisinda toplanir. Agaçlari kuvvetlice büyür. Meyveleri iri-çok iri, tereyag tipinde, çok sulu ve güzel aromalidir. Yeme olumunda koyu saridir.
ARMUT FİDANI ANKARA: Özellikle Orta Anadolu'da yaygin, en önemli kislik yerli çesidimizdir. Yalova'da eylülün 2. haftasinda toplanir. Agaçlari kuvvetli büyür. Meyveleri orta irilikte, tereyag tipinde, sulu, tatli, güzel aromali, yeme olumunda sarimtirak açik yesildir.
ŞEKİLSEL ÖZELLİKLERİ 

Ankara armudunun ağacı dikine büyür. Ana dallar seyrek, yan dallar ise sıktır . Ağacın gövdesi ve yaşlı dalları siyaha yakın koyu gri, yaşlı dalları ise açık gri renktedir. Meyve dalı olarak yaşlı dallar üzerinde bol miktarda çıtanak ve topuz, genç dallar üzerinde ise kargı ve dalcıklar bulunmaktadır . Ankara armudu ağaçları kullanılan anaca göre farklı kuvvetlerde gelişmektedir. Armut ve ahlat çöğür anaçları üzerinde ağaçların yüksekliği ve çapı   5-6 m, taç hacmi 60-70 m3; bodur ayva klon anaçları üzerinde yüksekliği 3-4 m, çapı 2.5-3.5 m ve taç hacmi 8-18 m3'dür . Odun gözleri tombulca, uçları sivri, pulcukları kahverenginde ve birbiri üzerine sıkıca kavuşmuştur. Bir külah biçiminde olan tomurcuklarla dal arasında 25-30 derecelik bir açı bulunmaktadır. Meyve gözleri şişkin, kabarık, uçları sivri, pulcukları odun gözlerindeki kadar birbiri üzerine sıkıca yapışmamış ve tomurcuğun ucundaki pullar birbirinden kısmen ayrılmıştır. Yaprakların kenarları kolaylıkla fark edilemeyecek derecede yayvan ve basit dişlidir. Yaprak, çoğu kere ucu kahverengi olan büyükçe bir dişle sona ermektedir. Yaprak sapı uzun, sarımtırak yeşil renkte, tüysüz, yaprağın üst yüzüne gelen kısmı hafif oluklu ve dalla birleştiği kısım hafif kırmızı renktedir. Çiçek durumunda hüzmeler orta iri, sık çiçekli ve bol yapraklıdır. Bir hüzmede bulunan çiçek sayısı 3 ile 9 adet arasında ve ortalama 7 adettir. Çok hafif bir kokusu bulunmaktadır. Çiçek sapı düzgün, yeşil renkte, üzeri baştan başa ve oldukça sık beyaz tüylüdür. Çanak yapraklar ufak, üçgen biçiminde, üzeri ve kenarları sık keçe gibi tüylü, uçları sivri ve kahverengi, iç yüzü deve tüyü renginde, sık tüylüdür. Çanak yapraklar kısmen aşağıya doğru büküktür. Taç yapraklar beyaz renkli, uçlarına doğru hafif pembe, kenarları düzgün olmayıp özellikle yukarı kısımlarında oyuntulu ve dokusu kabadır. Bu çeşitte esas olarak beş taç yaprak bulunmakla birlikte 6-8 taç yaprağı olan çiçeklere de sıkça rastlanmaktadır. Taç yaprakları uzun saplı oldukları için çiçek seyrek görünmektedir. Ankara armudu meyveleri orta iri, iri, yuvarlak, düzgün, oturaklı, ortalama 150 gram ağırlığındadır. Bununla birlikte oldukça iri ve 300-350 gram ağırlığında meyveler de bulunmaktadır. Meyve sapı orta kalın ve kısadır.  Çiçek çukuru az derin, kenarları mantarlaşmış ve çanak yapraklar kuru ve döküktür. Meyve kabuğu ince, yumuşak, çok az pürüzlü, mumsuz, az parlak, kabuk rengi yeme olumundan önce koyu yeşil-yeşil, yeme olumunda ise sarımtırak yeşil ve sarı renktedir. Meyve eti krem renkte, çok sulu, çok tatlı, ağızda erir, kumsuz ve güzel kokuludur. Çekirdek evi küçük, beş evcikli, çekirdekleri iri, uzunca, ucu sivri, kenarları koyu ve orta kısmı açık kahverengidir.
BİYOLOJİK ÖZELLİKLERİ  
Ankara armudu kendine uyuşmaz bir çeşittir. Bir başka ifade ile kendi çiçek tozları ile döllenememekte ve meyve tutumu için başka bir armut çeşidine ihtiyaç duymaktadır. Tesis aşamasında en az 1/8 oranında bahçe içerisine yerleştirilmesi gereken tozlayıcı çeşidin çiçeklenme periyodu Ankara armudu ile çakışmalı, çiçek tozu üretimi ve çimlenme oranı yüksek olmalı, Ankara armudu ile arasında eşeysel uyuşmazlık bulunmamalı ve her yıl çiçek açmalıdır. Ankara armudu için standart çeşitlerden Akça  ve Coscia uygun tozlayıcı çeşitlerdir. Genel olarak döllenme olmadan çekirdeksiz meyve tutumu olarak tanımlanan partenogenensis olayı ve partenokarp meyve oluşumunun mümkün olduğu durumlarda, meyve bahçeleri tozlayıcı çeşide gerek kalmadan tek çeşitle kurulabilmektedir. Ama bu pek sağlıklı sayılmaz. Elde edilen sonuçlar yıllara göre değişiklik göstermektedir. Ankara armudu, diğer armutlar gibi arılarla tozlanmaktadır. iyi bir meyve tutumu için çiçeklenme zamanında 1 hektar alana 2- 3 arı kovanı yerleştirilmelidir.  
FENOLOJİK ÖZELLİKLERİ  
Ankara armudu ağaçlarında çiçek tomurcuklarının henüz kabarmaya başladığı dönem olan gümüş renkli ucun göründüğü tarih esas alındığında uyanma, Ankara koşullarında yıllara göre değişmekle birlikte genellikle Mart ayının 20'sinden sonradır. Yeşil ucun göründüğü fare kulağı dönemi ise Mart ayının son yada Nisan ayının ilk haftasına rastlamaktadır. Nisan ayının ilk ve ikinci haftalarında pembe tomurcuk safhasında olan çiçekler Nisan ayının ortasında yada ikinci yarısında açmaya başlamakta, 4-5 gün sonra tam çiçeklenme durumuna geçmekte ve Nisan ayının sonuna doğru çiçeklenme tamamlanmaktadır. Bununla birlikte bazı ekstrem yıllarda bu tarihler dört hafta öncesine yada iki hafta sonrasına denk gelebilmektedir. Meyveler Ankara koşullarında Eylül sonu Ekim ayı başında hasat edilmektedir. Yaprakların döküm tarihi ise Kasım ortası ile Aralık başı arasında değişmektedir.  
MEYVE TUTUMU VE VERİMLİLİK ÖZELLİKLERİ  

Ankara armudun da meyve tutum oranı yıllara ve kullanılan anaca göre farklılık göstermektedir. Bu oran çöğür anaçlar üzerinde %23-55 ve ayva anaçları üzerinde %8-41 arasında değişmektedir. Meyve tutum oranının bir yıl düşük bir yıl yüksek olması, Ankara armudunun kısmi periyodisiteye meyilli bir çeşit olduğunu göstermektedir. Gübreleme, sulama, budama ve meyve seyreltmesi ile bu durumun önüne geçilebilmektedir. Ankara armudu verimli bir çeşittir. Ağaçlar armut ve ahlat çöğürü üzerinde 5-7 yaşından itibaren ürün vermeye başlamakta ve ürün miktarı 15 yaşına kadar artmaktadır. iyi bakım koşullarında verimlilik 50 yaşına kadar aynı düzeyde devam etmekte ve daha sonra düşüş göstermektedir. Ayva anacı üzerinde Ankara armudu 3-4 yaşından itibaren ürün vermeye başlamakta ve ürün miktarı 10 yaşına kadar artmaktadır. Verimlilik iyi bakım koşullarında 30-35 yaşına kadar devam etmektedir. Kuvvetli anaçlar üzerinde ağaç başına ortalama verim 40-150 kg ve 1 dekar alan için 800-3000 kg, bodur anaçlar üzerinde ise ağaç başına ortalama verim 25-60 kg ve 1 dekar alan için 2000-5000 kg arasında değişmektedir.
KİRAZ YETİŞTİRİCİLİĞİ

Kiraz fidanı yazları çok sıcak olmayan, toprak ve hava neminin yeterli olduğu yayla özelliği gösteren 500-1800 m rakımı olan yerlerde yetişmektedir.

Kiraz bahçesi tesisinde dikkat edilmesi gereken hususlar :

Kiraz bahçesi rakım 500-1800 m olan yerlerde kurulmalıdır. Bahçe toprağı analiz ettirilerek kiraz fidanı için uygun olup olmadığı belirlenmelidir. Toprak yapısına ve iklim koşullarına uygun anaç ve çeşit seçilmelidir. Bahçeler tek çeşitle kurulmamalıdır. Tek çeşitle bahçe kurulması yetersiz döllenmeye veya hiç döllenmemeye sebep olmaktadır. Ben düşmeden hasada kadar olan sürede yağmur çatlaması zararına karşı tek çeşitle bahçe kurulmaması gerekmektedir. Her kiraz bahçesinde en az 4-5 çeşit bulunmalıdır. Çeşitlerin seçiminde ise birbirlerini dölleyebilir nitelikte olmasına dikkat edilmelidir. Döllenmede uygun çeşit seçiminin yanı sıra bahçede arı da bulundurulmalıdır. Genel bir oran olarak 9 bitkiden 8 tanesinin esas çeşit birisinin dölleyici olarak dikilmesi yeterlidir. Kiraz bahçelerinin tesisi aşamasında her çiftçinin zaten belirlediği temel bir çeşidi vardır. Bu şekilde bahçede bir çeşidin ağırlıklı olması da tabiidir. Yalnız kirazda yaklaşık bütün çeşitler kendisiyle uyuşmadığı için, grup kısırlığı da söz konusu olabilmektedir. İyi bir verim için birbirini iyi dölleyebilir çeşitlerin bulunması, ekolojik faktörlerden kaynaklanan riskin azaltılması, 1,5 aylık bir süre boyunca pazara kiraz sunulabilmesi, hasatta işçilik v.b. gibi yönlerden dolayı sıkışmamak için iyi bir çeşit planlaması gereklidir. Türkiye'nin ihracat şansının en yüksek olduğu ve en popüler çeşit "0900 Ziraat" dir. İhraç edilen ülkelerde "Türk Kirazı" diye unvan almış çeşidimizdir. Dikim sıklığına dikkat edilmelidir. Dikim, mutlaka dikim tahtası kullanılarak yapılmalıdır. Kiraz dikiminden önce arazi tesviye edilmeli ve 90 cm aralıkla dip kazanla Ağustos-Eylül ayında sürdürülmelidir. Kısmi taban suyu veya su birikme gibi problem oluşacak ise 40-50 m aralıkla hendekler oluşturulmalıdır. Fidanlar en uygun sonbaharda dikilmeli ve dikim sırasında çukurlara bir kürek yanmış ahır gübresi atılmalı veya 100 gr Triple Süperfosfat ile 100 gr Amonyum Sülfat dikim toprağına karıştırılmalıdır. Yamaç arazilerde baklava dilimi, sıra arası 5-6 m, sıra üzeri 3-4 m şeklinde olabilir. Taban arazilerde ise dikilen çeşide bağlı olarak sıra arası ve üzeri iyi havalanacak, güneşlenecek ve ağaç yan dalları birbirine girmeyecek şekilde dikilmelidir. Dikimden sonra tepe kesiminde acele edilmemesi gerekir. Bu işler gözler iyice kabardığında yapılırsa yeni oluşacak ilk kat dallar daha geniş açılı oluşur.

KİRAZ FİDANI BUDAMA

Kiraz fidanlarında iki şekilde budama yapılır.

Bunlar;

a) Kiraz Fidanı Şekil Budaması : Kiraz fidanlarına henüz fidan döneminden itibaren şekil verilmeye başlanmaktadır. Şekil budaması genellikle büyüme sezonu başında, dalların esnek olduğu Temmuz ayında yapılır. Kiraz fidanı genellikle gençlik dönemleri uzundur. Bu nedenle ağaçlara şekil budaması uygulanırken bir yandan da meyveye yatırma işlemleri yapılır. Meyveye yatırma yan dallarda açı genişletilmesi, ağırlık asma, tahta veya kamış herek kullanma ile gerçekleştirilir.

b) Kiraz Fidanı Verim ve gençleştirme budaması: Verim budamasında, kiraz fidanı boylarının azaltılmasının yanı sıra yan dalların sayısı da azaltılarak ağaçların büyümeleri yavaşlatılır. Kiraz fidanlarında 8-10 yaşından sonra budama yapılmadığı için yıllık sürgünleri kısalır. Bilinen kurallara göre sürgün gelişimi için kesimler uç noktalara ve yıllık sürgünlerdeki odun gözlerine uygulanır.

Ancak verimdeki kiraz fidanlarında yıllık sürgünler 10-20 cm gibi olup bunlara yapılacak kesimler eski zayıf bir sürgün gelişimi sağlar. Bu nedenle yaptığımız uygulamalarda bu şekildeki yan dallar uçtan 50-100 cm' den kesilir. Bu kesimler sonucu 2-3 yıllık bu şekildeki dallarda mayıs buketleri ortasında yer alan odun gözlerinden kuvvetli yeni sürgünler oluşur. Bu sürgünler de meyvelerin daha iyi beslenmesine ve irileşmesine neden olur. Bu şekilde her yan daldan kesimler sonucu yeni 2-3 sürgün elde edilmiştir. Bu şekilde yaşlanmaya yüz tutan gelişmesi zayıflayan ağaçlar tekrar gelişme göstermektedir. Bu kesimler 2 yılda bir tekrarlanmalıdır.
KİRAZ FİDANI GÜBRELEME

Kiraz bahçelerinde yapılacak bir gübrelemede mutlaka yaprak ve toprak analizleri yapılmalıdır.Kiraz ağaçlarının gübrelenmesinde pek çok faktör etkilidir. Bu faktörler; toprağın yapısı, bitkilerin yaşı, sulama miktarı ve sulama şekli, bitkilerin verim miktarı, anacın cinsi, bitkilerin genel gelişme ve kondisyonları, ahır gübresi verilip verilmediği v.b. Ortalama değerler verilecek olursa, dekara 2-3 ton ahır gübrelemesi uygundur. Verimdeki bir ağaca ortalama değer olarak her yıl, 2-3 kg Amonyum Sülfat, 1 kg Triple Süper Fosfat, 1 kg Potasyum verilmelidir. Verilme zamanı olarak fosforlu ve potasyumlu gübreler bölgesel iklim ve alışkanlıklara göre sonbahar veya erken İlkbaharda, azot uygulamaları ise erken ilkbaharda birinci dilimi, çiçek dökümünden sonra ikinci dilim ve hasattan sonra üçüncü dilim uygulanır.
KİRAZ FİDANI SULAMA

Kiraz bahçelerinde sulama, fidan dikimindeki "can suyu" ile başlar. Sulama ben düşme dönemine kadar ilkbahar yağmurları ile olur. Kirazın çiçeklenme döneminde toprağın nemli olması istenir. Bunun yanı sıra yetişkin ağaçlarda kök boğazı çevresi sulanmamalıdır. Hasattan hemen önce çok su, meyve iriliğine kısmen etkisi olsa da, meyve eti sertliği ve tadı olumsuz etkilediği gibi ağaç sağlığı açısından da sakıncalıdır. Hasattan sonra da verilecek su yeni oluşan çiçek gözlerinin gelişimine de faydalı olacaktır. Sonbaharda da yağışlar az olursa kısmen sulama yapılmalıdır.
KİRAZ YETİŞTİRİCİLİĞİ

Anadolu birçok meyve türlerinde olduğu gibi kirazında en eski kültürünün yapıldığı bir yerdir. Yapılan çalışmalarla kirazın gen merkezinin Transkafkasya, Küçük Asya civarı ve İran olduğu belirlenmiştir. Yabani kirazların yoğun olarak bulunduğu Hazar denizi ile Karadeniz arasındaki bölgenin kirazın Anavatanı olduğu kabul edilmektedir. Memleketimizde de Kuzey Anadolu Dağları ve Doğu Toroslar'da yabani tiplere bol miktarda rastlanmaktadır. Dünyada geniş bir yayılmaya sahip olmakla beraber ticari üretimi bazı ülkelerde yoğunlaşmıştır. A.B.D, Türkiye, Almanya, İtalya, Fransa, Bağımsız Devletler Topluluğunun Avrupa kısmı önemli üretici ülkelerdir. Ülkemiz iklim şartlarına bağlı olarak A.B.D.'den sonra: genellikle ikinci sırada yer almaktadır. Üretim miktarı bakımından dünyada ikinci durumda olmamıza rağmen, üretim kalitesi ve ihracat miktarı bakımından durumumuz istenilen düzeyin çok altındadır.
KİRAZ BAHÇESİ KURULUMU

Kiraz yetiştiriciliğinde problemlerin büyük kısmı henüz bahçe kurulurken yapılan hatalara dayanmaktadır. Tek çeşitle bahçe kurulması, genellikle derin dikim verim ve ağaç sağlığını etkilemektedir. Kiraz bahçesi kuruluş aşamasında iyi bir planlama yapılmalı ve ilk yıllarda gerekli kültürel tedbirler ihmal edilmemelidir.

Ülkemizde genellikle eski bahçeler tek çeşitle kurulmuştur. Tek çeşitle bahçe kurulması yetersiz döllenme ve/veya hiç döllenmemeye sebep olmaktadır. Hasada yakın dönemde dolu veya yağmur yağışları olursa üreticiler büyük zarar görmektedir. Bu yüzden hiçbir yetiştirici tek çeşitle kiraz bahçesi kurmamalıdır. Her bahçede en azından 4-5 çeşit yer almalı; bu çeşitlerde birbiri ile uyuşur (birbirini döller) çeşitler olmalıdır.
KİRAZ FİDANI ÇEŞİT SEÇİMİ ve DÖLLENME;

Kiraz bahçesi kurulurken çeşit seçimine dikkat edilmelidir. Bahçe tek bir çeşitle tesis edilmemeli, tozlayıcı çeşitlerle beraber kurulmalıdır. Tozlayıcı çeşitlerin çiçeklenme zamanlarının ana çeşidin çiçeklenme dönemiyle çakışmasına dikkat edilmelidir. Kiraz çeşitlerinin çoğu kendine kısırdır. Kendine kısırlığın yanı sıra bir de grup uyuşmazlığı söz konusudur. Birkaç çeşit hariç kirazlar kendi kendini dölleyemezler. Dölleyîci çeşit yoksa genellikle her 100 çiçekten 3-5'i meyveye dönüşür. Ekonomik anlamda her 100 çiçeğin 25'inin meyve bağlaması yeterli görülebilir. % 25-40 iyi verim; % 40'dan fazla meyve bağlaması ise mükemmeldir. Uygun şartlarda meyve tutumu % 70-80 olabilmektedir.

Dölleyici çeşit seçimi için bazı standart ölçülere uyulması gerekir.
Bu ölçüler şöyle sıralanabilir;
-Dölleyici çeşit de iyi bilinen standart bir çeşit olmalıdır.

-Dölleyici çeşit bilimsel çalışmalarla belirlenmiş, ispatlanmış bir çeşit olmalıdır.

-Dölleyici çeşitlerin de ekonomik değeri olmalıdır.

-Dölleyici çeşit bölge şartlarına uygun olmalıdır ( Pazar istekleri.yağmur durumu vs.)

-Bu teknik özelliklerin yanı sıra dölleyici çeşitler çiftçi tarafından sevilen ve benimsenen çeşitler olmalıdır. Ağaç sayısı bakımından genel bir oran olarak dölleyîci sayısı 1 /9 şeklinde düşünülebilir.
TİCARİ KİRAZ BAHÇESİ KURMAK İÇİN YER SEÇİMİ

YER VE YÖNEY;

Rakımın 1000 m veya daha yüksek olduğu arazilerde güneye bakan yamaçlarda uyanma erken olacağı için;geç ilkbahar donlarından zararlanma görülebilir. Don tabanı oluşturan, etrafı tepelerle çevrili çukur ve taban yerler de uygun değildir. Su tutma kapasitesi yüksek, ağır ve taban yerler de kirazın gençlik kısırlığı dönemini kısalttığı gibi ömrünü de kısaltır. Ağır ve taban yerlerdense, meyilli ve yamaç yerler daha uygundur. Hafif meyilli, hava akımının tatlı bir şekilde olduğu.şiddetli rüzgarlara açık olmayan yerler kirazlar için uygundur. Çiftçi hafif meyilli bir araziye sahipse ve birkaç türle bahçe kurmayı düşünüyorsa, drenajı daha iyi olan meyilli yerlere kirazları dikmelidir.

TOPRAK;

Kiraz fidanları toprak yönünden seçicidir, iyi drene edilmiş, derin, verimli, havadar, organik madde yönünden zengin topraklar isterler. Nehir ve çay kenarlarındaki alüvyal topraklar ile, dağ ve tepe yamaçlarının eteklerindeki yumuşak ve derin topraklar kiraz yetiştirmeye uygundur. Anaç seçimi de toprak tipi ve yapısıyla doğrudan ilgilidir. İdris veya kuşkirazı anaçlı fidan seçimi gündeme geldiğinde genellikle taban ve sulu yerlere kuşkirazı anaçlı fidan önerilir. Toprağa uygun anaç seçimi bakımından, taşlı-kumlu topraklar ile suyun kısıtlı olduğu veya sulama suyunun bulunmadığı yerlerde idris anacı kullanılabilir.
KİRAZ FİDANI BAHÇESİNİN PLANLANMASI;

Kiraz Fidanları kültürel işlemlerin kolay ve rahat yapılabilmesi, ağaçların güneş ve topraktan eşit yararlanması amacıyla, ağaçlar belli bir düzende dikilirler. Arazinin şekli, eldeki alet- ekipman, toprağın yapısı, ara tanımına ihtiyaç olup olmadığı gibi hususlar göz önünde bulundurularak; dikdörtgen, kare, satranç, üçgen dikim şekillerinden birisine karar verilir.
KİRAZ FİDANI DİKİMİ;

Dikim tahtası kullanılarak yapılmalıdır. Dikimden önce, fidanın kökündeki söküm yaraları sağlam yerlerine kadar kesilerek temizlenir. Saçak köklerin de uzun tasımlan kesilerek kısaltılır. Kök tuvaleti ( kök budaması) yapılmadan fidan dikilmemelidir. Aşı noktası dikim tahtasının hemen üstünde olmalıdır. Kökler hafifçe toprağa bastırılır. Üst topraktan atılarak fidanın kökü kapatılır. Kökler kapandığında toprak çiğnenerek sıkıştırılır. Tekrar toprak doldurularak düzlenir ve hafifçe sıkıştırılır.

Dikimden sonra can suyu verilmesi tutma miktarına çok etkilidir. Bu yüzden imkan varsa mutlaka can suyu verilmelidir. Can suyu vermekle toprakla köklerin teması sağlanmış olur. Böylece kökler uygun toprak ısısı bulur bulmaz çalışmaya başlarlar.

Rüzgarın etkili olduğu yerlerde fidanlar için koruyucu herek dikimi önerilebilir. Şiddetli yağış ve rüzgarlardan sonra bahçenin gezilerek kontrol edilmesi, eğilen veya kımıldayan fidanların yeniden düzeltilerek sıkıştırılması gerekebilir.

KİRAZ BAHÇESİ BAKIMI

KİRAZ FİDANI TOPRAK İŞLEME;

Toprak işleme genel olarak, toprağın havalandırılması,yabancı ot mücadelesi, gübrelerin toprağa karıştırılması, nemin muhafaza edilmesi, kış yağışlarının faydasını artırmak, sulamadan sonra kaymak tabakasını kırmak, bazı zararlılarla mücadeleye yardımcı olmak amacıyla yapılan bir işlemdir.

Toprak işlemeli sistemde, sonbaharda yaprak dökümünden sonra bahçe pullukla sürülür. Bu sürümde amaç derin sürüm değil; yüzlek sürüm olmalıdır. Yaprak artıklarını toprağa karıştırmak ve kiraz sineği larvalarını öldürmek amacıyla önerilir bir işlemedir, işleme derinliği 10-12 cm'yi geçmemelidir.

KİRAZ FİDANI HASTALIK - ZARARLILAR VE MÜCADELESİ;

Kiraz fidanlarında yaygın olarak görülen hastalıklar bakteriyel kanser (Pseudomonas syringae), dal yanıklığı (Pseudomonas morsprunorum) ve monilyadır (Monilia taxa). Kiraz yetiştiriciliğinin yaygın olduğu yerlerde bakteriyel kanser daha tahripkar ve endişe vericidir. Henüz tamamen kontrol edilebilir olmamakla beraber, bazı tedbirlerle şiddet ve zararı azaltılabilmektedir.
KİRAZ FİDANI HASAT;

Kiraz fidanı hasadı fazla işgücü isteyen bir iştir. Geniş bahçelerde hasat konusu önceden planlanmalı ve zamanında bitirilmelidir. Bazen hasadın iki defada yapılması da gerekebilir. Meyve özelliği bakımından kiraz fidanı ne erken ne de geç hasat edilebilir. Erken hasat edildiğinde açık renkli, az tatlı ve küçük meyve elde edilir. Geç kalındığında ise, kirazın dayanıklılığı azalır, meyve yumuşar, kararır ve saplan kurur. Bu yüzden tam zamanında hasat edilmelidir. Bakım şartlan "iyiyse, hasattan önceki 8-10 gün içerisinde çok önemli miktarlarda irilik, miktar artışı sağlanabilir.

Sapsız olarak da hasat yapılmaz. Satışta kirazın saplarının yeşil olması arzu edildiğinden, saptan tutularak sapın örselenmesine meydan vermemelidir. Meyvenin koparıldığı yerde gelecek yılın meyve gözleri de bulunduğundan, çıtanakların tartmamasına özen gösterilmelidir. Toplama kovalan çok büyük olmamalı, içerisine yumuşak bez veya havalı plastik geçirilerek berelenme ve ezilme önlenmelidir. Biriktirme kasaları bahçenin en gölge ve serin yerinde olmalı, toplanan meyveler güneşte bırakılmamalıdır. Seçim ve ambalajlama bahçede yapılacaksa, uygun olmayan meyveler hemen ayıklanmalıdır. Yoğun olarak kiraz yetiştirilen bölgelerimizde pazarlama sorunu yoktur. İhraç edilecek kirazlar bazı işlemlerden geçmek zorundadır. Ön soğutma bu işlemlerin en önemlisidir ve bu işlem yapılmadan rekabete dayalı ve gerçek değerde ihracat yapılması imkansızdır. Ön soğutma işlemi ciddi çalışan ihracatçılar tarafından yapılmaktadır. Ön soğutmada kirazlar kısa bir sürede (8 dakika) 4 derecenin altında soğutulurlar. Böylece bozulmalar önlenmiş, dayanıklılık artırılmış ve meyvelere dinçlik kazandırılmış olur. Daha sonra kirazlar soğuk zincirin dışına hiç çıkmadan seçilir, boylanır ve pazar isteklerine göre ambalajlanırlar.

İhraç edilecek kirazlarda bazı özellikler bulunmalıdır;

-Ürün iri iyi kaliteli ve homojen olmalıdır

-Meyveler çeşide has renk ve tat da olmalıdır.

-0900 Ziraat çeşidi için meyve çapı 24mm. den fazla olmalıdır.

-Meyveler tozsuz, kirşiz, eziksiz, yarasız ve saplı olmalıdır.

-Meyvede insan sağlığına zararlı ilaç kalıntısı olmamalıdır.

-Seçim çok iyi yapılmalı, ambalaj iyi malzemeyle yapılmalıdır.

-Kirazlar kesinlikle kurtsuz olmalıdır.
KİRAZIN FAYDALARI

Baharın habercisi kirazın kolesterolü ve kan şekerini düşürücü, kalp sağlığını iyileştirici etkisi var. İşte kirazın faydaları...
•Kiraz fitokimyasallar açısından zengindir. Bunlar: anthocyanins (mevye ve sebzelerin rengini veren pigmentler; ki bunlar hücreleri zararlı kanserojen maddelere karşı koruyan antioksidan özellikleri sebebiyle kansere karşı seçenek oluşturabilirler). Aynı şekilde bir flavonoid olan quercetinki içinde hem anti-kanser bir oluşum, hem de anti-imflamotoral ve intihistaminik (alerji ve enfeksiyon önleyici) özellikler taşıyan bir antioksidandır.
Vişne Fidanı KÜTAHYA Aşılı  YETİŞTİRİCİLİĞİ 

Anadolu birçok meyve türünde olduğu gibi, vişne fidanı da anavatanı sınırları içerisinde yer almaktadır. Ülkemizde hemen hemen her bölgede vişne yetiştiriciliği yapılmakta olup, üretilen vişne derin dondurma, kurutma, meyve suyu, konserve ve reçel yapımı şeklide değerlendirilmekle birlikte dış ülkelere dondurulmuş halde ihraç edilmektedir.

Vişne fidanında  gerek üretim gerekse pazarlama yönünden herhangi bir sıkıntı yaşanmamaktadır. Vişneler 4-5 yaşında verime geçerler,tam ve ekonomik olarak verime geçmeleri 8-10 yılı bulur. Ekonomik ömrü ise 20-25 yıldır. Vişneler ılıman iklimlerde çok iyi yetişmesine rağmen diğer meyvelere göre soğuk ve sıcaklara  daha çok dayanmakta ve iklim değişikliklerine daha iyi adapte olmaktadır.
Vişne bahçesi tesis ederken nelere dikkat etmeliyiz?

Vişne bahçesi kurarken öncelikle bahçe toprağı analiz ettirilerek vişne için uygun olup olmadığı belirlenmelidir. Yer ve yöney  olarak doğal drenajı iyi donlardan ari ve kuzey rüzgarlarına kapalı olan yerler tercih edilmelidir.

VİŞNE FİDANI ANAÇ SEÇİMİ

Toprak yapısına ve iklim koşullarına uygun anaç ve çeşit seçilmelidir. Örneğin kurak ve kireçli topraklarda idris anacı tercih edilmelidir. Verimli, derin, rutubetli ve drenajı iyi yapılmış  taban arazilerde yabani kiraz kullanılmalıdır.

VİŞNE FİDANI ÇEŞİT SEÇİMİ

Vişne çeşitlerinde döllenme sorunu olmayıp, tek çeşitle bahçe tesis edilebilir. İkinci bir çeşidin kullanılması ise verimi daha çok arttırır. 

VİŞNE FİDANI DİKİMİ

Vişne Fidanında önemli bir husus dikim sıklığına dikkat edilmesidir. Dikim, mutlaka dikim tahtası kullanılarak yapılmalıdır.  Dikimden önce arazi tesviye edilmeli ve 90cm aralıklarla dip kazanla Ağustos-Eylül ayında  sürülmelidir. Kısmi taban suyu ve su birikmesi gibi problem oluşacak ise 40-50m aralıklarla hendekler oluşturulmalıdır. Fidanlar en uygun Sonbaharda dikilmeli ve dikim sırasında çukurlara bir kürek süperfosfat ile 100gr Amonyumsülfat dikim toprağına karıştırılmalıdır. Düz arazilerde dikim kare, dörtgen, satranç veya üçgen şeklinde,meyilli arazilerde ise baklava dilimi şeklinde uygulanır Uygulanacak olan sıra arası ve sıra üzeri mesafe ise 4x4m veya3x4m olmalıdır. Dikimden sonra tepe kesiminde acele edilmemesi gerekir. Bu işler gözler iyice kabardığında  yapılırsa oluşacak ilk kat dallar daha geniş açılı olur. Sert geçmeyen yerlerde az sayılardaki çöğürler(piçler) sürgün göz aşısıyla aşılanabilir .Ancak en uygun aşı durgun göz aşısıdır .Durgun göz aşısı teorik olarak temmuzun ikinci yarısından itibaren yapılabilirse de hem şaşırtılan çöğürlerde hem de o yılın çöğürlerinde ağustos sonlarına doğru yapılması pratik açıdan daha uygundur .Eğer tutmayan aşılar için ’tamir aşısı’ düşünülüyorsa aşı zamanı eylüle sarkmamalıdır.

VİŞNE FİDANI BUDAMA
Vişne fidanı meyve türleri içerisinden az budama isteyen ağaçlardandır. Dikimden sonraki birkaç yıl içerisinde ana dallar iyice teşkil ettikten sonra yapılacak budamalar kuruyan, birbirine çapraz büyüyerek tacın içini sıklaştıran  çok zayıf büyüyen ana dallarla rekabete girecek olan obur dalları,kesmekten ibaret olmaktadır. Bu tabi durumdan faydalanarak gereksiz budamalardan kaçınılmalıdır .Aksi takdirde ağaçların meyveye yatmaları gecikir. Vişne gelişim itibariyle daha çok  yayvan bir taç şekli oluşturur. Vişneler genellikle modifiye lider ( değişik doruk dallı) sistem şeklinde taçlandırılır. Yaygın olarak uygulanan ise  modifiye lider sistemdir. Fidanlar, tercihen 1.5-2 cm. çapında, 150-200cm. boyunda, bir yaşlı ve kuvvetli olmalıdır. Bu fidanların tepeleri 90-107cm. den vurulur. Lider haricinde seçilen 4 yan dalın ana gövde üzerinde birbirlerinden 30cm. aralıkta ve ana gövde ile aralarındaki açının 45-60° olması gerekir. Ağaçlar çiçeğe yatıncaya kadar çok az budanmalıdır. Kısaca  vişne ömrü boyunca hafif budama ister.



VİŞNE FİDANI GÜBRELEME



Vişne ağaçlarının gübrelenmesinde birçok faktör etkilidir. Ortalama değerler verilecek olursa vişne bahçelerinde özellikle ilk kuruluş devresinde dekara 2-3 ton yanmış çiftlik gübresi verilmesi ve bunun 2 yılda bir tekrarlanması ağaçların gelişmesi açısından yararlıdır. Dikimi izleyen ilk yıllarda, yani ağaçların teşekkülü esnasında çok kuvvetli gübre verilmesi sakıncalıdır. Çünkü kuvvetli vegatatif gelişme gösterir ve meyve teşekkülü gecikir. Ancak verime yatmış ağaçlarda durum farklı olup, bunlara her yıl yukarıda belirtilen çiftlik gübresi dışında yapılacak toprak ve yaprak analizleri doğrultusunda inorganik gübre verilmelidir. Yıllık yağışın  400 mm ve üzerinde olduğu yerlerde vişneyi sulamaya gerek yoktur. Ancak bu yağışların altında ki yerlerde ise yılda 2–3 kez sulama yapılması vegetatif ve generatif gelişme açısından yararlı olacaktır.
VİŞNE FİDANI HASAT



Vişne fidanı  hasat olgunluğuna geldikleri zaman toplanmalıdır. Bu ise, meyvenin normal irilik, rengini ve çeşide özgü tad ve aromasını alması demektir. Şurası çok iyi bilinmelidir ki, bu türlerde meyveler hasat zamanına doğru iriliklerini büyük ölçüde artırmakta ve böylece verim miktarı % 35-40 artmaktadır. Ekonomik düşünceden dolayı, vişneler genellikle bir defada hasat edilirler ve yine genellikle el ile ve sapları ile beraber toplanırlar. Toplama esnasında meyve dalcıkları kırılmamalıdır. Toplanan meyveler 3-5 kg.lık sepet veya kovalara konur ve ambalaj yerlerine böyle gönderilir.